
Arama Sonuçları
Boş arama ile 827 sonuç bulundu
- Yetenek Yönetimi ve Sosyal Zeka
Photo by Christina Morillo on Pexels.com Yetenek Yönetimi, organizasyonun genel amaçlarına ulaşabilmesi için gerekli yeteneğin; cezbedilmesi, elde tutulması, geliştirilmesine yönelik sistematik bir yaklaşımdır. Yetenek Yönetim Sürecinde (YYS) süreçte yer alacak yöneticilere çok önemli görevler düşmektedir. Yöneticinin bu yaklaşımda başarılı olabilmesi için bazı “sosyal zeka” becerilerini etkin kullanması gerekmektedir. Empati. Empati yönü güçlü yöneticiler, çok çeşitli duygusal sinyallere kulak verebildiklerinden, yeteneklerin hissedilen ama dile getirilmeyen duygularını sezebilirler. Bu tür yöneticiler yetenekleri dikkatle dinler ve onların bakış açısını kavrayabilirler. Esinleme. YYS’de esinleyici yönü güçlü yöneticiler, hem ahenk yaratır hem de cazip bir vizyon ya da ortak misyonla yetenekleri harekete geçirirler. Bu tür yöneticiler, onlardan istedikleri konularda örnek olur ve ortak bir misyonu, öteki kişileri izlemeye esinlendirecek şekilde dile getirebilirler. Gündelik görevlerin ötesinde ortak bir amaç duygusu vererek, işi heyecanlı hale getirirler. Etkileme. Bir yöneticinin etkileme gücünün göstergeleri, belli bir dinleyiciye hitap edecek doğru şeyi bulmaktan, kilit kişiler den nasıl onay alınacağını bilmeye ve bir inisiyatif için destek ağı kurmaya kadar uzanır. Etkileme becerisine sahip bir yönetici ikna edicidir ve yetenek grubuna hitap ederken ilgi uyandırır ve ilham verir. Başkalarını geliştirmek. YYS’nin en önemli yetkinliğidir. İnsanların yeteneklerini geliştirmekte usta olan bir yönetici, yardım ettiği kişilerin hedeflerini, güçlü ve zayıf yönlerini anlayarak onlara gerçek bir ilgi gösterir. Bu tür yönetici tam zamanında yapıcı geribildirimlerde bulunabilir; doğal bir akıl hocası ve eğitmendir. Bunlara ilaveten YYS’nin başlangıcında sürece katılacak yeteneklerin 360 derece değerlendirme esasına göre çalışan bir anket ile değerlendirilmeleri sürecin başarısı açısından çok önemlidir. #YetenekYönetimi
- Yetenek Yönetimi ve Sosyal Zeka
Photo by Christina Morillo on Pexels.com Yetenek Yönetimi, organizasyonun genel amaçlarına ulaşabilmesi için gerekli yeteneğin; cezbedilmesi, elde tutulması, geliştirilmesine yönelik sistematik bir yaklaşımdır. Yetenek Yönetim Sürecinde (YYS) süreçte yer alacak yöneticilere çok önemli görevler düşmektedir. Yöneticinin bu yaklaşımda başarılı olabilmesi için bazı “sosyal zeka” becerilerini etkin kullanması gerekmektedir. Empati. Empati yönü güçlü yöneticiler, çok çeşitli duygusal sinyallere kulak verebildiklerinden, yeteneklerin hissedilen ama dile getirilmeyen duygularını sezebilirler. Bu tür yöneticiler yetenekleri dikkatle dinler ve onların bakış açısını kavrayabilirler. Esinleme. YYS’de esinleyici yönü güçlü yöneticiler, hem ahenk yaratır hem de cazip bir vizyon ya da ortak misyonla yetenekleri harekete geçirirler. Bu tür yöneticiler, onlardan istedikleri konularda örnek olur ve ortak bir misyonu, öteki kişileri izlemeye esinlendirecek şekilde dile getirebilirler. Gündelik görevlerin ötesinde ortak bir amaç duygusu vererek, işi heyecanlı hale getirirler. Etkileme. Bir yöneticinin etkileme gücünün göstergeleri, belli bir dinleyiciye hitap edecek doğru şeyi bulmaktan, kilit kişiler den nasıl onay alınacağını bilmeye ve bir inisiyatif için destek ağı kurmaya kadar uzanır. Etkileme becerisine sahip bir yönetici ikna edicidir ve yetenek grubuna hitap ederken ilgi uyandırır ve ilham verir. Başkalarını geliştirmek. YYS’nin en önemli yetkinliğidir. İnsanların yeteneklerini geliştirmekte usta olan bir yönetici, yardım ettiği kişilerin hedeflerini, güçlü ve zayıf yönlerini anlayarak onlara gerçek bir ilgi gösterir. Bu tür yönetici tam zamanında yapıcı geribildirimlerde bulunabilir; doğal bir akıl hocası ve eğitmendir. Bunlara ilaveten YYS’nin başlangıcında sürece katılacak yeteneklerin 360 derece değerlendirme esasına göre çalışan bir anket ile değerlendirilmeleri sürecin başarısı açısından çok önemlidir. #YetenekYönetimi
