top of page

Baskı Altında Duygusal Zeka: Karakterin Gerçek Testi

Duygusal zeka alanında tanınmış bir yazar olan Travis Bradberry, baskının bir insanın kim olduğunu ve duygusal zekasını en ihtiyaç duyduğu anda ne kadar iyi kullandığını ortaya çıkaran nihai bir test olduğunu belirtmektedir. Bradberry'ye göre, yüksek duygusal zekaya sahip bireyler, stresli anlarda verdikleri tepkilerle kendilerini belli ederler.


Yüksek Duygusal Zekaya Sahip Kişilerin Üç Temel Özelliği

Bradberry, zorlu anlarda yüksek EQ sergileyen kişilerin üç belirgin davranış sergilediğini vurgular:

  1. Anlık Öz-Düzenleme Kapasitesi: Bu bireyler, duygularını bastırmak veya etkilenmemiş gibi davranmak yerine, o anki streslerini kabul ederler. Örneğin, "Şu an tepkisel hissettiğimi fark ediyorum" diyerek kendilerini ifade ederler. Bu tür bir dürüstlük ve şeffaflık, ortamdaki gerginliği azaltabilir ve karşı tarafa dürüstlük ve soğukkanlılık sinyali gönderir. Ancak, bazı görüşler bu tür bir kırılganlığın her ortamda (özellikle akademik veya rekabetçi çevrelerde) sınırlandırılması gerektiğini, aksi takdirde zayıflık olarak algılanabileceğini savunur.

  2. Çatışmayı İş Birliğine Dönüştürme: Yüksek EQ’lu kişiler, konuşmayı bir tartışma ortamından ortak bir sorun çözme zeminine kaydırırlar. "Neyi kaçırıyorum?" veya "Başka seçenekleri birlikte keşfedebilir miyiz?" gibi sorular sorarak dinamiği "ben sana karşı" anlayışından "biz soruna karşı" anlayışına dönüştürürler. Bu yaklaşım hem güven inşa eder hem de ortaklığı güçlendirir.

  3. Uzun Vadeli İlişkileri Kısa Vadeli Kazanımlara Tercih Etme: Bu kişiler, "savaşı kazanmak için bazen küçük çarpışmaları kaybetmeyi" göze alırlar. Duygusal zekanın sadece hızlı cevaplar vermekle ilgili olmadığını, zamanla güvenilirlik inşa eden düşünceli tepkilere öncelik vermek olduğunu bilirler.


Baskı Altında Kullanılabilecek 10 Altın Cümle

Bradberry, baskı altındayken fevri tepkiler vermek yerine kullanılabilecek 10 etkili cümleyi şöyle sıralamaktadır:

  • "Bunu enine boyuna düşünmek için bir dakikaya ihtiyacım var."

  • "Bakış açınızı anlamama yardımcı olun."

  • "Bu ilginç, bana biraz daha anlatabilir misiniz?"

  • "Şu an tepkisel hissettiğimi fark ediyorum."

  • "Hadi biraz ara verelim ve bu konuya sonra geri dönelim."

  • "Diğer seçenekleri birlikte keşfedebilir miyiz?"

  • "Henüz karar vermeye hazır değilim."

  • "Neyi kaçırıyorum?"

  • "Bunun üzerinde biraz düşüneyim ve size geri döneyim."

  • "Bunu dikkatime sunduğunuz için teşekkür ederim."


Farkındalık ve Hazırlığın Önemi

Bradberry ve diğer uzmanlar, baskının sadece becerilerimizi değil, aynı zamanda öz-farkındalığımızı da test ettiğini belirtir. En etkili liderler, en hızlı tepki verenler değil; berrak bir şekilde yanıt verebilmek için kendilerine alan yaratanlardır. Kendi tetikleyicilerini önceden bilen ve bir konuşma sırasında "Şu an bu konuşma beni tetikliyor" diyerek kendi duygularını düzenleyebilen kişiler, tepki vermek yerine yanıt vermeyi başarabilirler.

Sonuç olarak, baskı altında duygusal zekayı kullanmak, anlık bir tepki verme dürtüsünden sıyrılıp düşünceli bir iletişim kurma becerisidir.

Baskı altındaki duygusal zekayı bir fırtınaya yakalanmış bir geminin demirine benzetebiliriz. Fırtına (baskı) ne kadar şiddetli olursa olsun, geminin sürüklenmesini engelleyen şey kaptanın hızlı manevraları değil, gemiyi güvenli bir mesafede tutan ve ona düşünmesi için zaman kazandıran o sağlam demirdir (öz-farkındalık ve öz-düzenleme).

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page