top of page

Yüksek Duygusal Zekâ için Öz Farkındalık

Duygusal Zekâ konusunda fikir ve bilgiler üreten, bunları paylaşan önemli uzmanlardan biri de Travis Bradberry'dir. Bradberry’nin Linkedln'deki "Self-awareness is the only path to a higher EQ" (Öz farkındalık, daha yüksek EQ'ya giden tek yoldur) başlıklı paylaşımı ve yayımlanan kitaplarındaki konu ile ilgili bilgileri toparlamaya çalıştım.


ree

Duygusal zekâ (EQ), kişinin kendinde ve başkalarında duyguları tanıma ve anlama yeteneğiyle birlikte, bu farkındalığı davranışlarını ve ilişkilerini yönetmek için kullanabilme becerisidir. Günlük hayattaki sosyal karmaşıklıklarla nasıl başa çıktığımızı ve olumlu sonuçlar veren kişisel kararlarımızı nasıl aldığımızı etkiler.


Araştırmalar, bilişsel zekânın (IQ) hayattaki başarının sadece yaklaşık %20'sinden sorumlu olduğunu gösterirken, geri kalanının büyük bir kısmının duygusal zekâya dayandığını ortaya koymuştur. TalentSmartEQ'nun araştırmasına göre, duygusal zekâ tüm iş türlerindeki performansın %58'inden sorumludur ve en başarılı kişilerin %90'ı yüksek EQ'ya sahiptir. Bu, duygusal zekânın, liderlik ve kişisel mükemmelliğin en güçlü itici gücü ve performansın en büyük tek göstergesi olduğunu göstermektedir.

Önemli bir nokta, IQ'nun erken yaşlardan itibaren büyük ölçüde sabit ve esnek olmamasına rağmen, duygusal zekânın öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceri olmasıdır. Beynin "plastisite" özelliği sayesinde, yeni alışkanlıklar edinerek duygusal zekâ ile ilgili beyin yollarını güçlendirebiliriz. Bradberry, duygusal zekâyı birçok dalı olan büyük bir ağacın gövdesi olarak tanımlar; her suladığınızda yeni dallar (beceriler) büyür ve mevcut olanlar güçlenir. Duygusal zekâya odaklanmak, davranışların birçok yönünü etkiler ve farkında olunmayan alanlarda bile olumlu değişikliklere yol açar.


Öz farkındalık, duygusal zekânın dört temel becerisinden ilkidir ve bütün duygusal zekâ gelişiminin temelini oluşturur. Kendinde ve başkalarında duyguları etkili bir şekilde okuma ve bunlara tepki verme becerisiyle birlikte, kişiyi kendini en iyi yönetenlerden ayırır. Öz farkındalık, duygularınızı o an doğru bir şekilde algılama ve farklı durumlardaki eğilimlerinizi anlama yeteneğinizdir. Bu, belirli olaylara, zorluklara ve insanlara karşı tipik tepkilerinizi takip etmeyi içerir. Eğilimlerinizi derinlemesine anlamak önemlidir, çünkü bu duygularınızı hızlıca anlamlandırmanıza yardımcı olur.

Bradberry'ye göre, öz farkındalık, derin, karanlık sırları veya bilinçaltı motivasyonları keşfetmekle ilgili değildir; daha ziyade, sizi neyin harekete geçirdiğine dair doğrudan ve dürüst bir anlayış geliştirmekten gelir. Yüksek öz farkındalığa sahip insanlar, neyi iyi yaptıklarını, neyin onları motive ettiğini ve tatmin ettiğini, hangi insanların ve durumların onları tetiklediğini olağanüstü bir açıklıkla anlarlar. Kendi güçlü ve zayıf yönlerini de bilirler.


Öz farkındalık, aynı zamanda, rahatsız edici olabilecek duygulara odaklanma isteğini gerektirir. Duygularınızın denklemin dışında bırakılamayacağı için, kendinizi ve ilişkilerinizi yönetmek, öncelikle hem olumlu hem de olumsuz tüm duygusal aralığınızın farkında olmanızı gerektirir. Duygularınızı fark etmeye ve anlamaya zaman ayırmadığınızda, beklemediğiniz veya istemediğiniz zamanlarda yeniden ortaya çıkma gibi tuhaf bir yolları vardır. Bu, size önemli bir şeyi dikkat çekme şekilleridir ve fark edene kadar hasar birikecektir.


