Metacognition (Üstbiliş) ve Duygusal Çeviklik ile Resilience: Pilotun Zihinsel Esnekliği
- Ayça Mumkule Erşipal

- 6 gün önce
- 2 dakikada okunur

Kendi düşünme sürecinin farkında olmak ve onu yönetebilmek olarak tanımlayabileceğimiz ve Üstbiliş olarak Türkçeleştirebileceğimiz Metacognition (Üstbiliş), duygusal çevikliğin zihinsel boyutu olarak düşünülebilir. Duygusal çeviklik “nasıl hissediyorum ve buna nasıl tepki veriyorum?” sorusuna odaklanıp zihni sakinleştirir. Böylece zihnimiz “ne düşünüyorum, nerede takıldım, odağımı nasıl yeniden ayarlayabilirim?” sorularını sorduğumuz Metacognition (Üstbiliş)’a hazır hâle gelir. Özetle, duygusal çevikliği tesis etmek için sorduğumuz sorular, Metacognition (Üstbiliş) ile odaklandığımız alanlar sayesinde eylem planına dönüşür. Metacognition (Üstbiliş) bu yolla; önyargı ve sistematik yanlılıklarımızı fark ettirerek hata zincirini erkenden kırmamıza, assertiveness’ı da destekleyerek resilient olmamıza yardımcı olur. Çünkü Metacognition (Üstbiliş), sadece düşünceyi izlemeyi değil, gerektiğinde yön değiştirmeyi de içeren bir zihinsel esneklik faaliyetidir. Resilience sadece dayanıklı olmak değil; adaptasyon, toparlanma ve yeniden dengelenmeyi de içeren bir yılmazlık hâlidir. Düşünceyi ve düşünme süreçlerini fark edip izlemekle kalmayıp o düşünceyi bilinçli olarak değiştirebilme kabiliyetini içeren metacognitive düşünmenin (üstbilişsel düşünme) içerdiği esneklik tam da bu noktada çok önemli bir güç olarak değerlendirilmelidir.
Duygusal çeviklik ve Metacognition (Üstbiliş), birbirini güçlendiren iki beceridir; hangisinin öncelikli olacağı bağlama bağlıdır, ama birlikte kullanıldıklarında resilience’in temel taşı olurlar.

Zihnin otomatik pilotta olup olmadığını fark etme becerisi, gerçek bir airmanship göstergesidir. İyi kararlar, düşünmenin üstbiliş düzeyinde başlar; yani sadece ne yaptığını değil, nasıl düşündüğünü ve bu düşüncelerin hangi duygulardan kaynaklandığını da fark etmek gerekir. Assertiveness, yani doğru zamanda doğru şekilde müdahale edebilme cesareti, üstbilişle birleştiğinde kritik durumlarda tunnel vision ile fixasyon trap’ine düşmeyi önler. Dikkatin üstbiliş hâli, odağını değil odağının kalitesini yönetmektir; bu sayede tek bir parametreye takılıp durumsal farkındalığı kaybetme riski azalır. Acil durumlarda metacognition (üstbiliş), yavaş düşünmek anlamına gelmez; refleks olarak fixasyonları fark etmek, odağı yeniden kalibre etmek ve bilinçli eylemlerle resilience’ı tesis etmek, emniyet odaklı pilot davranışının kapısını açar.






Yorumlar