top of page

Zihinsel İyi Oluş İçin Günlük Protokoller

İnsanın psikolojik ve zihinsel olarak tam anlamıyla serpilip gelişmesinin (flourishing) sabit bir kişilik özelliği değil, eğitilebilir, güçlendirilebilir ve sıradan yaşamın dokusuna işlenebilir bir beceridir. University of Wisconsin–Madison'daki Center for Healthy Minds (Sağlıklı Zihinler Merkezi) tarafından yapılan araştırmalara göre, günde sadece beş dakikalık tutarlı ve bilinçli bir pratiğin bile beynin iyi oluş (well-being) devrelerini ölçülebilir şekilde yeniden düzenleyebileceğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda asıl hedeflenen, mükemmeliyetten ziyade pratiklerdeki tutarlılıktır. Merkez tarafından hazırlanan doküman, kişilere bir zihinsel emniyet ve gelişim alanı açarak, bu pratikleri zamanla uyulması gereken katı kurallardan çıkarıp günlük hayatın bilinçli birer alışkanlığına (conscious habits) dönüştürmeyi amaçlamaktadır.


Günlük uygulamalar, dört temel beceri üzerine inşa edilmiştir: Farkındalık (Awareness), Bağlantı (Connection), İçgörü (Insight) ve Amaç (Purpose). Bu becerilerin her biri üç farklı protokol aracılığıyla farklı tetikleyiciler, ritimler ve derinliklerle günlük hayata entegre edilmektedir. Tavsiye edilen üç ana protokol şunlardır:


Protokol 1: Dakika Başına An Protokolü (The Minute-per-Moment Protocol)

Bu yaklaşım, güne ekstra bir zaman dilimi eklemek yerine, halihazırda yapılan uyanma, sabah içeceği hazırlama, ilk hareket, gün ortası değişimi ve gün sonu gibi doğal geçiş anlarını birer dakikalık niyetli pratiklere dönüştürür. Alışkanlık oluşturma bilimine dayanan bu yöntem, alarmın çalması veya suyun kaynaması gibi mevcut otomatik tetikleyicileri eğitim fırsatlarına çevirir. Toplamda gün içine yayılmış yaklaşık beş dakika süren bu protokol, özellikle öngörülemeyen programlara sahip kişiler veya günlük pratiklere yeni başlayanlar için en uygun olanıdır. Bu protokol kapsamında sırasıyla şu pratikler uygulanır:

  • Farkındalık: Uyanırken telefona uzanmadan önce bedeni hissetmek ve güne reaktif değil niyetli bir şekilde başlamak.

  • Amaç: Kahve/çay demlerken güne yön verecek nezaket veya yaratıcılık gibi basit ama rehberlik edecek bir değer belirlemek.

  • Bağlantı: Bir aktiviteden diğerine geçerken tanıdık veya yabancı birini akla getirip kelimelere dökmeden ona içsel olarak iyi dileklerde bulunmak.

  • İçgörü: Gün ortasında stresli bir anı veya durumu yaratan inanç ve yargıları, onları çözmeye çalışmadan sadece yargısızca gözlemlemek.

  • Farkındalık: Uyumadan önce günün olumlu ve anda kalınan bir anını anımsamak, bedenin yatağa doğru eridiğini hissederek uykuya dalmak.


Protokol 2: Sabah Temeli (The Morning Foundation)

Daha yapılandırılmış olan bu protokol, sabahları günlük rutine başlamadan önce ayrılacak 10-15 dakikalık kesintisiz bir zaman dilimi gerektirir. Dört beceri sırayla eğitilir. Tek bir odaklanmış pratik tercih eden ve sabah saatlerini bu işe korunaklı bir şekilde ayırabilen kişiler için idealdir. Süreç şu şekilde işler:

  • Önce nefes ve bedensel hislerle Farkındalık (2-3 dk) sağlanır.

  • Ardından gün içinde karşılaşılacak kişiler düşünülerek, onlara karşı tam anlamıyla mevcut olmaya niyet edilerek Bağlantı (3 dk) kurulur.

  • Sonrasında zihnin ve bedenin o anki içsel hava durumu (endişeli, sakin, enerjik vb.) merakla gözlemlenerek İçgörü (2-3 dk) çalışılır.

  • Son olarak günün sadece acil olan değil, gerçekten önemli olan daha derin anlamı belirlenerek Amaç (2-3 dk) pratiği tamamlanır.


Protokol 3: Ekmek Kırıntısı İzi (The Breadcrumb Trail)

En esnek ancak yüksek düzeyde farkındalık gerektirdiği için en talepkar olan protokoldür. Belirli saatler veya dizilimler yerine, günlük sıradan aktiviteleri (bulaşık yıkamak, arabaya yürümek veya sırada beklemek gibi) bilinçli birer içsel çalışma anına dönüştürmeye odaklanır. Örneğin, bir kesinti anında (bildirim veya kapı çalması) Bağlantı becerisini kullanarak karşılık vermeden önce duraklamak; veya gün içinde bir direnç ve hayal kırıklığı yaşandığında İçgörü becerisini devreye sokarak durumu farklı bir merak açısıyla değerlendirmek bu protokolün parçalarıdır. Aynı şekilde, Cort'un Katmandu'daki Tibet mülteci kamplarında gözlemlediği gibi, yemek yapmak veya e-posta göndermek gibi sıradan bir eylemi daha büyük bir amaca bağlayarak eylemin niyet yükü artırılabilir. Toplam süresi kişinin ayıracağı zamana bağlı olarak değişebilen bu yöntem, daha deneyimli uygulayıcılar veya sabit programlara uymakta zorlananlar için önerilmektedir.


İşin sırrı; deneyip işe yarayan pratikleri sürdürmek, yaramayanları bırakmak ve zamanla bu bilinçli alışkanlıkları günlük yaşamın doğal bir varoluş biçimi haline getirmektir.

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page