- Başarının sırrı duygusal zekada yatıyor
ELİF AKTUĞ – AKŞAM GAZETESİ – CUMARTESİ EKİ – 01 EKİM 2011 Ne çok duyuyoruz ‘duygusal zeka’yı. Kariyer için en büyük doktrin olduğu ifade ediliyor. Üstelik öğrenilebilir bir şey olduğu da söyleniyor. Duygusal zekayla ilgili ilk kitabı 1995 yılında Dr. Daniel Goleman kaleme aldı. Ve bir de tanımını koydu, dedi ki, ‘Duygusal zeka kendimiz ve başkalarının duygularını tanıma, kendimizi motive etme, içimizdeki ve ilişkilerimizdeki duyguları iyi yönetme yetisidir.’ Yani duygusal zeka, anahtar bir insan yeteneğiydi. Tanışalı 16 yıl olmuş. Peki, bu 16 yılda duygusal zekayla ne kadar haşır neşir olmuşuz. Eğitim Danışmanı Eray Beceren’le konuştuk. – Bizim duygusal zekamız parlak mıdır ülke olarak? Duygusal zeka konusunda ülke ya da cinsiyet ayrımı yapmak istemiyorum. Ülkemizle ilgili olarak çoğu kişinin hemfikir olabileceği bir kaç konuda görüşlerimi ifade etmek isterim. Çoğunlukla görülen hususlar; 1- Duygularımızı ifade etme konusunda beceri noksanlığı, 2- Duyguları kontrol edememe, 3- Etkin bir öz değerlendirme yapılamaması ve hedef belirleyememe… – Yetişme şartları, eğitim ve kültürün nasıl rolü var? Elbette duygusal zekanın oluşumu ve gelişimi yaşadıklarımız, biriktirdiklerimizle çok ilgilidir. Aile, çevre büyük oranda etkilidir. – Duygusal zeka ölçülebilir bir şey midir? Sonuç ne çıkarsa iyidir? Bilim adamlarınca bir çok test ve ölçek geliştirilmiştir. Bu ölçek ve testler, genel olarak duygusal zeka seviyesini belirlemek için yeterli değildir ve de yeterli bir ölçek geliştirilemeyeceği de bilinmektedir. Bunun nedeni, duygu, düşünce ve tepkilerin, insanların yetiştikleri çevre ve kültüre bağlı olarak farklılıklar göstermesidir. – Diyelim güçlü bir duygusal zekamız var. Bu ne işimize yarar? Duygusal zeka seviyesi yüksek insanlar, diğerlerine göre; daha sağlıklı, daha mutlu, ilişkilerinde daha başarılı oluyorlar. İş hayatlarında sevilir hızlı yükselirler. – Güçlendirilebilir mi? IQ’nun aksine EQ yani duygusal zeka geliştirilebilir. Duygusal zeka, hayatın ilk yıllarında gelişmeye başlar. Çocuklar, anne-baba, öğretmen ve çevresindeki diğer insanlarla olan iletişimleri sırasında birbirlerine duygusal mesajlar gönderirler. Bu mesajların tekrarı çocukların duygusal yapısını ve davranışlarını oluşturur. Anne-baba gibi önemli insanlar dav ranışlarıyla çocuğun ileriki hayatına yansıtılan geçmişini oluştururlar. – İş hayatında önemi var mıdır? Çok önemlidir. Duygusal zeka yetkinliklerini etkin kullanmak önemli bir konudur. – Aşk hayatında işe yarar mı? Aşk hayatı ilişkilerin en önemli ve en hassas oldukları süreçtir. Bu göz önüne alındığında, duygusal zekası yüksek bireyler arasındaki ilişki diğerlerine nazaran daha sorunsuz ve daha mutlu yaşanır. – Kadını hor görüp, öldüren bir toplumda duygusal zeka yoktur diyebilir miyiz? Bu konu duygusal zekanın en önemli yetkinliklerinden, duygularını tanıma ve yönetme yetkinliğine karşılık geliyor. Farkındalığı ve etkililiği düşük kişi için duygusal zekası düşük demek doğrudur bence. – Bu konu insanlara ne kadar erken öğretilmelidir acaba? Bu konuda öğrenme doğumdan itibaren ve elbette aile ortamında başlıyor. Bireyin