top of page

Arama Sonuçları

Boş arama ile 774 sonuç bulundu

  • Etkin Dinleme ve Uçuş Emniyeti

    Bu yazı Harvard Business Review dergisinin Mayıs-Haziran 2025 sayısında  yer alan ve Jeffrey Yip ve Colin M. Fisher tarafından hazırlanan, "Daha İyi Bir Dinleyici Olmak: Kötü Dinlemenin Beş Yaygın ve Zararlı Nedeni"  başlıklı önemli bir çalışmanın sivil havacılıkta görev yapan kaptan pilotlar için değerlendirilmiş halidir. Sivil havacılıkta, özellikle de kokpit ortamında, etkili iletişim ve dinleme becerileri, uçuş emniyeti ve operasyonel verimlilik açısından hayati öneme sahiptir. Kaynaklar, liderlerin kötü dinleme alışkanlıklarının beş yaygın ve zararlı nedenini ortaya koyarak, kaptan pilotların bu tuzaklardan kaçınarak ekipleri için daha etkili dinleyiciler olmalarına nasıl yardımcı olabileceğini ele almaktadır. Etkili Dinlemenin Önündeki Beş Engel ve Kaptan Pilotlar İçin Çıkarımlar: Yapılan araştırmalar, en iyi niyetli liderlerin bile zaman zaman kötü birer dinleyici olabildiğini göstermektedir. Bu çalışmada, liderlerin dinleme becerilerini zayıflatan beş yaygın ve zararlı neden belirlenmiştir: acele, savunmacılık, görünmezlik, yorgunluk ve hareketsizlik. Bu engelleri anlamak ve üstesinden gelmek, kaptan pilotların kokpit yönetiminde ve mürettebatla iletişimde başarısı için temel teşkil eder. 1. Acele (Haste) Kaynaklara göre, aceleci olmak, özellikle karmaşık veya duygusal açıdan yüklü konularla karşılaşıldığında, liderlerin konuyu tam olarak anlamadan yanıt vermesine veya araya girmesine yol açan yaygın bir dinleme hatasıdır. MillerKnoll'un CEO'su Andi Owen 'ın deneyiminde görüldüğü gibi, liderler genellikle sorulara yanıt vermek için yetersiz zamanları olduğunu hisseder ve bu nedenle erken tepki verirler. Hızlı yanıt verme baskısı, dinleyicinin mesajın anlamını ve amacını tam olarak kavramasını engeller; oysa ilk iş, konuşmacının mesajını ve niyetini anlamak olmalıdır. Kaptan Pilotlar İçin Değerlendirme:   Kokpit ortamı, hızla değişen durumlar ve anlık kararlar gerektirebilen yoğun bir alandır. Bir kaptan pilotun, yardımcı pilotun, hava trafik kontrolörünün (ATC) veya kabin ekibinin raporlarını veya sorularını tam olarak dinlemeden, aceleyle yanıt vermesi veya eyleme geçmesi, kritik bilgilerin gözden kaçmasına veya yanlış yorumlanmasına neden olabilir. Örneğin, yardımcı pilotun teknik bir sorunu bildirirken tüm detayları vermeden kaptanın hemen bir çözüm önermeye çalışması, sorunun kök nedeninin anlaşılmamasına ve potansiyel bir uçuş emniyeti riskine yol açabilir. Uçuş emniyetini sağlamak için, kaptan pilotların acelecilikten kaçınarak, gelen mesajı ve konuşmacının amacını tam olarak anlamaya odaklanmaları ve ancak bu anlama gerçekleştikten sonra yanıt vermeleri esastır. 2. Savunmacılık (Defensiveness) Savunmacılık, liderlerin olumsuz geri bildirimlerden veya zorlu konuşmalardan kaçınma eğilimi olarak tanımlanır. Bu durum, çalışanların seslerinin duyulmadığını hissetmelerine ve değerli bilgilerin paylaşılmamasına neden olabilir. Google'ın eski İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Laszlo Bock 'un belirttiği gibi, şirket liderleri genellikle "her şeyi bilmeleri" gerektiği inancıyla hareket eder ve bu da eleştirel sorular sormayı veya hataları kabul etmeyi zorlaştırır. Savunmacılığın üstesinden gelmek, olumsuz duyguları yönetmek ve başkalarının bakış açısını düşünmekle mümkündür. Kaptan Pilotlar İçin Değerlendirme:   Kaptan pilotların, yardımcı pilot veya kabin ekibinden gelen eleştirel geri bildirimlere veya potansiyel sorunlara karşı savunmacı bir tutum sergilemesi, mürettebat arasında "psikolojik güvenlik" ortamını zedeleyebilir. Bir yardımcı pilotun kaptanın bir kararıyla ilgili endişelerini dile getirmesi veya alternatif bir yaklaşım önermesi durumunda, kaptanın savunmacı bir tavır sergilemesi, gelecekteki durumlarda bu tür önemli bilgilerin paylaşılmasını engelleyebilir. Bu durum, yanlış kararlar alınmasına ve uçuş emniyetinin tehlikeye girmesine yol açabilir. Kaptan pilotların, eleştirel geri bildirimlere açık olmaları, farklı görüşleri teşvik etmeleri ve mürettebat üyelerinin endişelerini dile getirebilecekleri güvenli bir ortam sağlamaları, proaktif uçuş emniyeti yönetimi için kritik öneme sahiptir . 3. Görünmezlik (Invisibility) "Görünmezlik", liderlerin fiziksel veya duygusal olarak ekiplerinden kopuk olmaları ve onların endişelerini yeterince dinlememeleridir. Bu durum, çalışanların kendilerini duyulmamış ve bağlantısız hissetmelerine neden olur. Google 'ın toplantılarının zamanla daha az resmi hale gelmesi ve bazı toplantıların çok kalabalık olması, liderlerin her bir çalışanla etkileşim kurmasını zorlaştırmıştır. Aktif dinleme, sadece sözel ifadelerle değil, aynı zamanda göz teması, beden dili ve ses tonu gibi sözel olmayan ipuçlarıyla da desteklenmelidir. Kaptan Pilotlar İçin Değerlendirme:   Bir kaptan pilotun, kokpit içinde veya uçuş öncesi/sonrası brifinglerde yardımcı pilot ve kabin ekibi için "görünmez" veya "ulaşılamaz" olması, ekip içi iletişimi ciddi şekilde olumsuz etkileyebilir. Kaptanın, yardımcı pilotun veya diğer mürettebat üyelerinin göz teması kurma, beden dili veya ses tonu gibi sözel olmayan ipuçlarını yakalamaması veya bu ipuçlarına yanıt vermemesi, onların önemli bir mesajı iletme çabasını görmezden geldiği algısını yaratabilir. Bu durum, özellikle acil durum senaryolarında, hayati bilgilerin etkin bir şekilde aktarılmasını engelleyebilir ve uçuş emniyetini riske atabilir. Kaptan pilotlar, mürettebat üyeleriyle aktif olarak etkileşim kurmalı, sözel ve sözel olmayan ipuçlarına dikkat etmeli ve her zaman erişilebilir oldukları mesajını vermelidir . 4. Yorgunluk (Exhaustion) Yorgunluk, liderlerin fiziksel veya duygusal olarak tükenmiş olmaları durumunda dinleme kapasitelerinin azalmasına yol açan gizli bir katildir. Christopher Rosen ve meslektaşları tarafından yapılan araştırmalar, yöneticilerin dinleme becerilerinin zamanla yıpranabileceğini ve uyarıları yanlış yorumlama olasılıklarının artabileceğini göstermektedir. Enerjiyi yönetmek ve tükenmişliğin dinleme becerilerini nasıl etkilediğini anlamak önemlidir. Kaptan Pilotlar İçin Değerlendirme:   Sivil havacılıkta yorgunluk, uçuş emniyetini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Uzun uçuş saatleri, jet lag ve düzensiz çalışma programları nedeniyle kaptan pilotların fiziksel ve zihinsel olarak yorgun düşmeleri sıkça karşılaşılan bir durumdur. Yorgun bir kaptan pilotun dinleme becerileri önemli ölçüde azalır; bu, ATC yönergelerini, yardımcı pilotun gözlemlerini veya sistem uyarılarını doğru bir şekilde algılama ve yorumlama yeteneğini olumsuz etkiler. Bu tür bir durumda, kritik bilgilerin yanlış anlaşılması veya gözden kaçırılması, ciddi uçuş emniyeti ihlallerine yol açabilir. Kaptan pilotların kendi yorgunluk seviyelerini fark etmeleri, dinlenme sürelerine dikkat etmeleri ve gerektiğinde yorgunluğun dinleme kapasitelerini nasıl etkilediğini bilmeleri, uçuş emniyetini korumak için hayati öneme sahiptir . 5. Tepkisizlik (Inaction) Tepkisizlik, liderlerin mesajları dinlemesine rağmen, bu mesajlara uygun bir şekilde yanıt vermemesi veya harekete geçmemesidir. Bu durum, çalışanların girdilerinin önemsiz olduğu hissini yaratır ve hayal kırıklığına yol açar. Google 'ın taciz şikayetlerini ele alış biçimi, bu tür bir hareketsizliğin olumsuz sonuçlarına bir örnek olarak verilmiştir; liderlik, şikayetleri dinlemiş ancak yeterince hızlı ve etkili bir şekilde harekete geçmemiştir. Dinleme, bir çabanın başlangıcıdır ve bilginin değerlendirilmesini, eylem adımlarının belirlenmesini ve gerekirse iletişimin devamını gerektirir. Kaptan Pilotlar İçin Değerlendirme:   Kaptan pilotların, yardımcı pilot, kabin ekibi veya yer ekibinden gelen önemli bilgileri dinledikten sonra harekete geçmemesi veya gecikmeli tepki vermesi, operasyonel riskleri artırabilir. Örneğin, yardımcı pilotun belirli bir sistem arızasını veya hava durumu değişikliğini bildirmesine rağmen kaptanın durumu göz ardı etmesi veya bir eylem planı oluşturmaması, potansiyel olarak ciddi bir uçuş emniyeti sorununa yol açabilir. Mürettebat üyeleri, seslerinin duyulduğunu ancak ciddiye alınmadığını hissettiklerinde, gelecekteki kritik bilgileri paylaşmaktan çekinebilirler. Kaptan pilotların, alınan tüm bilgileri değerlendirmesi, uygun eylemleri belirlemesi ve bu eylemleri zamanında ve şeffaf bir şekilde uygulaması, mürettebatın güvenini kazanmak ve uçuş emniyetini sürdürmek için elzemdir . Sonuç Etkili dinleme, sivil havacılıkta kaptan pilotlar için sadece bir beceri değil, aynı zamanda uçuş emniyetinin temel bir direğidir . Acele, savunmacılık, görünmezlik, yorgunluk ve tepkisizlik gibi yaygın dinleme hatalarından kaçınmak, kokpit ekibi içinde şeffaf, güvene dayalı ve etkili bir iletişim ortamı yaratır. Kaptan pilotların, mürettebat üyelerinden gelen her türlü bilgiyi dikkatle dinlemesi, anlaması ve uygun şekilde yanıt vermesi veya harekete geçmesi, hem operasyonel mükemmelliği hem de en önemlisi yolcuların ve ekibin emniyetini garanti altına alır. Bu beş hatayı tanımak ve aktif dinleme stratejilerini uygulamak, kaptan pilotların liderlik rollerini daha etkin bir şekilde yerine getirmelerini ve gökyüzündeki herkes için daha güvenli bir ortam sağlamalarını sağlayacaktır.

