Öfke Susturulduğunda..
- Eray Beceren

- 2 saat önce
- 3 dakikada okunur

Happiful Dergisi'nin 106. sayısında yayımlanan ve Rebekah Crilly tarafından kaleme alınan "When anger is silenced" başlıklı makale, bastırılmış duyguların, özellikle de kadınların iyi oluş halleri üzerindeki gizli fiziksel ve psikolojik etkilerini derinlemesine incelemektedir.
Toplumsal Beklentiler ve Öfkenin Göz Ardı Edilmesi
Toplumda öfke genellikle maskülen bir duygu olarak algılanır ve kültürel baskılar, kadınlara öfkelerini ifade etmelerinin "uygun olmadığını" dikte eder. Çoğu kadın, hayal kırıklığı biriktiğinde dudaklarını ısırıp içten içe kaynarken bile sadece gülümsemek zorunda hisseder. Psikodinamik terapist Laura Patterson, duygularımızın aslında bizi bir şeyler yapmaya iten birer "hareket" olduğunu ve bizi rahatsız edici şeyleri işlemeye ve serbest bırakmaya yönlendirdiğini belirtmektedir. Terapist Erin Spahr ise öfkeyi adaletsizliğe veya sınırların ihlaline karşı verilen temel bir tepki olarak tanımlar. Uzmanlara göre öfkenin cinsiyeti yoktur; kendimizi öfkelenmekten alıkoyduğumuzda iyileşme, büyüme ve sahici bağlar kurma fırsatımızı da derinden engellemiş oluruz.
Bastırılmış Duygular ve Fiziksel Hastalıklar Arasındaki Bağlantı
Gelişen araştırmalar, duyguları bastırmak ile fiziksel hastalıklar arasında, özellikle kadınları orantısız bir şekilde etkileyen güçlü bir bağlantı olduğunu göstermektedir.
Cureus dergisinde yayımlanan 2020 tarihli bir çalışma, otoimmün rahatsızlıkları olan kişilerin %80'inin kadın olduğunu ortaya koymuştur.
Benzer şekilde, JAMA dergisinde yayımlanan bir araştırma, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi stresle ilişkili rahatsızlıkları olan kişilerin otoimmün hastalık geliştirme riskinin önemli ölçüde daha yüksek olduğunu ve kadınların TSSB'ye yakalanma ihtimalinin erkeklere oranla iki kat fazla olduğunu bulmuştur.
Kendi düşüncelerini ve duygularını bastırmak (self-silencing), kronik ağrı, uykusuzluk, fibromiyalji, irritabl bağırsak sendromu ve migren gibi pek çok fiziksel ve zihinsel sağlık sorununun zeminini hazırlar.
Annals of Behavioral Medicine dergisinde 2021 yılında yapılan bir araştırma, öfkesini güçlü bir şekilde bastıran farklı etnik kökenden kadınların, kalp krizine yol açabilen karotis ateroskleroz (şahdamar sertleşmesi) yaşama olasılığının %70 daha fazla olduğunu ortaya koymuştur.
Uzun yıllara dayanan klinik deneyime sahip Psikiyatrist Dr. Ketan Parmar, kadınların nasıl başa çıkacaklarını bilmedikleri ağır bir duygusal yükü taşıdıklarını ve zamanla içselleşen bu beklentilerin bedenin bağışıklık sistemini sürekli tehdit altındaymış gibi tepki vermesine yol açtığını ifade etmektedir,. Bunun bir sonucu olarak kadınlar genellikle 30'lu ve 40'lı yaşlarda, tam da kariyer ve toplumsal baskıların zirvesindeyken kronik sağlık sorunlarıyla yüzleşmektedir.
Öfkeyi Emniyet İçinde İfade Etmenin Yolları
Günümüzde kadınlar arasında öfkelerini sağlıklı yollarla açığa vurma konusunda artan bir farkındalık vardır; örneğin TikTok gibi platformlarda "kadın öfkesi" (female rage) akımları popülerleşmektedir. Yüzyıllardır sessizce acı çekmesi beklenen kadınlar, artık bu yükten kurtulmanın yollarını aramaktadır. Uzmanlar, birikmiş bu hisleri bedenden atmak ve öfkeyi emniyet içinde ifade edebilmek için çeşitli yöntemler önermektedir:
Yüzeysel ve Derin Öfkeyi Ayırt Etmek: Yüzeysel öfke için kickboks yapmak, yastığa çığlık atmak veya yüksek sesli müzikle dans etmek gibi yüksek enerjili aktiviteler yardımcı olabilir. Daha derine gömülmüş öfke için ise yoga, nefes egzersizleri veya hafifçe şarkı söylemek gibi sinir sisteminde bir emniyet hissi yaratacak yavaş ve derin pratikler önerilmektedir.
Kaynağı Bulmak: Öfkenin bedenin neresinde hissedildiğini bulmak önemlidir; örneğin kollarda hissedilen öfke fiziksel olarak dışarı atılmak ister. Boş bir odada bağırmak, kum torbası yumruklamak veya duvara egzersiz topu fırlatmak, bedendeki bu enerjiyi verimli bir şekilde boşaltabilir.
Anlamlı Bir Şeyler Yaratmak: Resim çizmek, yazmak veya müzik yapmak gibi sanatsal faaliyetler işe yarayabilir. Özellikle günlük tutmak, öfkenin kök nedenini netleştirmeye yardımcı olan güçlü bir araçtır.
Destek Almak: Terapi, öfkenin yoğunluğu ile başa çıkmak ve onu olumlu, yapıcı bir güce dönüştürmek için kişiye emniyetli bir alan sağlar.
Makalenin temel mesajı açıktır: Duyguları içe gömmeye devam etmek sadece insanın kendi benliğini boğmasıyla kalmaz, aynı zamanda araştırmaların da kanıtladığı gibi bedeni fiziksel olarak da hasta edebilir.






Yorumlar