duygusal zeka gelişimi için aile çok önemlidir. Çocuk önce anne-babanın yaptıklarını söylediklerini taklit ederek, daha sonra ise davranış ve tepkilerini kopyalayarak kendi tarzını oluşturur. – Evde basitçe kendimizi geliştirmemiz mümkün olabilir mi? Bence kişisel gelişim kavramının içerisine giren her konuda kişinin kendi kendini geliştirmesi mümkündür. Objektif bir değerlendirme, etkili bir planlama, kararlılıkla üzerine giderek gelişim sağlamak mümkündür. Bu anlamda destek almak elbette gelişimi çok etkileyecektir. KADINLAR DAHA İYİ İLİŞKİ KURUYOR – Kadın ve erkeği kıyaslarsanız? ABD’de MHS (Multi-Health Systems)’nin yaptığı, Kanadalı ve Amerikalılardan oluşan 4.500 erkek ve 3.200 kadın üzerinde yapılan ‘Duygusal ve Sosyal Zeka Testi’nde kimi anahtar bulgular saptanmıştır. MHS Başkanı Dr. Steven Stein bunu şöyle yorumlamıştır: ‘Sonuçlar, kadınların kendilerinin ve başkalarının duygularının daha çok farkında oldukları, kişilerarası daha iyi ilişki kurduklarını ve erkeklerden önemli ölçüde sosyal anlamda daha sorumlu olduklarını göstermektedir. Öte yandan erkekler, daha güçlü bir özsaygı yeteneğine sahiptirler ve kadınlara göre stresli ortamın anlık sorunlarıyla mücadelede daha başarılıdırlar.’ https://www.aksam.com.tr/cumartesi/basarinin-sirri-duygusal-zekada-yatiyor–70365h/haber-70365 #Başarı #DuygusalZeka
- Başarının sırrı duygusal zekada yatıyor
ELİF AKTUĞ – AKŞAM GAZETESİ – CUMARTESİ EKİ – 01 EKİM 2011 Ne çok duyuyoruz ‘duygusal zeka’yı. Kariyer için en büyük doktrin olduğu ifade ediliyor. Üstelik öğrenilebilir bir şey olduğu da söyleniyor. Duygusal zekayla ilgili ilk kitabı 1995 yılında Dr. Daniel Goleman kaleme aldı. Ve bir de tanımını koydu, dedi ki, ‘Duygusal zeka kendimiz ve başkalarının duygularını tanıma, kendimizi motive etme, içimizdeki ve ilişkilerimizdeki duyguları iyi yönetme yetisidir.’ Yani duygusal zeka, anahtar bir insan yeteneğiydi. Tanışalı 16 yıl olmuş. Peki, bu 16 yılda duygusal zekayla ne kadar haşır neşir olmuşuz. Eğitim Danışmanı Eray Beceren’le konuştuk. – Bizim duygusal zekamız parlak mıdır ülke olarak? Duygusal zeka konusunda ülke ya da cinsiyet ayrımı yapmak istemiyorum. Ülkemizle ilgili olarak çoğu kişinin hemfikir olabileceği bir kaç konuda görüşlerimi ifade etmek isterim. Çoğunlukla görülen hususlar; 1- Duygularımızı ifade etme konusunda beceri noksanlığı, 2- Duyguları kontrol edememe, 3- Etkin bir öz değerlendirme yapılamaması ve hedef belirleyememe… – Yetişme şartları, eğitim ve kültürün nasıl rolü var? Elbette duygusal zekanın oluşumu ve gelişimi yaşadıklarımız, biriktirdiklerimizle çok ilgilidir. Aile, çevre büyük oranda etkilidir. – Duygusal zeka ölçülebilir bir şey midir? Sonuç ne çıkarsa iyidir? Bilim adamlarınca bir çok test ve ölçek geliştirilmiştir. Bu ölçek ve testler, genel olarak duygusal zeka seviyesini belirlemek için yeterli değildir ve de yeterli bir ölçek geliştirilemeyeceği de bilinmektedir. Bunun nedeni, duygu, düşünce ve tepkilerin, insanların yetiştikleri çevre ve kültüre bağlı olarak farklılıklar göstermesidir. – Diyelim güçlü bir duygusal zekamız var. Bu ne işimize yarar? Duygusal zeka seviyesi yüksek insanlar, diğerlerine göre; daha sağlıklı, daha mutlu, ilişkilerinde daha başarılı oluyorlar. İş hayatlarında sevilir hızlı yükselirler. – Güçlendirilebilir mi? IQ’nun aksine EQ yani duygusal zeka geliştirilebilir. Duygusal zeka, hayatın ilk yıllarında gelişmeye başlar. Çocuklar, anne-baba, öğretmen ve çevresindeki diğer insanlarla olan iletişimleri sırasında birbirlerine duygusal mesajlar gönderirler. Bu mesajların tekrarı çocukların duygusal yapısını