  • Çok Kültürlü Uçuş Ekiplerinde Liderlik ve Uçuş Emniyeti

    Bu yazı, Harvard Business Review dergisinin Mayıs-Haziran 2025 sayısında yayımlanan David Livermore'un "Küresel Ekipler" ile "Çok Kültürlü Yönetim" konularına odaklanan bir yazıdan alınan bilgiler ışığında hazırlanmıştır. Günümüz sivil havacılığında, uçuş ekipleri giderek artan bir şekilde farklı kültürel geçmişlere sahip bireylerden oluşmaktadır. Bu durum, kokpit içi iletişimin etkinliği, karar alma süreçlerinin sağlamlığı ve genel uçuş emniyetinin  sağlanması açısından hem önemli zorluklar hem de değerli fırsatlar sunmaktadır. Kaptan pilotlar için, bu çok kültürlü ortamı etkin bir şekilde yönetmek, hem operasyonel verimliliği hem de uçuş emniyetini  en üst düzeye çıkarmak için kritik bir yetkinlik haline gelmiştir. Çok Kültürlü Uçuş Ekiplerinde Karşılaşılan Zorluklar Çok kültürlü uçuş ekiplerinde, iletişim ve etkileşim süreçleri, bireylerin kültürel geçmişlerinden derinlemesine etkilenir. Kaynaklar, farklı kültürel kökenlerden gelen ekip üyeleri arasında yanlış anlaşılmaların , sözlü olmayan ipuçlarının farklı yorumlanmasının ve kültürel normların doğrudan veya dolaylı iletişim tarzlarını etkilemesinin yaygın olduğunu belirtmektedir. Örneğin, bazı kültürlerde doğrudan geri bildirim vermek veya bir konuda açıkça itiraz etmek uygunsuz veya rahatsız edici bulunabilirken, diğer kültürlerde bu beklenen ve hatta teşvik edilen bir davranış olabilir. Bu durum, özellikle emniyet açısından kritik konularda, bir yardımcı pilotun  veya diğer ekip üyelerinin potansiyel endişelerini veya farklı bir bakış açısını dile getirmesini zorlaştırabilir. Çok kültürlü ortamlarda Psikolojik Güvenlik daha da önem kazanmaktadır. (yani, insanların hata yapmaktan veya fikirlerini dile getirmekten korkmadan kendilerini güvende hissetmeleri). Psikolojik Güvenliğin düşük olduğu ekiplerde, hataları kabul etme, yardım isteme veya sorunları açıkça tartışma istekliliği daha azdır. Bu durum, havacılık gibi hata toleransının neredeyse hiç olmadığı sektörlerde ciddi uçuş emniyeti riskleri oluşturabilir. Örneğin, Güney Asya kültürlerinden gelen ekip üyeleri, fikir ayrılıklarını açıkça ifade etmekte rahat olsalar da, kişisel olarak eleştirilmekten kaçınma eğiliminde olabilirler. Kolektivist kültürlerde ise, başkalarını kırmaktan kaçınmak hayati önem taşır. Bu, bir yardımcı pilotun , kaptan pilotun kararına katılmasa bile bunu dile getirmekte tereddüt etmesine neden olabilir. Diğer bir zorluk ise Ortak Bilgi Yanılgısı  olarak adlandırılır; ekip üyeleri, ilgili bilgilerin herkes tarafından bilindiğini varsayabilir, bu da önemli bilgilerin paylaşılmamasına yol açabilir. Ayrıca, ana dili İngilizce olmayan ekip üyelerinin fikirlerini veya endişelerini paylaşmaktan çekinebildiği de belirtilmiştir. Araştırmalar, farklı kültürel kökenlerin, ekip üyelerinde anksiyeteye yol açarak bilgi paylaşımını ve iletişimi azaltabileceğini de göstermektedir. Emniyet ve Performans İçin Çözüm Yolları  Kaptan pilotların bu zorlukların üstesinden gelerek uçuş emniyetini  ve ekip performansını en üst düzeye çıkarmaları için çeşitli etkili stratejiler bulunmaktadır: 1. Psikolojik Güvenliği Geliştirmek: Empati ve Alçakgönüllülük:  Kaptan pilotlar, empatik ve alçakgönüllü bir yaklaşımla , tüm ekip üyelerinin, özellikle yardımcı pilotların , fikirlerini ve endişelerini rahatça paylaşabileceği bir ortam yaratmalıdır. Kaptan pilotun kendisinin de yardım istemesi veya geri bildirim talep etmesi, ekibin bunu yapmasını kolaylaştırır. Açık İletişimi Teşvik Etmek:  Hata yapmaktan veya soru sormaktan çekinmeyen, kendilerini güvende hisseden bir ortam oluşturulması esastır. Psikolojik Güvenliğin yüksek olduğu ekiplerin daha fazla fikir ürettiği  ve daha iyi finansal sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir. Geri Bildirim Kültürü:  Özellikle kaptan pilotun, ekip üyelerinden geri bildirim istemesi ve buna açık olması , ekip içinde güveni ve uçuş emniyetini  artırır. Kendi hatalarını açıkça kabul eden liderler, ekibin güvenini de artırır. 2. Liderlik ve Yönetim Stratejileri: Liderlik Tarzını Uyarlamak:  Kaptan pilotlar, kültürel farklılıkları göz önünde bulundurarak liderlik tarzlarını uyarlamalıdır . Bu, örneğin, bazı kültürlerde daha direkt bir iletişim ve karar alma yaklaşımı gerektirebilirken, diğerlerinde ise daha dolaylı veya katılımcı bir yaklaşım benimsemeyi gerektirebilir. Perspektif Alma ve Anlama:  Başkalarının bakış açılarını anlama yeteneği ( perspektif alma ), kültürel farklılıkların yanlış yorumlanmasını engellemek için kritik öneme sahiptir. Empati ve alçakgönüllülük, ekip üyelerinin duygularını ve motivasyonlarını anlamalarına yardımcı olur ve bilişsel esnekliği artırır. Görevi Kişiselden Ayırma:  Kaptan pilotlar, sorunlarla veya fikirlerle anlaşmazlık yaşadıklarında, kişiye değil, göreve veya fikre odaklanmaları  önemlidir. Bu, özellikle çatışma durumlarında kişiselleşmeyi önler ve ekip içindeki saygıyı korur. Ortak Hedeflere Odaklanma:  Ekibin ortak görevi ve hedefleri üzerine odaklanmak , bireysel kültürel farklılıkların veya potansiyel anlaşmazlıkların önüne geçebilir, ekip uyumunu güçlendirir. 3. Kültürel Zeka ve Eğitimin Rolü: Kültürel Zeka Eğitimi:  Ekip üyelerine, özellikle de kaptan pilotlara, kültürel zeka eğitimi  vermek, kültürel ipuçlarını yorumlama, dolaylı ve dolaysız iletişim stillerini anlama ve farklı kültürlerdeki güç dinamiklerini yönetme becerilerini geliştirir. Bu, özellikle yardımcı pilotlar  ve diğer ekip üyeleriyle daha etkili etkileşim kurmalarını sağlar. İletişim Becerilerini Geliştirmek:  Yöneticilerin, özellikle rahatsız edici konuları dile getirmekte zorlanan çalışanları desteklemek için gerekli araçlar ve becerilerle donatılması önemlidir. 4. Şeffaflık ve Güven İnşası: Şeffaf İletişim:  Güven, şeffaflıkla doğrudan ilişkilidir . Kaptan pilotların açık ve şeffaf bir iletişim benimsemesi, ekip içinde güvenin oluşmasını sağlar. Ancak, bazı kültürel bağlamlarda şeffaflık beklentisinin farklı olabileceği unutulmamalıdır. Hataları Kabul Etme:  Kaptan pilotların kendi hatalarını açıkça kabul etmeleri , ekibin güvenini artırır ve diğer üyelerin de hatalarını bildirme veya sorunları dile getirme cesaretini güçlendirir. Empati, Alçakgönüllülük ve Bilişsel Esneklik:  Bu nitelikler, liderlerin kültürel farklılıkları yönetme ve güven inşa etme kapasitesini artırır. Sonuç  Çok kültürlü uçuş ekiplerinde görev yapan kaptan pilotlar için, kültürel farklılıkları anlamak ve etkin bir şekilde yönetmek, uçuş emniyeti ve operasyonel başarı için hayati önem taşımaktadır. Kokpitte Psikolojik Güvenliğin oluşturulması, kültürel zeka ve empatiye dayalı liderlik, şeffaf iletişim ve sürekli öğrenme, bu karmaşık ancak zengin ortamda başarılı olmanın anahtarlarıdır. Kaptan pilotlar, bu stratejileri uygulayarak, her bir ekip üyesinin potansiyelini maksimize eden, hataların açıkça konuşulabildiği ve uçuş emniyetinin her zaman öncelikli olduğu bir kokpit ortamı yaratabilirler. Bu yaklaşım, sadece uçuş emniyetini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda ekip içi uyumu, verimliliği ve performansı da önemli ölçüde geliştirecektir.

