top of page

Veri Kıtlığında Güvenilir Kararlar Almak: Havacılık Dünyasından Çarpıcı Bir Analiz

Aeromedical Safety Coalition (ASC) tarafından ABD'deki Pilot Akran Destek Programları (PSP) üzerine hazırlanan rapordan yola çıkarak, aslında hepimizin hayatına ve iş süreçlerine dokunan çok kritik bir konuyu ele alacağız: Veri yetersizliğinde ve belirsizlik altında karar vermek.

Rapor, havacılık tıbbi emniyeti gibi hata payının sıfır olduğu bir alanda bile kararların nasıl alındığına dair derinlemesine bir karar bilimi (decision science) analizi sunuyor. İşte bu dikkat çekici rapordan karar verme süreçlerimizi iyileştirecek spesifik tespitler:


1. Veri Kıtlığı (Data Scarcity) Gerçeğiyle Yüzleşmek

Rapordaki en temel tespitlerden biri, havacılık gibi karmaşık sosyoteknik sistemlerde risk yönetim kararlarının çoğu zaman o risklerin ne kadar yaygın olduğuna dair yeterli veri olmadan alınmak zorunda kalmasıdır. Çoğu zaman elimizde tam bir tablo olmaz, ancak bir karar verilmesi ve emniyetin sağlanması gerekir.


2. Bilişsel Önyargılar Bizi Yanıltabilir, Karar Bilimi İse Düzeltir 

İnsan tahmini çeşitli bilişsel önyargılara ve zihinsel kestirmelere (heuristics/biases) fazlasıyla açıktır. Ancak rapor, veri kıtlığı durumunda sadece sezgilere güvenmek yerine bilimsel bir yöntem olan Yapılandırılmış Uzman Çıkarımı (Structured Expert Elicitation - SEE) kullanılabileceğini belirtiyor. Bu yöntem, eksik veriye rağmen %90 güven aralığında çok daha rasyonel ve sağlam tahminler üretmeyi (adeta bir kitle kaynaklı uzmanlık havuzu yaratarak) mümkün kılıyor.


3. Tahminlerinizi Test Edin: "Eşdeğer Bahis" (Equivalent Bets) Egzersizi 

Belirsizlik altında karar verirken en büyük düşmanlarımızdan biri "aşırı özgüven" ya da "yetersiz güvendir". Rapor, uzmanların kendi tahminlerini kalibre etmeleri için harika bir yöntemden bahsediyor: Eşdeğer bahisler. Uzmanlardan bir parametreyi tahmin etmeleri istenir ve onlara şu iki senaryodan birini seçmeleri söylenir:

  • A Bahsi: Yaptığınız tahmin %90 güven aralığında doğru çıkarsa 100$ kazanırsınız.

  • B Bahsi: Üzerinde %90 oranında kazanma şansı olan rastgele bir çarkıfeleği çevirip 100$ kazanırsınız. Eğer kişi A bahsini seçerse bu durum tahmin aralığının çok geniş tutulduğunu (aşırı temkinli), B bahsini seçerse aralığın çok dar tutulduğunu (aşırı özgüvenli) gösteriyor. Kişi, bu iki bahis arasında fark görmeyene kadar tahminlerini daraltıp genişleterek en doğru (%90) güvenilirlik düzeyine ulaşıyor. Bu basit ama etkili öz değerlendirme, günlük iş hayatındaki kararlarımıza da entegre edilebilecek muazzam bir zihinsel antrenman!


4. Uzman Görüşü Hiçbir Zaman Gerçek Gözlemin Yerini Tutamaz 

Rapordan alınacak en önemli derslerden bir diğeri de "gerçekçiliktir". SEE ve benzeri yapılandırılmış yöntemler belirsizlik altında karar vermeyi ne kadar geliştirirse geliştirsin, ampirik (deneysel/gözlemsel) ölçümün yerini tutamaz. Yapılandırılmış kalibrasyon yöntemleri kullanılsa bile, uzman yargıları her zaman bir miktar önyargı barındırma riski taşır. Bu nedenle ASC, bu tarz süreçlerin ardından mutlaka "uzlaşmaya dayalı karar verme" (consensus-based decision-making) süreçlerinin işletilmesini ve sürekli veri toplanarak bu kararların desteklenmesini tavsiye etmektedir.


Kısacası bu havacılık raporu bize şunu söylüyor; elimizde yeterli veri yok diye çaresiz değiliz. Doğru yapılandırılmış uzman analizleri ve psikolojik önyargıları dizginleyen karar bilimi teknikleriyle karanlıkta bile yolu bulmamız mümkün.


Kaynak: 

Aeromedical Safety Coalition (ASC). (2026, Mart). Characterizing Major U.S. Pilot Peer Support Programs as a Potential Aviation Safety Risk Control Study Report.

 

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page