ve davranışlarını oluşturur. Anne-baba gibi önemli insanlar dav ranışlarıyla çocuğun ileriki hayatına yansıtılan geçmişini oluştururlar. – İş hayatında önemi var mıdır? Çok önemlidir. Duygusal zeka yetkinliklerini etkin kullanmak önemli bir konudur. – Aşk hayatında işe yarar mı? Aşk hayatı ilişkilerin en önemli ve en hassas oldukları süreçtir. Bu göz önüne alındığında, duygusal zekası yüksek bireyler arasındaki ilişki diğerlerine nazaran daha sorunsuz ve daha mutlu yaşanır. – Kadını hor görüp, öldüren bir toplumda duygusal zeka yoktur diyebilir miyiz? Bu konu duygusal zekanın en önemli yetkinliklerinden, duygularını tanıma ve yönetme yetkinliğine karşılık geliyor. Farkındalığı ve etkililiği düşük kişi için duygusal zekası düşük demek doğrudur bence. – Bu konu insanlara ne kadar erken öğretilmelidir acaba? Bu konuda öğrenme doğumdan itibaren ve elbette aile ortamında başlıyor. Bireyin duygusal zeka gelişimi için aile çok önemlidir. Çocuk önce anne-babanın yaptıklarını söylediklerini taklit ederek, daha sonra ise davranış ve tepkilerini kopyalayarak kendi tarzını oluşturur. – Evde basitçe kendimizi geliştirmemiz mümkün olabilir mi? Bence kişisel gelişim kavramının içerisine giren her konuda kişinin kendi kendini geliştirmesi mümkündür. Objektif bir değerlendirme, etkili bir planlama, kararlılıkla üzerine giderek gelişim sağlamak mümkündür. Bu anlamda destek almak elbette gelişimi çok etkileyecektir. KADINLAR DAHA İYİ İLİŞKİ KURUYOR – Kadın ve erkeği kıyaslarsanız? ABD’de MHS (Multi-Health Systems)’nin yaptığı, Kanadalı ve Amerikalılardan oluşan 4.500 erkek ve 3.200 kadın üzerinde yapılan ‘Duygusal ve Sosyal Zeka Testi’nde kimi anahtar bulgular saptanmıştır. MHS Başkanı Dr. Steven Stein bunu şöyle yorumlamıştır: ‘Sonuçlar, kadınların kendilerinin ve başkalarının duygularının daha çok farkında oldukları, kişilerarası daha iyi ilişki kurduklarını ve erkeklerden önemli ölçüde sosyal anlamda daha sorumlu olduklarını göstermektedir. Öte yandan erkekler, daha güçlü bir özsaygı yeteneğine sahiptirler ve kadınlara göre stresli ortamın anlık sorunlarıyla mücadelede daha başarılıdırlar.’ https://www.aksam.com.tr/cumartesi/basarinin-sirri-duygusal-zekada-yatiyor–70365h/haber-70365 #Başarı #DuygusalZeka
- Olumsuz Duygular ve İş Performansı
Photo by fauxels on Pexels.com Christine Pearson ve Christine Porath tarafından yazılan “The Cost of Bad Behavior: How Incivility Is Damaging Your Business and What to Do About It” isimli kitapta Olumsuz Duyguların iş performansına etkileri konusunda bazı araştırma sonuçları var. Sizlerle bunları paylaşmak istedim. Bir çalışan iş yerinde nezaketsiz ve düşmanca bir tavırla karşılaştıktan sonra çalışanların; 2/3’nin performansının düştüğü. 4/5’i bu tatsız olayı konuşmaktan, düşünmekten, yorumlamaktan zaman kaybettiği, 3/4 ‘ünün işverenlerine olan bağlılıklarının azaldığı % 12’nin kötü muamele nedeniyle istifa ettiği ortaya çıkmıştır. Araştırmanın başka bir bölümündeki sonuçlara göre; Fortune 1000 Yöneticilerinin, yılda yaklaşık yedi haftalarını çalışanların çatışmalarının çözümü için harcadığı, Ve en ilginç sonuç ise ankete katılanların yüzde 95’i iş hayatında bu tür nezaketsizlik ve kötü muamele ile karşılaştıkları ifade etmeleridir. Bu konunun bana göre en önemli yanı ise; Bu tür olumsuz duyguların bulaşıcılığı ve dolayısıyla olumsuz etkilerin yayılması, Bu etkiler sonucunda kişinin düşündükleri, ilişkileri, davranışları, iş performansı olumsuz etkilenmektedir. Çözüm: Elbette “Duygusal ve Sosyal Zekâ #Başarı #OLumsuzDuygular #İşPerformansı
- Duygusal Zeka Yöneticiler için neden önemlidir?