  • Şirketler için Psikolojik Güvenlik Eğitimi

    Bugünün rekabetçi iş dünyasında, şirketlerin en değerli varlığı çalışanlarıdır. Ancak, çalışanların tam potansiyellerini ortaya koyabilmeleri, yenilikçi fikirler üretebilmeleri ve risk alabilmeleri için kendilerini güvende hissetmeleri gerekir. İşte bu noktada psikolojik güvenlik kavramı büyük önem taşır. "Şirketler için Psikolojik Güvenlik"  eğitimi, kurum kültürünüzde güven ve açıklığı teşvik ederek, çalışanların hata yapmaktan korkmadığı, fikirlerini özgürce paylaşabildiği ve her birinin değerli hissettiği bir ortam yaratmanızı sağlar. Bu eğitim, şirketinizde daha iyi bir iş birliği, artan çalışan bağlılığı ve sürdürülebilir bir başarı sağlamayı hedefler. Sonuç olarak, psikolojik güvenliği yüksek şirketler, değişime daha hızlı adapte olur, çalışan memnuniyetini artırır ve sektörde bir adım öne çıkar.

  • Yöneticiler için Psikolojik Güvenlik Eğitimi

    Liderlik, yüksek performanslı ve yenilikçi ekipler yaratmak için ekibin her bir üyesinin kendisini güvende hissetmesi ve risk alabilmesidir. Bu da ancak, yöneticilerin ekiplerinde psikolojik güvenliği tesis etmesiyle mümkündür. Bu eğitim, yöneticilere, çalışanların hata yapmaktan korkmadığı, fikirlerini çekinmeden dile getirebildiği ve potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koyabildiği bir ortam yaratma becerilerini kazandırır. "Yöneticiler için Psikolojik Güvenlik" eğitimi, yöneticilerin ekiplerinde güven inşa etmelerine, şeffaf iletişim kurmalarına ve empati odaklı bir liderlik sergilemelerine yardımcı olarak, çalışan bağlılığını ve şirket başarısını artırmayı hedefler. Bilgi için:  info@anahtaregitim.com