Yüksek öz farkındalığa sahip kişilerin %83'ünün yüksek performans gösterenler arasında yer aldığı ve düşük performans gösterenlerin sadece %2'sinin yüksek öz farkındalığa sahip olduğu gözlemlenmiştir. Öz farkındalık arttıkça, kişilerin yaşam memnuniyeti (işte ve evde hedeflerine ulaşma yetenekleri olarak tanımlanır) önemli ölçüde artmaktadır.


Şimdi, öz farkındalığın duygusal zekâyı nasıl yükselttiğine dair Bradberry'nin belirttiği üç ana noktayı detaylandıralım:


1. Farkındalık Kapıları Açar

Duygusal zekânın temel bir bileşeni, kişinin kendi sınırlamalarını, kör noktalarını ve önyargılarını tanımasıdır. "Öğrenilebilir olmak", tüm cevaplara sahip olmadığını kabul etmek ve varsayımları yeniden değerlendirmeye istekli olmak demektir. Bu, kendinize dürüstçe bakmayı ve hoşunuza gitmeyen yönleri keşfetmeye istekli olmayı içerir.

Kendinizi daha doğru gördüğünüzde, EQ'nuzu artıracak değişiklikleri yapabilirsiniz. Hataları kabul etmek, onları tekrar etmemenin tek yoludur. Gelişim odaklı bir zihniyete sahip insanlar, başarısızlığı bir öğrenme fırsatı olarak görürler; bu, onların zayıflıklarını kabul edip iyileştirme yoluna gitmelerini sağlar. Bu kabullenme, kişinin ilerlemesinin önündeki en büyük engellerden biri olan "her şeyi bilme" arzusunu ortadan kaldırır.


2. Alçakgönüllülük Empatiyi Artırır

Öğrenilebilir olmak, başkalarının bakış açılarına açık olmayı gerektirir. Başkalarının sizin bilmediğiniz bir şeyi bilebileceğini kabul ettiğinizde, onların deneyimlerine ve içgörülerine karşı daha meraklı ve empatik olursunuz. Empati, yüksek EQ'ya giden en önemli kapılardan biridir. Bu durum, başkalarıyla duygusal bağları güçlendirir ve onların değerli hissetmesini sağlar.

Vulnerability (savunmasızlık veya kırılganlık) üzerine yapılan araştırmalar, zayıflıklarınızı, hatalarınızı ve başarısızlıklarınızı paylaşmanın güveni artırdığını göstermektedir. Liderler, kendi hatalarını ve zayıflıklarını paylaştıklarında, ekipleriyle daha derin bir bağ kurar ve işbirliğini teşvik ederler. Bu, diğerlerinin kendilerini daha rahat hissetmelerini ve kendi düşünce ve duygularını ifade etmelerini teşvik eder.

Yargılamadan dinlemek de sosyal farkındalığın ve dolayısıyla empatinin önemli bir parçasıdır.

3. Uyum Sağlama Sonuç Getirir

Duygusal zekâ, yeni bilgilere, geri bildirimlere ve değişen koşullara uyum sağlama da dahil olmak üzere esneklikle gelişir. Öğrenilebilir bir zihniyet, değişime direnç göstermek veya "haklı" olmaya takılıp kalmak yerine, büyüme, evrimleşme ve dirençle tepki verme yeteneğiyle mükemmel bir şekilde örtüşür.

Duygusal zekâsı yüksek insanlar, değişimi bir fırsat olarak görür ve sürekli adapte olurlar.

Değişimin kaçınılmaz bir parçası olduğunu kabul ederek, potansiyel değişikliklerin sonuçlarını önceden düşünürler ve bu sayede ani şok, şaşkınlık veya hayal kırıklığı gibi güçlü olumsuz duygulara kapılmaktan korunurlar. Liderler için bu çeviklik, belirsizlikle başa çıkmada ve doğru kararlar almada kritik öneme sahiptir, çünkü duygularımızın muhakememizi bulandırmasını engeller.


Öz Farkındalığı Artırmak İçin Uygulanabilir Alışkanlıklar

Öz farkındalık, çabayla artan ve çabasız azalan esnek bir beceridir. Bu beceriyi geliştirmek için atabileceğiniz adımlar şunlardır:

  1. Rahatsızlığa Yönelin: Yüksek derecede öz farkındalık, şu anda farkında olmadığınız şeyleri kendiniz hakkında keşfetmeye istekli olmayı gerektirir. Bu, özellikle geliştirmek istediğiniz şeyleri keşfettiğinizde bazen rahatsız edici olabilir. Rahatsızlığa yönelmek, değişimin tek yoludur. İlk başta, kızgınken bağırmak yerine başka bir tepki seçmek son derece zor olacaktır, ancak her başarılı olduğunuzda yeni yol güçlenir.