21 nci yüzyılda Duygusal Zeka, üst düzey bir yöneticinin etkililik düzeyini başka bir etkenden daha fazla etkileyecektir. Bu gerçek ayrıca tüm yöneticiler ve profesyoneller için geçerlidir.Charles C. Manz, Ph.D. – Arizona State Un. Graduate School of Business Photo by Zen Chung on Pexels.com “Center for Creative Leadership” tarafından Fortune 500 şirketlerinde ve 10 Avrupa ülkesinde eşdeğer şirketlerdeki üst düzey yöneticiler ile yapılan araştırmalarda ulaşılan sonuçları sizinle paylaşmak isterim. (İşbaşında Duygusal Zeka-Daniel Goleman) İş hayatında işine son verilen, istifa etmeye zorlanan ya da ilerleme imkanı olmayan bir noktada takılıp kalan yöneticilerin ortak 2 özelliği şunlardır; * Katılık: Örgüt kültüründeki değişimlere uyum sağlayamayan, dinlemeyen, öğrenmeyen. * Kötü ilişkiler : Haşin biçimde eleştirel, duyarsız ya da talepkar davranan. Üst düzey bir yönetici tökezleyen meslektaşını şu şekilde tarif ediyor: “Stratejik düşünmekte çok başarılı ve yüksek ahlaki standartlara sahip, ama insanlara sert çıkışlarda bulunuyor. Çok akıllı ama başkalarına üstünlüğünü başkalarını küçülterek sağlıyor.” Başarılı yöneticilerin sahip olduğu en önemli özellikler ise; Özdenetim : Stres altında sakin kalabilme, kriz anlarında soğukkanlılıklarını, güvenlerini, güvenilirliklerini koruyabilme. Vicdanlılık: Hatalarını ve başarısızlıklarını kabullenerek üstlenme, sorunları gidermek için harekete geçme. Güvenilirlik : Dürüstlükten ayrılmama, astlarının ve meslektaşlarının ihtiyaçlarına ve ellerindeki işin gereklerine önem verme, Sosyal Beceriler: Empatik ve duyarlı olma, üstlerini ve astlarını ayırt etmeksizin herkese karşı nazik ve anlayışlı bir tutum sergileme. Bağlar kurmak ve çeşitlilikten yararlanmak : Farklılıkların değerini bilme, her tür insanla anlaşabilme. Bu araştırma sonuçlarının, Duygusal Zekâ’nın yöneticiler için neden önemli olduğunun göstergesidir. Bu konuda iyi haber “Duygusal Zekâ”nın öğrenilebilir, öğretilebilir olmasıdır. #Araştırma #Yönetici
- Duygusal Zeka Yöneticiler için neden önemlidir?