  • İş Yerinde Psikolojik Güvenlik – Yanlış Anlamalar ve Gerçekler

    Harvard Business Review Dergisi'nin Mayıs-Haziran 2025  sayısında yayımlanan, Amy C. Edmondson (Harvard Business School Profesörü)  ve Michaela J. Kerrissey (Harvard T.H. Chan School of Public Health Doç.Dr.)  tarafından kaleme alınan "What People Get Wrong About Psychological Safety"  başlıklı makale konu ile ilgili çok önemli konuların altını çiziyor. Yazarların görüşlerini özetlemeye çalışacağım. İş dünyasında giderek daha fazla konuşulan bir kavram olan Psikolojik Güvenlik , ekiplerin ve organizasyonların başarısı için kritik öneme sahiptir. Ancak bu önemli kavram hakkında birçok yanlış anlama bulunmaktadır. Önce kısa bir hatırlatmayla başlayalım. Psikolojik güvenlik tam olarak nedir ve iş yerinde neden bu kadar hayati bir role sahiptir? Psikolojik Güvenlik Nedir? Psikolojik güvenlik, soru sormanın ve hata yapmanın getirdiği riskleri almaktan çekinmediği bir ortamı ifade eder. Kısacası, insanların fikirlerini, sorularını, endişelerini veya hatalarını dile getirmekten dolayı cezalandırılmayacaklarına veya aşağılanmayacaklarına dair ortak bir inançtır . Bu, kişinin iş yerinde kendisi olmaktan ve tam potansiyeliyle katkıda bulunmaktan güvende hissetmesidir. Psikolojik Güvenlik Hakkındaki Yaygın Yanlış Anlamalar Yazarlar tarafından belirtilen altı yaygın yanlış anlama: Yanlış Anlama 1: Psikolojik Güvenlik Nazik Olmak Demektir Psikolojik güvenlik, nazik veya uysal olmak anlamına gelmez . Aksine, zorlu bir konuşma sırasında bile doğrudan, samimi ve dürüst olmayı gerektirir . Amacı, açık ve yapıcı bir iletişim ortamı sağlamaktır. Yanlış Anlama 2: Psikolojik Güvenlik Herkesin İstediğini Alması Demektir Bu, herkesin kendi dediğini yaptırması anlamına gelmez . Psikolojik güvenlik, zorlu diyaloglara girmeye istekli olmayı ve farklı bakış açılarını dinlemeyi içerir. Yanlış Anlama 3: Psikolojik Güvenlik İş Güvencesi Demektir Psikolojik güvenlik, iş güvencesinin bir garantisi değildir . Hataların bildirilmesini ve geri bildirimlerin samimiyetle verilmesini teşvik ederek, performansı gözden geçirme fırsatları sunar. Aslında, bir yönetici başlangıçta psikolojik güvenliğin kalitesiz kararları ortaya çıkaracağından endişelenmiş, ancak tam tersine daha iyi kararlara yol açtığını görmüştür. Yanlış Anlama 4: Psikolojik Güvenlik Performanstan Ödün Vermeyi Gerektirir Tam aksine, özellikle dinamik ve belirsiz ortamlarda, psikolojik güvenlik performansın bir ön koşuludur . Hızlı hata düzeltmelerine ve sürekli öğrenmeye olanak tanır, bu da daha iyi sonuçlar getirir. Yanlış Anlama 5: Psikolojik Güvenlik Bir Politika Kuralıdır Psikolojik güvenlik, yalnızca bir politika olarak dayatılabilecek bir şey değildir . Liderlerin teşvik ettiği, bir ekibin kültürünün doğal bir özelliğidir. Aktif dinleme, katılımı davet etme ve fikirlere yapıcı yanıt verme gibi liderlik davranışlarını gerektirir. Yanlış Anlama 6: Psikolojik Güvenlik Evrensel Bir Özelliktir Bu, bireylerin sabit bir özelliği değildir; ekip etkileşimlerinin dinamik bir özelliğidir . Liderler, kendi kırılganlıklarını ve meraklarını göstererek, başkalarının da aynısını yapması için güvenli bir ortam yaratmalıdır. Neden Önemlidir? Psikolojik Güvenliğin Faydaları Psikolojik güvenlik, kuruluşlar için bir dizi önemli fayda sağlar: Karar Alma ve Performansı İyileştirir : Daha iyi kararlar alınmasına ve genel performansın artmasına yardımcı olur. Öğrenmeyi ve İnovasyonu Teşvik Eder : Çalışanların risk almaktan çekinmemesi, yeni fikirlerin ortaya çıkmasını ve sürekli öğrenmeyi sağlar. Samimiyet ve Dürüst Geri Bildirim Ortamı Yaratır : Açık ve dürüst iletişimi teşvik eder. Hızlı Hata Düzeltme : Hataların hızla tespit edilip düzeltilmesine olanak tanır. Belirsiz Ortamlarda Başarı İçin Kritik : Dinamik ve belirsiz bir dünyada başarı için vazgeçilmezdir. Psikolojik Güvenlik Nasıl Oluşturulur? Psikolojik güvenliği inşa etmek, sürekli bir çaba gerektirir ve liderlerin aktif rol almasıyla mümkündür: Ortak Bir Anlayış Oluşturun : Psikolojik güvenliğin, insanların rahatça konuşabildiği ve tam katkı sağlayabildiği bir ortam olduğunu açıkça belirtin. "Ne" Soruları Sorun : Liderler, "Ne konuşmak istiyoruz?" veya "Aklınızda ne var?" gibi sorular sorarak farklı bakış açılarını teşvik etmelidir. Aktif Dinleme ve Sorgulama : Yargılamadan, merakla dinleyin ve yanıt verin. Başkalarının söylediklerine gerçekten ilgi gösterin. İşi Bir Öğrenme Problemi Olarak Çerçeveleyin : İşi bir "yürütme" sorunundan ziyade bir "öğrenme" problemi olarak görün. Bu, soru sormayı ve hata yapmayı doğal hale getirir. Kırılganlık ve Merakı Modelleyin : Liderler, kendi hatalarını ve meraklarını göstererek, başkalarının da aynısını yapması için güvenli bir alan yaratmalıdır. Katkılara Değer Verin : Bireylerin fikirlerini ve katkılarını, mevcut fikirleri sorgulasa bile takdir edin ve değer verin. Hataları Yapıcı Şekilde Ele Alın : Hataları suçlama yerine öğrenme fırsatı olarak kullanın. "Yüksek Kaliteli Sohbeti" Teşvik Edin : Samimiyet, sorgulama ve karşılıklı saygıya dayalı diyalogları teşvik edin. Psikolojik Güvenlik, sadece bir moda terimi değil, aynı zamanda çağdaş iş yerlerinin ve yenilikçi organizasyonların temel taşıdır. Liderler ve ekipler, bu kavramı doğru anlayarak ve uygulayarak daha dirençli, yenilikçi ve başarılı bir iş kültürü inşa edebilirler.

  • Kararlar İmparatorluklar Kurar, Kararlar Yıkar: Liderler İçin 7 Karar Verme Tarzı

    Tarih boyunca büyük liderlerin yükselişi ve çöküşü tek bir ortak noktada birleşir: kararlar. Kararlar imparatorluklar kurar. Kararlar onları yerle bir eder. Bir liderin başarısı yalnızca vizyonuna değil, o vizyonu hayata geçirme biçimine—yani karar alma tarzına—bağlıdır. Her durum aynı yaklaşımı gerektirmez. En etkili liderler, karar verme tarzlarını duruma göre değiştirebilenlerdir. İşte her liderin mutlaka anlaması gereken 7 karar verme tarzı: 1️⃣ Rasyonel – Mantık ve Gerçekler Mantık ve kanıt temelli kararlar, özellikle teknik ve veriye dayalı alanlarda vazgeçilmezdir. Nasıl uygulanır: Kararları somut verilere dayandır Varsayımları sorgula Duygusal etkilerden arınmış düşün 2️⃣ Analitik – Artıları ve Eksileri Tartmak Detaylı analizle riskleri ve faydaları değerlendirmek, stratejik planlamada kritik rol oynar. Nasıl uygulanır: Sorunu parçalara ayır Alternatifleri karşılaştır Riskleri önceden belirle 3️⃣ Sezgisel – İçgüdüye Güvenmek Deneyimle şekillenen içgüdüler, özellikle zaman baskısı altında güçlü bir rehber olabilir. Nasıl uygulanır: Geçmiş deneyimlere kulak ver Kalıpları tanı İç sesini dinle 4️⃣ Kavramsal – Büyük Resmi Görmek Uzun vadeli etkileri ve farklı bakış açılarını hesaba katmak, vizyoner liderliğin temelidir. Nasıl uygulanır: “Ya şöyle olursa?” sorularını sor Farklı perspektifleri değerlendir Sadece bugünü değil, yarını da düşün 5️⃣ Yaratıcı – Özgün ve Taze Çözümler Yenilikçi fikirler, özellikle kriz anlarında ezber bozan çözümler sunar. Nasıl uygulanır: Hayal gücünü serbest bırak Alışılmışın dışına çık Farklı senaryolar üret 6️⃣ Risk Alan – Belirsizlikte Cesurca Hareket Etmek Bazı kararlar cesaret ister. Belirsizlik içinde adım atmak, liderliği test eden anlardır. Nasıl uygulanır: Belirsizliği kucakla Cesur adımlar atmaktan çekinme Hatalardan öğren 7️⃣ Duygusal – Hislerle Yönlendirilmek Empati ve duygusal zekâ, özellikle insan odaklı kararlar için vazgeçilmezdir. Nasıl uygulanır: Duygularını dinle Başkalarının hislerini göz önünde bulundur Kalbinin sesini takip et Sonuç: Tarz Değil, Uyum Kazandırır En iyi liderler tek bir tarzda takılı kalmaz. Duruma göre geçiş yapar, gerektiğinde analitik düşünür, gerektiğinde sezgilerine güvenir. Bir kriz anında içgüdüyle hareket etmek gerekebilirken, bir strateji toplantısında analitik yaklaşım şarttır. Yaratıcılık inovasyonu doğurur, duygusallık ise insanları kazanır. Karar verme bir sanattır. Ve bu sanatın ustaları, hangi fırçayı ne zaman kullanacaklarını bilenlerdir. İstersen bu makaleyi havacılıkta kokpit karar süreçlerine uyarlayabiliriz ya da liderlik eğitimlerinde kullanabileceğin bir sunum haline getirebiliriz. Hangisi seni daha çok heyecanlandırır?

