Boeing Resilience Model
- Ayça Mumkule & Eray Beceren

- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur
Havacılık sektöründe emniyet ve eğitim yaklaşımları gelişirken, pilotların beklenmedik durumlarla başa çıkma kapasitelerini artırmak büyük önem taşımaktadır. Boeing Resilience Model, pilotların yetkinlikler ve Tehdit ve Hata Yönetimi (TEM) aracılığıyla riskleri etkili bir şekilde yönetme ve beklenmedik durumlara yanıt verme yeteneğini (resilience) geliştirmeyi amaçlayan yapılandırılmış bir çerçevedir.

Modelin Felsefi ve Psikolojik Temelleri
Bu modelin merkezinde yer alan "Bilinenler ve Bilinmeyenler" (Knowns and Unknowns) şeklindeki bilgi sınıflandırmasının kökleri Yunan felsefesine, özellikle Sokrates'e kadar uzanmaktadır. Aynı zamanda, 1950'lerde Luft ve Harrington (1955) tarafından psikoloji alanında geliştirilen ve kişilerarası becerileri; başkaları tarafından bilinen veya bilinmeyen gözlemlenebilir davranışlar ve motivasyonlarla ilişkili olarak sınıflandıran Johari Penceresi (Johari's Window) isimli 2x2 matris aracından ilham almıştır.
Müfredat geliştirmede kullanılan bu model (Boeing Resilience Model), aynı zamanda 1960'larda yayınlanan ve bireyin "bilinçsiz yetersizlik" (unconscious incompetence) durumundan ilerleyerek "bilinçli yetkinlik" (conscious competence) durumuna geçiş sürecini açıklayan Dört Aşamalı Yetkinlik öğrenme modeline de dayanmaktadır.
Bilgi Sınıflandırması ve Dört Temel Kademe
Boeing Resilience Model, pilotların operasyonel farkındalıklarını ve tepki stratejilerini eş-merkezli dört ana kategoriye ayırarak inceler:
Bilinen Bilinenler (Known Knowns - Ne bildiğinizi bilirsiniz): Bu alan, Pilot Yetkinlik Çerçevesi (PCF) ile temsil edilir. Pilot ve ekip performansını artıran bu ortak operasyonel model, beklenen ve değişken operasyonlar için gerekli standartları ve eylemleri tanımlar.
Bilinen Bilinmeyenler (Known Unknowns - Neyi bilmediğinizi bilirsiniz): Bu kategori, Pilot Yetkinlik Çerçevesi'nin Tehdit ve Hata Yönetimini (TEM) inşa ettiği alandır. TEM, pilotların ve ekibin, riskleri, tehditleri, hataları, operasyonel sınırlamaları ve normal olmayan durumları öngörmesine ve bunlarla başa çıkmasına yardımcı olur.
Bilinmeyen Bilinenler (Unknown Knowns - Neyi bildiğinizi bilmezsiniz): Pilot Yetkinlik Çerçevesi (PCF), Tehdit ve Hata Yönetimi (TEM), kök neden analizi (RCA) ve değerlendirme süreçleri bir araya gelerek pilotların ve ekibin olumsuz ve beklenmedik olaylar karşısında resilient olma olasılığını artırır.
Bilinmeyen Bilinmeyenler (Unknown Unknowns - Neyi bilmediğinizi bilmezsiniz): Havacılıktaki en büyük riskleri barındıran bu alan, nadir ve beklenmedik olayların etkilerine karşı koymayı hedefler. Model, bu tür durumlarla başa çıkmak için normal olmayan operasyonlar (non-normals) ile arıza denkliği/kümelenmesi (malfunction equivalency/clustering) gibi resilience eğitimlerini ve "Uç, Odaklan, Harekete Geç" (Fly, Focus, Act) şeklindeki irkilme (startle) ve sürpriz yönetimi stratejilerini kullanır.
Sonuç olarak, Boeing Resilience Model; risk beklentisi, izleme ve müdahaleye odaklanan Tehdit ve Hata Yönetimi (TEM) ile sıkı bir şekilde entegre çalışır. Bu entegre yapı, güvenlik standartlarına bağlı kalarak ekip arasında sürdürülebilirliği teşvik eder ve havacılık profesyonellerinin gerçek dünyadaki karmaşık ve öngörülemeyen olaylar karşısında sağlam bir dayanıklılık/yılmazlık (resilience) sergilemesini sağlar.
KAYNAK: Boeing Competency-Based Training and Assessment and Evidence-Based Training






Yorumlar