top of page

Otantik Bir Lider misiniz Yoksa Otantik Bir Pislik mi?

Günümüz iş dünyasında liderlere verilen en yaygın tavsiyelerden biri "kendin olmaları" ve işe "tüm benliklerini getirmeleridir." Ancak bu popüler kavramın bir de karanlık tarafı bulunmaktadır. Otantiklik, bazen liderler tarafından kaba davranışların, esneksizliğin veya "ben böyleyim" diyerek eleştiriye kapalı olmanın bir mühanesi olarak kullanılabilmektedir. Bu durum, Hannes Leroy ve meslektaşları tarafından "otantik bir pislik" (authentic jerk) olarak adlandırılan bir liderlik tuzağına yol açmaktadır.


Otantiklik Neden Sosyal Bir Yüke Dönüşür?

Otantiklik, kendi değerlerine sadık kalmak ve dürüst olmak gibi asil bir amaçla başlar. Ancak liderin "kendi olma" arzusu; merak, iş birliği ve başkalarının deneyimlerine gösterilen özenin önüne geçtiğinde toksik bir hal alır. Araştırmalar, kontrol edilmeyen otantikliğin organizasyon içinde savunmacı bir tutuma, çatışmalara ve liderin kariyerinin duraklamasına neden olabileceğini göstermektedir.

Birçok lider dürüst ve şeffaf olduğunu düşünürken, çevresindekiler tarafından kaba, duyarsız veya sabit fikirli olarak algılanabilmektedir. Özellikle liderlerin kendi otantiklik algıları ile çalışanların onları nasıl algıladığı arasında çoğu zaman ters bir ilişki vardır; lider kendisine ne kadar sadık olduğunu düşünürse, çevresindekiler onun "söylediğiyle yaptığının uyuşmadığını" o kadar çok hissedebilir.


Ego ile Otantiklik Arasındaki İnce Çizgi

Otantiklikteki temel sorun, bu kavramın değerlerden ziyade ego tarafından şekillendirilmesidir. Liderler, davranışları değerleriyle uyuşmadığında bunu rasyonalize etme ve kendilerini kandırma konusunda oldukça yeteneklidir. Örneğin, çevreye önem verdiğini söyleyen bir liderin büyük bir SUV ile şirket pikniğine gelmesi, çalışanlar nezdinde tüm güvenilirliğini sarsabilir. Bir lider, moral değerlerine aykırı tek bir davranış sergilediğinde bile "ikiyüzlü" olarak yaftalanma riskiyle karşı karşıya kalır.

Bu noktada savunmacı bir tavır takınmak, aslında değerleri korumak değil, egoyu korumaya çalışmaktır. Gerçekten otantik olan bir lider, mükemmel olmadığını ve bazen kendi standartlarının gerisinde kaldığını kabul edebilen kişidir.


Çözüm: Alçakgönüllü Otantiklik (Humble Authenticity)

Otantikliğin bir liderlik gücüne dönüşmesi için "alçakgönüllülük" ile dengelenmesi gerekir. Alçakgönüllü otantiklik, liderin bir amaca sahip olması ama aynı zamanda meydan okumalara açık kalması demektir. Bu yaklaşımı benimseyen liderler; tepki vermeden önce düşünür, anlatmadan önce dinler ve derin doğruları bulmak adına "haklı çıkma" ihtiyacından vazgeçerler.


Otantik Bir Lider Olmak İçin Üç Adımlık Yol Haritası

Yazarlar, liderlerin egodan arınmış sağlıklı bir otantiklik geliştirmeleri için üç aşamalı bir süreç önermektedir:

  1. Değerlerinize Sahip Çıkın (Own Your Values): Değerlerinizin gerçekten size mi ait olduğunu yoksa sosyal koşullanmaların bir sonucu mu olduğunu sorgulayın. Hayatınızdaki dönüm noktalarını düşünerek sizi gerçekten tanımlayan değerleri netleştirin.

  2. Değerlerinizi Yönetin (Manage Your Values): "Söylediğimi yapıyor muyum?" sorusunu kendinize ve güvendiğiniz kişilere sorun. Değerlerinize uygun yaşamanın önündeki engelleri belirlemek için somut bir plan yapın.

  3. Değerlerinizi Geliştirin ve Sürdürün (Develop and Sustain Your Values): Değerlerinizi bir "ahlaki üstünlük" aracı olarak kullanmak yerine onlara esneklikle tutun. Sizinle aynı fikirde olmayan kişilerle iletişimde kalarak bakış açınızı genişletin ve değerlerinizi düzenli olarak gözden geçirin.


Sonuç: Ses Seviyesini Ayarlamak

Alçakgönüllü otantik liderler, kim olduklarını gizlemezler; sadece nasıl göründüklerini ve değerlerinin başkalarını nasıl etkilediğini rafine ederler. Otantiklik, başkalarını domine etmek için bir lisans değil, bir sorumluluktur. Liderlik tarzınızı şu sözle özetlemek mümkündür: "Kendiniz olun ama ses seviyesini ayarlayın". Bu çaba, sadece daha iyi ilişkiler kurulmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda liderlik etkinliğini de artırır.


Kaynak: MIT Sloan Management Review - Winter 2026

Yazarlar: Hannes Leroy, Michael A. Daniels, Kristin L. Cullen-Lester ve Alexandra Gerbasi


Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page