  • Beyaz köpekbalığı olmayın. Biz bir takımız, yunus olmalıyız.

    Bu motto, takım çalışması ve liderlik eğitimlerinde sıkça kullanılan çok anlamlı ve güçlü bir benzetme. Benzetme, iki farklı deniz canlısının doğasını ve davranışlarını karşılaştırır: 1. Beyaz Köpekbalığı (Olunmaması Gereken): Bireyci Avcıdır: Genellikle yalnız avlanır. Takım halinde çalışmaz. Agresif ve Yırtıcıdır: Amacına ulaşmak için saldırgandır, rakibini (avını) ezer geçer. Rekabetçidir: Onun için önemli olan kazanmak ve kendisinin beslenmesidir. Başkalarının varlığı bir tehdittir. Sessiz ve Sinsidir: İletişim kurmaz, bekler ve ani saldırır. Ekip İçinde "Köpekbalığı" Davranışı: Ben bilirimci, kibirli tavırlar. İşi tek başına halletmeye çalışmak, bilgiyi paylaşmamak. Hata yapan bir takım arkadaşını eleştirmek ve onu "av" gibi görerek zayıf halka ilan etmek. Sadece kendi başarısını ve çıkarını düşünmek. 2. Yunus (Olunması İstenen): Sosyal ve İşbirlikçidir: Sürüler halinde yaşar ve avlanır. Güçlü bir takım olmanın faydasını bilir. Akıllı ve Uyumludur: Problemleri birlikte çözer, birbirleriyle iletişim kurar ve koordineli hareket ederler. Destekleyicidir: Yaralı veya hasta bir yunusu sürünün diğer üyeleri yüzeye taşıyıp nefes almasına yardım eder. Takım arkadaşlarını korur ve kollar. Oyunbaz ve Pozitiftir: Çalışırken bir yandan da uyum ve eğlence içindedirler. Ekip İçinde "Yunus" Davranışı: Takım arkadaşlarına yardım etmek, bilgi ve deneyimi paylaşmak. Hataları bir suçlama fırsatı değil, birlikte öğrenme fırsatı olarak görmek. Birbirini dinlemek, iletişim halinde olmak ve koordineli çalışmak. Takımın başarısını kişisel başarının üstünde tutmak. İş yerinde pozitif ve destekleyici bir ortam yaratmak. Sonuç: " Do not be a white shark. We need to be dolphins because we are a team. " "Bu eğitimde ve iş yaşamınızda, bireyci ve acımasız bir rekabet anlayışıyla değil, takım ruhuyla, birbirinizi destekleyerek ve iletişim halinde çalışmanın çok daha verimli ve başarılı olduğunu göreceksiniz. Liderlik, sadece en güçlü olmak değil, ekibinizi en iyi şekilde yönlendirmek ve güçlendirmektir."

  • Çalışma Tarzları ve Kokpitte Psikolojik Güvenlik

    Havacılıkta Transaksiyonel Analiz Çalışma Tarzları: Türk Sivil Havacılığında Bir Çalışma Ayça MUMKULE ERŞİPAL & Eray BECEREN – Anahtar Eğitim Psikolojik güvenlik, bir takım üyesinin, itibarına zarar gelme korkusu olmadan fikirlerini, endişelerini, hatalarını veya bilgi eksikliklerini açıkça ifade edebileceğine inandığı bir ortamı ifade eder. Kokpit’te psikolojik güvenlik, first officer'ın (ikinci pilot) kaptan pilota bir hatasını gösterebilmesi veya herhangi birinin "emin değilim" veya "bir sorun olduğunu düşünüyorum" diyebilmesi anlamına gelir. Psikolojik güvenlik bu hâliyle, uçuş emniyetinin önemli bir parçasıdır. Her bir çalışma tarzının psikolojik güvenlik üzerindeki olası etkileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:   1. Yüksek "Mükemmel Ol" (Be Perfect) Puanları Potansiyel Risk: Bu tarz, hatayı kabul etmeyi zorlaştırabilir. Yüksek puanlı bir pilot, özellikle kaptan pilot konumundaysa, bir hatasının ortaya çıkmasını kişisel bir başarısızlık olarak görebilir. Bu durum, first officer'ın "Kaptanım, şu prosedürü atlamış olabilir misiniz?" demesini son derece zorlaştırır. Kaptanın mükemmeliyetçi tavrı, ekibini "sessizliğe zorlayabilir". Potansiyel Güçlü Yön: Doğru yönetildiğinde, mükemmeliyetçilik prosedürlere sıkı sıkıya bağlılık anlamına gelir ve bu da emniyeti artırır. "Prosedürler hataya izin vermez" şeklindeki bir ortak anlayış, hatanın kişiselleştirilmesini azaltarak psikolojik güvenliği destekleyebilir. 2. Çok Yüksek "Başkalarını Memnun Et" (Please Others) Puanları Potansiyel Risk: Bu tarz, psikolojik güvenlik için en büyük potansiyel tehditlerden biridir. Bir first officer, kaptan pilotu üzmemek, onayını kaybetmemek veya "usulsüzlük yapmamak" için tehlikeli bir durumu bildirmekten çekinebilir. Uyumu ve onay almayı emniyetten daha önemli gören bir ekip üyesi, "sessizliği" seçebilir. Bu durum, kaza raporlarında sıklıkla karşılaşılan bir faktördür. Potansiyel Güçlü Yön: Ekip içinde uyum ve saygıyı teşvik eder. "Memnun etme" dürtüsü, kaptan pilotun first officer'ın fikirlerine değer verdiğini hissettirmesine ve onu desteklemesine yardımcı olursa, bu durum pozitif bir geri bildirim döngüsü yaratır. 3. Yüksek "Güçlü Ol" (Be Strong) Puanları Potansiyel Risk: Bu tarz, duygusal bir duvar örer. "Güçlü Ol" tarzını kuvvetli biçimde benimsemiş bir kaptan, yardıma ihtiyacı olduğunu kabul etmekte veya bir belirsizliği itiraf etmekte zorlanır. "Güçlü" bir first officer ise, kendisini aşağıda hissettiği veya emin olmadığı bir konuda konuşmaktan kaçınır. "Yoruldum", "Stresliyim" veya "Bu durumdan emin değilim" demek, güçsüzlük işareti olarak algılanabilir. Bu, kritik bilgilerin gizli kalmasına neden olur. Potansiyel Güçlü Yön: Kriz anlarında soğukkanlılığı ve duruşu korumak için gereklidir. Panik olmaması, ekibin sorunu çözmeye odaklanmasını sağlar. 4. Yüksek "Acele Et" (Hurry Up) Puanları Potansiyel Risk: Acelecilik, iletişimi kesintiye uğratır. “Acele Et” çalışma tarzı tercihi yüksek bir kaptan, first officer'ın herhangi bir endişesini ifade etmesi için yeterli zaman ve alanı tanımayabilir. "Hadi, devam et, vaktimiz yok" tavrı, ikazların göz ardı edilmesine yol açabilir. Prosedürler atlanabilir veya hızlıca geçiştirilebilir. Potansiyel Güçlü Yön: Acil durumlarda hızlı karar verme ve hareket etme kapasitesi sağlar. 5. Yüksek "Çok Çabala" (Try Hard) Puanları Potansiyel Risk: "Yeterli olan" yerine "daha fazlasını yapmaya" odaklanmak, ekibi yorabilir ve asıl önceliklerden saptırabilir. Bir sorun olduğunda, "biraz daha dene" mantığıyla gereksiz risk alınmasına neden olabilir (örneğin, kötü hava koşullarında inmek için ısrar etmek). Potansiyel Güçlü Yön: Zorlu durumlarda pes etmemeyi ve çözüm aramaya devam etmeyi sağlar. Genel Değerlendirme ve Öneriler Bu pilot grubunun profilinde "Başkalarını Memnun Et" ve "Mükemmel Ol" tarzlarının çok yüksek olması, kokpit içi psikolojik güvenlik açısından önemli bir uyarı işaretidir. Sessiz Kalma Riski: Bu kombinasyon, özellikle kıdemsiz first officer'ların, kıdemli ve mükemmeliyetçi bir kaptan karşısında sessiz kalma olasılığını artırır. "Kaptan zaten mükemmel, benim söyleyeceğim şey saçma olabilir ve onu rahatsız eder" düşüncesi yaygın olabilir. Güçlü Olmanın Etkisi: Buna bir de yüksek "Güçlü Ol" puanları eklendiğinde, iletişim kanalları daha da tıkanabilir. Neler Yapılabilir? Farkındalık Eğitimi: Pilotlara, kendi çalışma tarzlarının ekip kaynak yönetimi (CRM) üzerindeki etkileri öğretilmeli. "Başkalarını Memnun Etmenin" bazen "Hayır Demek" veya "İtiraz Etmek" anlamına gelebileceği vurgulanmalı. CRM (Crew Resource Management) Vurgusu:  CRM eğitimleri, bu psikolojik dinamikler üzerine daha fazla odaklanmalı. "Emniyeti temin etmek" ile "kişiyi memnun etmek" arasındaki fark net bir şekilde anlatılmalı. Kurumsal Kültür: Şirket kültürü, "soru sormayı" ve "şüphe duymayı" aktif olarak teşvik etmeli. Kaptan pilotlar, first officer'larından sürekli olarak girdi isteyerek ("Ne düşünüyorsun?", "Bir şey gözden kaçırdık mı?") onlara güvende olduklarını hissettirmeli. Standardize Dil: "Tehlike" ve "risk" bildirmek için standardize edilmiş bir dil kullanımı (örneğin, PACE modeli: Probe, Alert, Challenge, Emergency) teşvik edilmeli. Bu, kişiselliği ve "memnun etmeme" korkusunu ortadan kaldırır. Sonuç: Bu veriler, pilotların teknik olarak ne kadar yetkin olduklarını değil, iş birliği yapma biçimlerinin psikolojik alt yapısını gösterir. Yüksek "Memnun Et" ve "Mükemmel Ol" puanları, yönetilmezse kokpitte psikolojik güvenliği aşındırabilecek güçlü dinamiklerdir. Amacımız, bu içsel dürtülerin farkına vararak, onları uçuş emniyetini destekleyecek şekilde yönetmektir. KAYNAK: Eğitmenler İçin Transaksiyonel Analiz,  Julie Hay, Nobel Akademik Yayıncılık. ********************* Havacılıkta Transaksiyonel Analiz Çalışma Tarzları: Türk Sivil Havacılığında Bir Çalışma Bölüm: Havacılıkta Transaksiyonel Analiz (TA) Çalışma Tarzları Bölüm: Havayolu Pilotlarının “TA Çalışma Tarzları” Bölüm: Çalışma Tarzları ve Kokpitte Psikolojik Güvenlik Bölüm: Öğretmen Pilotlar ve Çalışma Tarzları Bölüm: Uçak Kabin Ekiplerinin Çalışma Tarzları Bölüm: Hava Aracı Bakım Teknisyenleri Çalışma Tarzları - YAKINDA