21 nci yüzyılda Duygusal Zeka, üst düzey bir yöneticinin etkililik düzeyini başka bir etkenden daha fazla etkileyecektir. Bu gerçek ayrıca tüm yöneticiler ve profesyoneller için geçerlidir.Charles C. Manz, Ph.D. – Arizona State Un. Graduate School of Business Photo by Zen Chung on Pexels.com “Center for Creative Leadership” tarafından Fortune 500 şirketlerinde ve 10 Avrupa ülkesinde eşdeğer şirketlerdeki üst düzey yöneticiler ile yapılan araştırmalarda ulaşılan sonuçları sizinle paylaşmak isterim. (İşbaşında Duygusal Zeka-Daniel Goleman) İş hayatında işine son verilen, istifa etmeye zorlanan ya da ilerleme imkanı olmayan bir noktada takılıp kalan yöneticilerin ortak 2 özelliği şunlardır;* Katılık: Örgüt kültüründeki değişimlere uyum sağlayamayan, dinlemeyen, öğrenmeyen.* Kötü ilişkiler: Haşin biçimde eleştirel, duyarsız ya da talepkar davranan. Üst düzey bir yönetici tökezleyen meslektaşını şu şekilde tarif ediyor: “Stratejik düşünmekte çok başarılı ve yüksek ahlaki standartlara sahip, ama insanlara sert çıkışlarda bulunuyor. Çok akıllı ama başkalarına üstünlüğünü başkalarını küçülterek sağlıyor.” Başarılı yöneticilerin sahip olduğu en önemli özellikler ise; Özdenetim: Stres altında sakin kalabilme, kriz anlarında soğukkanlılıklarını, güvenlerini, güvenilirliklerini koruyabilme. Vicdanlılık: Hatalarını ve başarısızlıklarını kabullenerek üstlenme, sorunları gidermek için harekete geçme. Güvenilirlik: Dürüstlükten ayrılmama, astlarının ve meslektaşlarının ihtiyaçlarına ve ellerindeki işin gereklerine önem verme, Sosyal Beceriler: Empatik ve duyarlı olma, üstlerini ve astlarını ayırt etmeksizin herkese karşı nazik ve anlayışlı bir tutum sergileme. Bağlar kurmak ve çeşitlilikten yararlanmak: Farklılıkların değerini bilme, her tür insanla anlaşabilme. Bu araştırma sonuçlarının, Duygusal Zekâ’nın yöneticiler için neden önemli olduğunun göstergesidir. Bu konuda iyi haber “Duygusal Zekâ”nın öğrenilebilir, öğretilebilir olmasıdır. #Araştırma #Yönetici
- Aslında Sattığınız Gülün Kokusudur..
Satış konuşarak değil, dinleyerek yapılır… Photo by Jopwell on Pexels.com Bu hafta, yıllar önce sevgili arkadaşım Yelda Karataş ile birlikte verdiğimiz bir seminerin başlığı aklıma geldi. Bu başlık şöyledi: “Aslında sattığınız gülün kokusudur. “Bu seminerde genel olarak satışın tamamen duygusal olduğu vurgusunu yapmıştık. Satış sürecinin genel olarak; Satışa Hazırlık, Güven oluşturmak, İhtiyacın Belirlenmesi, Satış sunumu yapılması, İtirazlarla Başa Çıkma, Satışı Kapama ve Satış sonrası Takip ve kontrol aşamalarından oluştuğunu düşünürsek. Bu aşamaları Duygusal ve Sosyal Zeka yetkinlikleri ile özdeşleştirmek mümkündür. Dolayısıyla başarılı bir satış için “Duygusal ve Sosyal Zekası” yüksek satışçılara ihtiyacımız vardır. Satış süreci ile Duygusal ve Sosyal Zeka becerilerini şöyle bütünlemek mümkündür. Satışa Hazırlık aşamasında: Özellikle zihinsel hazırlık kısmında etkin bir öz değerlendirme, öz motivasyon ve öz güven, Güven oluşturmak aşamasında: Empati ve etkileme, İhtiyacın Belirlenmesi aşamasında: Empati ve dinleme, Satış sunumu yapılması aşamasında: Etkileme, İtirazlarla Başa Çıkma aşamasında: Duyguları tanıma ve yönetme, iyimserlik, çatışma yönetimi, Satışı Kapama aşamasında: İyimserlik ve etkileme, Satış sonrası Takip ve kontrol aşamasında: İşbirliği ve ilişki yönetimi becerileri önem kazanmaktadır.
- Aslında Sattığınız Gülün Kokusudur..
