top of page

UTED International Issue 7


SOJT TRAINING AND ITS CONTRIBUTION TO AVIATION (Yapılandırılmış İşbaşı Eğitimi ve Havacılığa Katkısı)

  • Yazar: Selim KONA (Temel ve B1&B2 Uçak Tipi Bakım Eğitmeni).

  • İçerik: Yapılandırılmış İşbaşı Eğitimi (SOJT), teorik sınıf eğitimi ile gerçek uçak üzerindeki operasyonel pratiği bir araya getiren modern ve etkili bir eğitim modelidir. Eskiden "Saha Gezisi" veya standart "İşbaşı Eğitimi (OJT)" olarak uygulanan eski sistemlerin yerini almak üzere EASA gibi otoriteler tarafından teşvik edilmektedir. Teorik eğitim sertifikalarının yalnızca 3 yıl geçerli olması ve pratik yapılmadığında yaşanan hızlı bilgi kaybı, bu entegre sistemin önemini artırmıştır. Yazar bu sistemi bir elmaya benzeterek açıklar; elmanın yarısı teori, diğer yarısı pratikten oluşur ve bir taraf eksik kalırsa eğitim asla tam anlamıyla verimli olamaz. Bu sistemle teknisyenler, arıza bulma dokümanlarını (TSM/FIM) kullanmayı ve prosedürleri doğrudan uçağa dokunarak ve uygulayarak kalıcı bir şekilde öğrenirler.


ONE BOLT, ONE LIFE: THE POWER OF HUMAN FACTORS (Bir Cıvata, Bir Hayat: İnsan Faktörlerinin Gücü)

  • İçerik: Havacılık kazalarının yaklaşık %15'i doğrudan uçak bakımındaki insan faktörü hatalarından kaynaklanmaktadır. Bakım hataları genellikle gerekli bir adımın atlanması, yanlış kurulumlar, uygun olmayan parça kullanımı ve zayıf iletişim gibi sorunlardan ortaya çıkar. Verilere göre bu hataların %48'i rutin işlerdeki dalgınlıklardan (yetenek tabanlı), %28'i yanlış prosedür uygulamasından (kural tabanlı) ve %24'ü ise yetersiz eğitimden (bilgi tabanlı) kaynaklanır. Makale, zamandan tasarruf etmek için hatalı bakım uygulanan American Airlines DC-10 (1979) ve Japan Airlines (1985) kazaları gibi trajik örneklerle, küçücük bir hatanın yüzlerce cana mal olabileceğini hatırlatır. Bu riskleri önlemek için yorgunluk yönetimi ve proaktif risk analizlerinin (HFACS, MRM) yanı sıra; yapay zeka, artırılmış gerçeklik (AR/VR), robotik denetim sistemleri ve blok zincir (blockchain) tabanlı bakım kayıtları gibi dijital teknolojilerin hızla sektöre entegre edilmesi gerektiği savunulmaktadır.


THE HUMAN FACTORS BEING A ROLE MODEL AND IMPLICIT LEARNING (İnsan Faktörleri: Rol Model Olmak ve Örtük Öğrenme)

  • Yazar: N. Temuçin GÜREL (Eğitmen/Yazar).

  • İçerik: Teknik ekiplerde davranışların ve iş kültürünün sadece yazılı prosedürler veya sınıf eğitimleriyle değil; iş ortamında deneyimli kişilerden "örtük öğrenme" (farkında olmadan öğrenme) ve "rol model alma" yoluyla nesilden nesile aktarıldığı anlatılmaktadır. İnsanlar, iş ve sosyal hayattaki öğrenmelerinin neredeyse üçte ikisini bu gözlem yollarıyla elde ederler. "İnsanlar sözlerinize değil, ayaklarınıza (adımlarınıza) bakar" sözünde olduğu gibi, usta teknisyenlerin günlük davranışları genç çalışanların işi nasıl yapacağını belirler. Yeni bir teknisyen sınıfta kuralları öğrense bile, sahada deneyimli ustalarının manuel dokümanlara bakmadan ezbere iş yaptığını görürse, dışlanmamak adına bu kötü alışkanlığa hızla uyum sağlar. Bu yüzden, kurallara uyan ve hataları yapıcı bir şekilde düzelten yöneticilerin ve kıdemli teknisyenlerin gerçek birer "rol model" olmasının, güvenlik kültürünün en kritik unsuru olduğu vurgulanır.


FATIGUE RISK MANAGEMENT IN AIRCRAFT MAINTENANCE: A SYSTEMATIC REVIEW OF PSYCHOLOGICAL RESILIENCE AND OPERATIONAL SAFETY (Uçak Bakımında Yorgunluk Risk Yönetimi: Psikolojik Dayanıklılık ve Operasyonel Güvenliğin Sistematik İncelemesi)

  • Yazar: Seda ÇEKEN (İstanbul Üniversitesi Havacılık Psikolojisi Araştırmaları Enstitüsü).

  • İçerik: Bu makale, teknisyenler üzerindeki yorgunluğun (fatigue); dikkati, karar verme yetisini, durumsal farkındalığı ve nihayetinde operasyonel güvenliği zayıflatan en büyük insan faktörlerinden biri olduğunu bilimsel olarak incelemektedir. Yorgunluğun yalnızca uzun çalışma saatlerinden ibaret fiziksel bir durum olmadığı; vardiyalı sistem, yetersiz aydınlatma, gürültü ve yüksek iş yükü (yetersiz personel) gibi örgütsel baskıların yarattığı sistematik bir risk olduğu belirtilir. Çalışmalar, teknisyenlerin yarısından fazlasının belirgin seviyede yorgunluk yaşadığını ve gece vardiyalarında hata oranlarının yükseldiğini göstermektedir. Kokpit ve hava trafik kontrolörleri için oldukça iyi işleyen "Yorgunluk Risk Yönetim Sistemleri (FRMS)" yapısının, bakım organizasyonlarında henüz aynı seviyede kurumsallaşmadığı eleştirilmektedir. Makale, hataları azaltmak ve personelin psikolojik dayanıklılığını korumak için, ICAO ve havacılık otoriteleri standartlarında, bakım sektörüne özel proaktif bir FRMS sisteminin zorunluluğunu savunur.

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page