  • Uçak Kabin Ekiplerinin Çalışma Tarzları

    Havacılıkta Transaksiyonel Analiz Çalışma Tarzları: Türk Sivil Havacılığında Bir Çalışma Ayça MUMKULE ERŞİPAL & Eray BECEREN – Anahtar Eğitim Havacılık operasyonlarında yolcu deneyiminin kalbinde yer alan kabin ekipleri, yalnızca emniyet prosedürlerini uygulamakla kalmaz, aynı zamanda yolcuların konforunu, memnuniyetini ve duygusal ihtiyaçlarını karşılayan kritik bir rol üstlenir. Bu karmaşık görev, ekip üyelerinin hem teknik becerilerini hem de psikolojik dayanıklılıklarını sürekli olarak test eder. Transaksiyonel Analiz (TA) çerçevesinde tanımlanan beş temel çalışma tarzı—Acele Et, Mükemmel Ol, Başkalarını Memnun Et, Çok Çabala, Güçlü Ol—kabin personelinin bu zorlu ortamda nasıl performans sergilediğini, iletişim kurduğunu ve stresi yönettiğini anlamamıza yardımcı olan bir harita sunar.  Kabin içi dinamikler, hiyerarşik yapı (Kabin Amiri, Kontrol Kabin Amiri, Kabin Memuru) ve yolcu etkileşimleri gibi birçok faktörle şekillenir. Bu değerlendirme, 172 kabin personeline ait TA sonuçlarını inceleyerek, sektördeki baskın davranış örüntülerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Amacımız, ekiplerin güçlü yönlerini vurgularken, özellikle yolcu memnuniyeti, emniyet kültürü ve ekip içi iletişim açısından ortaya çıkabilecek risk alanlarını belirlemek ve bu riskleri yönetmeye yönelik öneriler sunmaktır.  İşte kabinlerdeki hizmetin arka planında çalışan bu değerli profesyonellerin psikolojik profiline dair bir analiz… 1. Acele Et (Hurry Up) Değer Aralığı: 4 - 33 Ortalama Puan: ~19.2 Değerlendirme: Ortalama puan nispeten düşüktür. Bu, kabin ekiplerinin genel olarak işlerini planlı ve sistematik bir şekilde yürüttüğünü, acil durumlar dışında aşırı bir telaş içinde olmadığını gösterir. Ancak, 30 ve üzeri puan alan bireyler (33, 31, 30, 30) için potansiyel risk vardır. Yüksek "Acele Et" dürtüsü, özellikle yoğun uçuşlarda servis prosedürlerinin atlanmasına, emniyet kontrollerinde dikkatsizliğe ve ekip içi iletişim hatalarına neden olabilir. 2. Mükemmel Ol (Be Perfect) Değer Aralığı: 14 - 35 Ortalama Puan: ~24.5 Değerlendirme: Ortalama puan anlamlı derecede yüksektir. Bu, kabin ekiplerinin prosedürlere bağlılığını, detaylara önem vermesini ve hizmet kalitesini yüksek tutma eğilimini yansıtır. Özellikle Kabin Amiri ve Kontrol Kabin Amiri rollerinde bu dürtünün daha yüksek olması (35, 33, 32 puanlar), liderlik sorumluluğu ve denetim ihtiyacı ile uyumludur. Ancak aşırı mükemmeliyetçilik, esnek olamama ve ekip üyelerinin küçük hatalarına tahammülsüzlük gösterme riski taşıyabilir. 3. Başkalarını Memnun Et (Please Others) Değer Aralığı: 15 - 40 Ortalama Puan: ~27.3 Değerlendirme: Bu, en yüksek ortalama puana sahip çalışma tarzıdır. Bu sonuç, kabin ekiplerinin rolünün doğasıyla tamamen uyumludur. Yolcuların ihtiyaçlarını karşılama, onlara olumlu bir deneyim yaşatma ve ekip uyumunu koruma beklentisi bu dürtüyü besler. Ancak, bu durum önemli bir riski de beraberinde getirir: Emniyet kuralları ile yolcu istekleri arasında kalma ikilemi. Yüksek puanlı personel, bir yolcuyu memnun etmek uğruna emniyet prosedürlerinden taviz verme veya otoriteyi korumakta zorlanma eğiliminde olabilir. 40 gibi çok yüksek bir puan, bu riskin varlığına işaret eder. 4. Çok Çabala (Try Hard) Değer Aralığı: 15 - 38 Ortalama Puan: ~25.2 Değerlendirme: Yüksek bir ortalamadır. Kabin ekiplerinin işlerine adanmışlığını, zorlu yolcu profilleri ve yoğun uçuş programları karşısında çaba göstermeye istekli olduklarını gösterir. Potansiyel risk, "yeterli olan" yerine "daha fazlasını yapma" baskısıdır. Bu durum, tükenmişliğe yol açabilir veya ekip üyelerinin dinlenme ihtiyacını görmezden gelmelerine neden olabilir. 38 ve 36 gibi çok yüksek puanlar, bu açıdan dikkatle izlenmelidir. 5. Güçlü Ol (Be Strong) Değer Aralığı: 14 - 34 Ortalama Puan: ~22.9 Değerlendirme: Ortalama puan makul seviyededir. Kabin ekiplerinin, zorlu yolcu durumları ve acil durumlar karşısında soğukkanlılıklarını koruyabildiklerini gösterir. Düşük puanlar (14, 15, 16), bazı ekip üyelerinin yardım istemekten veya duygusal zorluklarını paylaşmaktan çekinmediğini gösterir. Bu, psikolojik güvenlik açısından olumludur. Yüksek puanlar (34, 32, 32) ise, bazı personelin duygularını bastırma, stresi içine atma ve yardım talep etmekte zorlanma eğiliminde olduğunu gösterir. Bu durum, uzun vadede tükenmişlik ve iletişim sorunlarına yol açabilir. Rol Bazlı Karşılaştırma ve Sonuçlar Kabin Amiri/Kontrol Kabin Amiri: Bu grupta "Mükemmel Ol" ve "Güçlü Ol" puanları genellikle daha yüksektir. Bu, liderlik rolünün getirdiği sorumluluk ve karar verme baskısı ile uyumludur. Ancak, "Başkalarını Memnun Et" dürtüsünün de yüksek olması, astları ile ilişkilerde sınır koymakta zorlanma riski doğurabilir. Kabin Memuru: Bu grupta puan dağılımı daha geniştir. "Başkalarını Memnun Et" dürtüsünün yüksekliği, rolün doğası gereği beklenen bir sonuçtur. Ancak, düşük "Güçlü Ol" puanlarına sahip bireylerin varlığı, ekip içinde psikolojik güvenlik ve yardımlaşma kültürünün desteklendiğine işaret edebilir. Genel Çıkarım: Kabin ekipleri, yüksek düzeyde "Başkalarını Memnun Et" ve "Mükemmel Ol" dürtüleri ile karakterize edilen bir profile sahiptir. Bu profile, hizmet kalitesi ve prosedürel uyum açısından büyük bir güçtür. Ancak, bu dürtülerin aşırıya kaçması emniyet- memnuniyet ikilemi, tükenmişlik ve iletişim sorunları gibi riskleri de beraberinde getirebilir. Ekip içi psikolojik güvenliği güçlendirmeye yönelik eğitimler ve destek mekanizmaları, bu riskleri yönetmek için hayati öneme sahiptir. KAYNAK: Eğitmenler İçin Transaksiyonel Analiz,  Julie Hay, Nobel Akademik Yayıncılık. ********************* Havacılıkta Transaksiyonel Analiz Çalışma Tarzları: Türk Sivil Havacılığında Bir Çalışma Bölüm: Havacılıkta Transaksiyonel Analiz (TA) Çalışma Tarzları Bölüm: Havayolu Pilotlarının “TA Çalışma Tarzları” Bölüm: Çalışma Tarzları ve Kokpitte Psikolojik Güvenlik Bölüm: Öğretmen Pilotlar ve Çalışma Tarzları Bölüm: Uçak Kabin Ekiplerinin Çalışma Tarzları Bölüm: Hava Aracı Bakım Teknisyenleri Çalışma Tarzları - YAKINDA