Satış konuşarak değil, dinleyerek yapılır… Photo by Jopwell on Pexels.com Bu hafta, yıllar önce sevgili arkadaşım Yelda Karataş ile birlikte verdiğimiz bir seminerin başlığı aklıma geldi. Bu başlık şöyledi: “Aslında sattığınız gülün kokusudur. “ Bu seminerde genel olarak satışın tamamen duygusal olduğu vurgusunu yapmıştık. Satış sürecinin genel olarak; Satışa Hazırlık, Güven oluşturmak, İhtiyacın Belirlenmesi, Satış sunumu yapılması, İtirazlarla Başa Çıkma, Satışı Kapama ve Satış sonrası Takip ve kontrol aşamalarından oluştuğunu düşünürsek. Bu aşamaları Duygusal ve Sosyal Zeka yetkinlikleri ile özdeşleştirmek mümkündür. Dolayısıyla başarılı bir satış için “Duygusal ve Sosyal Zekası” yüksek satışçılara ihtiyacımız vardır. Satış süreci ile Duygusal ve Sosyal Zeka becerilerini şöyle bütünlemek mümkündür. Satışa Hazırlık aşamasında: Özellikle zihinsel hazırlık kısmında etkin bir öz değerlendirme, öz motivasyon ve öz güven, Güven oluşturmak aşamasında: Empati ve etkileme, İhtiyacın Belirlenmesi aşamasında: Empati ve dinleme, Satış sunumu yapılması aşamasında: Etkileme, İtirazlarla Başa Çıkma aşamasında: Duyguları tanıma ve yönetme, iyimserlik, çatışma yönetimi, Satışı Kapama aşamasında: İyimserlik ve etkileme, Satış sonrası Takip ve kontrol aşamasında: İşbirliği ve ilişki yönetimi becerileri önem kazanmaktadır.
- Şirket Çalışanlarınız için Nasıl bir eğitim istiyorsunuz?
Eğitim Süreci: Eğitim süreci ihtiyaçların belirlenmesinden başlayarak eğitim sonuçlarının ölçülmesine kadar uzanan bir süreçtir. Her aşamasının çok iyi planlanarak uygulanması ve sonuçlandırılması önemlidir. Kurumlar bu süreci, kendi iç yapıları ile ya da eğitim şirketleri ile birlikte yürütmektedirler. Sözün özü eğitim süreci bir proje yaklaşımı ile ele alınmalı, şirket eğitim departmanı ve eğitim şirketi yetkililerinin koordineli çalışması sonucunda planlanmalı ve sonuçlandırılmalıdır. Paket Programlar: Günümüzde şirket ve kurumların bir çoğunun kurumsal yapıları oturmuştur. Buna paralel olarak ise kurumlar kendilerine özgü eğitimler talep edilmekte ve planlanmaktadır. Hatta aynı kurum içerisindeki farklı departmanlar, farklı içerikler ile aynı konuda eğitimlere ihtiyaç duydukları görülmektedir. Kuruma özel eğitim içeriklerinin oluşturulması da ilgili departman yöneticileri, şirketin eğitim departmanı ve eğitim şirketi yetkililerinin koordineli çalışması sonucunda planlanmalı ve şekillendirilmelidir. Yetişkin öğrenmesi: Eğitimlerde temel amaç öğrenmenin sağlanmasıdır. Öğrenme yetişkinlere yönelik yapıldığına göre “yetişkinler nasıl öğrenir?” sorusuna cevap aramak gerekir. Yetişkinler Neden öğrendiklerini bilmek isterler Konuyla ilgili tecrübeleri vardır. Yeni öğrendikleri bilgi ve becerilerini uygulamak isterler İç ve dış faktörlerle motive olurlar Yapacakları eğitim çalışmasının uygulamalı eğlenceli, interaktif olmasını tercih ederler. Bunları sağlayabilmek için eğitim çalışmalarında Yaratıcı Drama ve Role Play Çalışmaları, Film, Örnek Olay çalışmaları, Beyin Fırtınası ve Soru Sorma Tekniği kullanılabilir. Sürdürülebilir Programlar olması: Eğitim programlarının sürdürülebilir, uygulanabilir olması ve katılımcıların kişiye özel bir takım sonuçlara ulaşması isteniyor ve bekleniyor. Bu amacı gerçekleştirebilmenin birinci adımı, kişisel ve kurumsal gelişim eğitimlerinin Duygusal ve Sosyal Zeka Temeli üzerine kurulmasıdır. Bir sonraki aşama ise, katılımcıların kendilerini tanımaları, konu ile ilgili olarak kişisel çözümlerini geliştirebilmelerini sağlayacak bir analizin kullanılması. Bu konu üzerindeki araştırmalarım sonunda Harrison Assessments Yetenek Yönetimi Sistemi işleyen ve yararlı bir sistem olduğunu gördüm. Eğitim görüşmelerimde bu sistemi tanıtıyor ve öneriyorum.