  2. Duygularınızı Dinleyin ve Kaynağını Bulun: Duygularınızı fark etmeye ve anlamaya zaman ayırmadığınızda, beklemediğiniz zamanlarda yeniden yüzeye çıkma eğilimindedirler. Duygularınızın nereden geldiğini ve neden orada olduğunu anlamak için onlara zaman ayırmak önemlidir; duygular her zaman bir amaca hizmet eder. Bu, duyguların gücünü ortadan kaldırır ve daha bilinçli tepkiler vermenizi sağlar.

  3. Geri Bildirim Alın: Tarafsız, yapıcı geri bildirim, öz farkındalığınızı artırmak için güçlü bir araçtır. Özellikle liderler için bu tür geri bildirimler nadirdir, çünkü misilleme korkusu (gerçek veya hayali) insanların düşüncelerini söylemesini engeller. 360 derecelik değerlendirmeler, iş arkadaşlarınızdan, doğrudan raporlarınızdan ve akranlarınızdan yapıcı, anonim ve doğru geri bildirim almanızı sağlayarak kör noktalarınızı görmenize yardımcı olabilir. Geri bildirime açık olmak, savunmacı olmaktan kaçınmak ve gelişime odaklanmak önemlidir.

  4. Kişiliğinizi Anlayın: Kişiliğiniz, davranışlarınızı kontrol eden sabit bir "tarz"dır ve motivasyonlarınızın ve tercihlerinizin özünü yakalar. Kişiliğinizi anlamak, öz farkındalığınızı artırmanın doğrudan bir yoludur.

  5. "Sizin canınızı sıkan, sizde olan şeylerdir" Prensibini Uygulayın: Başkalarının yaptığı hangi belirli şeyler sizi rahatsız ediyor veya sinirlendiriyor? Genellikle, bu durumlar kendinizde beğenmediğiniz bir şeyi yansıtır. Bu yansıtma üzerinde düşünmek, kendiniz hakkında derinlemesine bir içgörü kazanmanızı sağlayabilir.

  6. Büyüme Zihniyetini Benimseyin: Duygusal zekâsı yüksek insanlar her zaman büyüme zihniyetine sahiptirler; yani çabayla gelişebileceklerine inanırlar. Hataları bir öğrenme fırsatı olarak görürler ve geçmişte takılıp kalmazlar.

  7. Duygularınızla Bağlantı Kurun: Duygularınızı bastırmaya çalışmak sadece kötü hissettirmekle kalmaz, aynı zamanda size zarar verir. Duygularınız hakkında açık olmayı öğrenmek stres seviyenizi düşürür ve ruh halinizi iyileştirir.

  8. Doğru Sorular Sorun: Gelişim için doğru soruları sormak önemlidir. "İnsanlar beni kendimden farklı nasıl görüyor?", "Bugün neyi daha iyi hale getirdim?" ve "Yapmam gereken şeyleri yapmaktan beni ne alıkoyuyor?" gibi sorular sormak, kendinizi geliştirmeye odaklanmanızı sağlar.


Sonuç

Travis Bradberry'nin "Self-awareness is the only path to a higher EQ" ifadesi, duygusal zekâ gelişiminin temel taşı olarak öz farkındalığın kritik rolünü açıkça ortaya koymaktadır. Öz farkındalık, neyin bizi harekete geçirdiğini, güçlü yönlerimizi, zayıf yönlerimizi ve duygusal tepkilerimizi dürüstçe anlamakla başlar. Bu temel beceri olmadan, kendini yönetme, sosyal farkındalık ve ilişki yönetimi gibi diğer duygusal zekâ bileşenlerini etkili bir şekilde geliştirmek mümkün değildir.


Öğrenime açık olmak, alçakgönüllülüğe yönelmeye istekli olarak, kendimize dair bu sürekli yolculukta ilerleyebiliriz. Böylece, hem kişisel hem de profesyonel yaşamımızda daha yüksek duygusal zekâya ve dolayısıyla daha büyük bir başarıya ve memnuniyete ulaşabiliriz. Duygusal zekâ, öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir; bu da hepimizin potansiyelimizi maksimize etmek için bu yolu seçebileceği anlamına gelir.

Unutmayın, "Kendini tanımak, kendini gerçekten olduğun gibi bilmektir".

 

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page