  • Havacılıkta Transaksiyonel Analiz (TA) Çalışma Tarzları

    Havacılıkta Transaksiyonel Analiz Çalışma Tarzları: Türk Sivil Havacılığında Bir Çalışma Ayça MUMKULE ERŞİPAL & Eray BECEREN – Anahtar Eğitim Günlük yaşamımızda ve iş hayatımızda sergilediğimiz davranışların derininde, çoğu zaman farkında olmadığımız psikolojik dinamikler yatar. Transaksiyonel Analiz (TA) kuramı, bireyler arasındaki etkileşimleri ve iletişim kalıplarını anlamamıza yardımcı olan güçlü bir araçtır. Bu kuram içinde öne çıkan “çalışma tarzları” veya “sürücüler” (drivers), stres altında veya belirli koşullarda otomatik olarak devreye giren, bizi yönlendiren davranış örüntüleridir.  Beş temel çalışma tarzı - Acele Et, Mükemmel Ol, Başkalarını Memnun Et, Çok Çabala ve Güçlü Ol - hem güçlü yönlerimizi hem de sınırlılıklarımızı şekillendirir. Bu tarzlar, çocukluk döneminde edinilen “koşullu kabul” mesajlarından beslenir ve yetişkinlikte performans, iletişim ve ilişki dinamiklerini derinden etkileyen psikolojik mitlere dönüşebilir. Bu çalışmada, her bir çalışma tarzının temel inançlarını, davranışsal yansımalarını ve hem olumlu hem de aşırıya kaçtığında ortaya çıkabilecek sonuçlarını kısaca ele alacağız. Transaksiyonel Analiz (TA) kuramı içinde yer alan ve "Sürücü" (Driver) olarak da adlandırılan bu 5 çalışma tarzı, kişilerin stres altında veya belirli durumlarda otomatik olarak devreye giren, koşullu davranış kalıplarıdır. Her biri hem olumlu hem de aşırıya kaçtığında olumsuz etkilere sahiptir. 1. Acele Et (Hurry Up) Temel İnanç: "Yeterince hızlı değilim." / "Zamanım yetmeyecek." Davranış Kalıbı: Hızlı konuşma, hızlı hareket etme, bir işi bitirmeden diğerine atlama, dinlenmeye zaman ayırmaktan suçluluk duyma. Olumlu Yönü: Çabuk ve çevik hareket etme, zaman baskısı altında çalışabilme. Aşırıya Kaçtığında: Dikkatsiz hatalar, tükenmişlik, iletişimi kesintiye uğratma. 2. Mükemmel Ol (Be Perfect) Temel İnanç: "Yeterince iyi değilim." / "Hata yapmak kabul edilemez." Davranış Kalıbı: Aşırı detaycılık, prosedürlere sıkı bağlılık, karar vermede yavaşlık, eleştiriye aşırı hassasiyet. Olumlu Yönü: Yüksek kalite standartları, titizlik, hatasız iş çıkarma. Aşırıya Kaçtığında: Mükemmelin biraz altındaki başarıları başarısızlık olarak etiketleme, karar paralizi, esnek olamama. 3. Başkalarını Memnun Et (Please Others) Temel İnanç: "Sevilmek, onaylanmak ve kabul görmek için başkalarını mutlu etmeliyim." Davranış Kalıbı: "Hayır" diyememe, onay arayışı, kendini önde tutmama ve ihtiyaçlarını erteleme, çatışmadan kaçınma. Olumlu Yönü: İş birliği, uyum, empati, takım çalışmasına yatkınlık. Aşırıya Kaçtığında: Sınır çizememe, kendi ihtiyaçlarını görmezden gelme, içtenliksiz davranma. 4. Çok Çabala (Try Hard) Temel İnanç: "Yeterli değilim, bu yüzden daha çok denemeliyim." Davranış Kalıbı: Sonuçtan çok çabaya odaklanma, "dene" ve "daha fazla uğraş" vurgusu yapma, zorlanmaktan keyif alma. Olumlu Yönü: Azim, pes etmeme, zorlu görevlerin üstesinden gelme. Aşırıya Kaçtığında: Verimsizlik, asıl hedefi kaybetme, sürekli "meşgul" hissetme (bu aynı zamanda bir ihtiyaç olarak hissedilebilir). 5. Güçlü Ol (Be Strong) Temel İnanç: "Duygularımı göstermemeliyim." / "Yardım istemek zayıflıktır." Davranış Kalıbı: Duyguları bastırma, zorlukları küçümseme, mesafeli ve mantıklı görünme, yardım kabul etmekte zorlanma. Olumlu Yönü: Kriz anlarında soğukkanlılık, dayanıklılık, duygusal dalgalanmalardan etkilenmeme. Aşırıya Kaçtığında: Duygusal kopukluk, iletişimsizlik, tükenmişlik, yardım istememe, işbirliğinden kaçınma. Bu tarzlar, kişiliğin sabit özellikleri değil, öğrenilmiş davranış kalıplarıdır. Amacımız, hangi tarzların bizde daha baskın olduğunun farkına vararak, onların olumlu yönlerinden faydalanmak ve aşırıya kaçtıklarında bize olumsuz etkilerini yönetmektir. Bu farkındalık hem kişisel hem de profesyonel ilişkilerdeki etkinliği büyük ölçüde artırır. KAYNAK: Eğitmenler İçin Transaksiyonel Analiz,  Julie Hay, Nobel Akademik Yayıncılık. ********************* Havacılıkta Transaksiyonel Analiz Çalışma Tarzları: Türk Sivil Havacılığında Bir Çalışma Bölüm: Havacılıkta Transaksiyonel Analiz (TA) Çalışma Tarzları Bölüm: Havayolu Pilotlarının “TA Çalışma Tarzları” Bölüm: Çalışma Tarzları ve Kokpitte Psikolojik Güvenlik Bölüm: Öğretmen Pilotlar ve Çalışma Tarzları Bölüm: Uçak Kabin Ekiplerinin Çalışma Tarzları Bölüm: Hava Aracı Bakım Teknisyenleri Çalışma Tarzları - YAKINDA