- Yöneticiler için “Duygusal Zeka Koçluğu”
Duygusal ve Sosyal Zeka becerilerin iş ve özel yaşamdaki önemi herkes tarafından kabullenilmektedir. Çeşitli seviyelerde konu ile ilgili eğitimler uygulanmaktadır. Eğitimlerin yanı sıra “Duygusal Zeka Koçluğu” çalışmaları özellikle konu ile bireysel gelişim çabalarına çok önemli katkılar sağlamaktadır. Genel olarak bu süreç aşağıdaki gibi ilerler. Koçluk süreci DEĞERLENDİRME: Geliştirilmesi gereken performans alanlarının tanımlanması ve bu alanların niçin önemli olduğunun açıklanması. Mevcut durumun çeşitli değerlendirme araçları ile belirlenmesi. DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİM: Gözlemlenen alanların ve Duygusal-Sosyal Zeka yetkinliklerinin spesifik örneklerle anlatılması. KİŞİSEL SORUMLULUK: Kişiye performansını hangi yollarla geliştirebileceği konusunda görüşünün sorulması ve alacakları kişisel sorumlulukların belirtilmesi. BİLİŞSEL YENİDEN YAPILANDIRMA: Kişinin kendini geliştireceği konularda bilişsel esasların belirlenmesi ve ortaya konması. Önyargıların alışkanlıkların gözden geçirilerek, gerekenlerin değiştirilebilmesi için neler yapılabileceğinin konuşulması. DAVRANIŞSAL YENİDEN YAPILANDIRMA: Bilişsel esaslar çerçevesinde amaçlanan davranış değişikliklerin gerçekleştirmek için pratiklerin yapılması, geri bildirimlerin paylaşılması. Gelişim döngüsü belirli periyotlarda yapılacak görüşme değerlendirmeler ile devam eder. Bir sonraki adımda ne yapılacağı kararlaştırılır. Duygusal Zeka Koçluğu ne sağlar? Kör noktalarınızı fark etmenizi, Öz değerlendirmenize uygun hedefler belirlemenizi,* Duygusal Deneyimlerinizin farkına varmanızı, Karar almanız konusunda yardımcı olur, Sorumluluk bilincinin gelişimini sağlar, Hedefleriniz doğrultusunda gelişiminizi sağlar. #DuygusalZekaKoçluğu #Koçluk
- Yöneticiler için “Duygusal Zeka Koçluğu”
Duygusal ve Sosyal Zeka becerilerin iş ve özel yaşamdaki önemi herkes tarafından kabullenilmektedir. Çeşitli seviyelerde konu ile ilgili eğitimler uygulanmaktadır. Eğitimlerin yanı sıra “Duygusal Zeka Koçluğu” çalışmaları özellikle konu ile bireysel gelişim çabalarına çok önemli katkılar sağlamaktadır. Genel olarak bu süreç aşağıdaki gibi ilerler. Koçluk süreci DEĞERLENDİRME: Geliştirilmesi gereken performans alanlarının tanımlanması ve bu alanların niçin önemli olduğunun açıklanması. Mevcut durumun çeşitli değerlendirme araçları ile belirlenmesi. DUYGUSAL VE SOSYAL GELİŞİM: Gözlemlenen alanların ve Duygusal-Sosyal Zeka yetkinliklerinin spesifik örneklerle anlatılması. KİŞİSEL SORUMLULUK: Kişiye performansını hangi yollarla geliştirebileceği konusunda görüşünün sorulması ve alacakları kişisel sorumlulukların belirtilmesi. BİLİŞSEL YENİDEN YAPILANDIRMA: Kişinin kendini geliştireceği konularda bilişsel esasların belirlenmesi ve ortaya konması. Önyargıların alışkanlıkların gözden geçirilerek, gerekenlerin değiştirilebilmesi için neler yapılabileceğinin konuşulması. DAVRANIŞSAL YENİDEN YAPILANDIRMA: Bilişsel esaslar çerçevesinde amaçlanan davranış değişikliklerin gerçekleştirmek için pratiklerin yapılması, geri bildirimlerin paylaşılması. Gelişim döngüsü belirli periyotlarda yapılacak görüşme değerlendirmeler ile devam eder. Bir sonraki adımda ne yapılacağı kararlaştırılır. Duygusal Zeka Koçluğu ne sağlar? Kör noktalarınızı fark etmenizi, Öz değerlendirmenize uygun hedefler belirlemenizi,* Duygusal Deneyimlerinizin farkına varmanızı, Karar almanız konusunda yardımcı olur, Sorumluluk bilincinin gelişimini sağlar, Hedefleriniz doğrultusunda gelişiminizi sağlar. #DuygusalZekaKoçluğu #Koçluk