  • Havayolu Pilotlarının “TA Çalışma Tarzları”

    Havacılıkta Transaksiyonel Analiz Çalışma Tarzları: Türk Sivil Havacılığında Bir Çalışma Ayça MUMKULE ERŞİPAL & Eray BECEREN – Anahtar Eğitim Havacılık, teknolojik ilerlemelerle birlikte her geçen gün daha emniyetli hale gelen bir sektör olarak öne çıksa da, insan faktörü bu sistemin en kritik ve dinamik bileşeni olmayı sürdürmektedir. Özellikle kokpit ekibinin performansı, uçuş emniyetini doğrudan etkileyen en önemli unsurdur. Pilotların teknik yeterlilikleri kadar, psikolojik profilleri, stres yönetim becerileri ve birbirleriyle olan iletişim dinamikleri de uçuş operasyonlarının başarısında belirleyici bir rol oynar. Transaksiyonel Analiz (TA) kuramı çerçevesinde şekillenen çalışma tarzları—Acele Et, Mükemmel Ol, Başkalarını Memnun Et, Çok Çabala, Güçlü Ol—pilotların mesleki davranışlarını, karar alma süreçlerini ve ekip içi etkileşimlerini derinden etkileyen psikolojik dinamiklerdir. Bu tarzlar, pilotların yetiştirilme süreçlerinden, mesleki kültürden ve bireysel kişilik özelliklerinden beslenir. Bu yazıda, 369 pilot ile yapılan bir anketin sonuçlarını temel alarak, pilotların TA çalışma tarzları profilini çok boyutlu bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. İlk değerlendirmede, pilotların genel profilindeki baskın tarzlar ortaya konmuş; ikinci analizde, bu tarzların kokpitteki psikolojik güvenlik üzerindeki etkileri irdelenmiş; üçüncü çalışmada ise, bu psikolojik dinamiklerin öğretmen pilot (TRI/LTC) yetkinlikleri açısından nasıl yönetilmesi gerektiği tartışılmıştır. Amacımız, pilotların güçlü yönlerini vurgulamanın yanı sıra, özellikle "Mükemmel Ol" ve "Başkalarını Memnun Et" gibi yaygın tarzların yaratabileceği risklere dikkat çekmek ve bu riskleri azaltmaya yönelik öneriler sunmaktır. Çünkü uçuş emniyeti, yalnızca teknik prosedürlerin bilinmesiyle değil, bu prosedürlerin insan doğasıyla uyumlu bir şekilde uygulanmasıyla mümkün kılınır. İşte, gökyüzündeki hayati rollerin arka planındaki psikolojik desenlere dair bir serüven… 1. Acele Et (Hurry Up) Bu tarz, kişinin sürekli bir acelecilik ve zaman baskısı içinde hissetmesiyle karakterizedir. Çok hızlı konuşabilir, işleri bir an önce bitirmeye çalışabilir ve dinlenmekte zorlanabilir. Değer Aralığı: 3 - 34 Ortalama Puan: ~17.2 Değerlendirme: Ortalama puan nispeten düşük, bu da pilotların genel olarak aşırı bir "acele et" baskısı hissetmediğini gösteriyor. Ancak, 25 ve üzeri puan alan (yüksek baskıya sahip) bir grup pilot bulunmaktadır (Örn: 34, 30, 29, 29, 28). Bu pilotlar, özellikle yüksek tempolu ve zaman kritik durumlarda (örn: acil durum prosedürleri, iniş-kalkışlar) aşırı stres yaşıyor olabilir veya kararlarını gereğinden hızlı verme eğiliminde olabilirler. Düşük puanlar (örn: 3, 4, 5, 6), bu davranış kalıbının bu bireyler için birincil bir motivasyon kaynağı olmadığını gösterir. 2. Mükemmel Ol (Be Perfect) Bu tarz, hata yapmaktan aşırı korkma, en ufak detaylara takılma ve her şeyin kusursuz olması için aşırı çaba gösterme eğilimidir. Titiz planlamayı ve kontrolü severler. Değer Aralığı: 10 - 34 Ortalama Puan: ~24.7 Değerlendirme: Bu, en yüksek ortalama puana sahip çalışma tarzıdır. Bu sonuç, pilotluk mesleğinin doğasıyla son derece uyumludur. Havacılık, prosedürlere, kontrol listelerine ve hatasız çalışmaya mutlak bir bağlılık gerektirir. Yüksek "Mükemmel Ol" puanları, pilotların bu mesleki standardı içselleştirdiğinin bir göstergesi olabilir. 30 ve üzeri puan alan çok sayıda pilot vardır. Bu, ekipteki birçok bireyin detaylara odaklandığını ve yüksek kalite standartlarını koruduğunu gösterir. Ancak aşırıya kaçtığında, karar vermeyi yavaşlatabilir veya kendisine ve ekibine gereksiz stres yaratabilir. 3. Başkalarını Memnun Et (Please Others) Bu tarz, kişinin kendi ihtiyaçlarından önce başkalarının ihtiyaçlarını, onayını ve beğenisini kazanmayı ön planda tutmasını içerir. "Hayır" demekte zorlanabilirler. Değer Aralığı: 14 - 40 Ortalama Puan: ~27.4 Değerlendirme: Bu, mutlak olarak en yüksek ortalama puana sahip çalışma tarzıdır. Bu durum, ekip çalışmasının (pilot ve first officer), kabin ekibiyle koordinasyonun ve en önemlisi yolcuların memnuniyet ve emniyetinin mesleğin merkezinde olmasıyla açıklanabilir. Pilotlar, doğaları gereği "hizmet etmeye" ve "güven vermeye" programlanmışlardır. Ancak, çok yüksek puanlar (35-40), bir pilotun otoritesini korumak veya gerekli talimatları verip hataları işaret etmek yerine uyumlu olmaya çalışması gibi istenmeyen durumlara yol açabilir. Uçuş emniyeti, bazen "memnun etmemeyi" gerektirebilir. 4. Çok Çabala (Try Hard) Bu tarzdaki kişiler sürece, çabaya odaklanır ve sonuçtan çok "denemenin" önemli olduğuna inanır. "Daha çok denemeye" ve "daha fazla çaba göstermeye" vurgu yaparlar. Değer Aralığı: 8 - 38 Ortalama Puan: ~24.3 Değerlendirme: Ortalama puan oldukça yüksektir ve "Mükemmel Ol" ile benzer seviyededir. Bu, pilotların sürekli öğrenmeye, simülatör eğitimlerine ve kendilerini geliştirmeye verdikleri önemi yansıtıyor olabilir. "Yeterince iyi" olmadıklarını düşünerek sürekli daha fazlasını deneyebilirler. En yüksek puan (38) oldukça dikkat çekicidir ve bu bireyin aşırı çaba gösterme konusunda güçlü bir içsel baskı hissettiğini gösterir. Bu, tükenmişliğe yol açabilecek bir durumdur. 5. Güçlü Ol (Be Strong) Bu tarz, duyguları bastırma, zorluklar karşısında dayanıklı ve duygusuz görünme eğilimidir. Zayıf görünmekten kaçınırlar ve duygusal desteğe ihtiyaç duymadıklarını düşünürler. Değer Aralığı: 12 - 32 Ortalama Puan: ~22.1 Değerlendirme: Ortalama puan diğer dört tarza kıyasla nispeten daha düşüktür, ancak yine de anlamlı bir seviyededir. Bu, pilotluk mesleğinin stereotipi ile örtüşür: "Sakin, soğukkanlı ve güçlü". Kriz anlarında paniğe kapılmamak ve duyguları kontrol altında tutmak hayati öneme sahiptir. Ancak, bu tarzın aşırı olması, pilotun kendi stres seviyesini inkâr etmesine, yardım istemekten kaçınmasına (örneğin, yorgunluk veya psikolojik sıkıntı) ve ekip içi iletişimi zayıflatmasına neden olabilir. "Güçlü Ol" takımının uçuş emniyeti için bir risk faktörü olabileceği literatürde tartışılmaktadır. Çünkü bu çalışma tarzı aynı zamanda kişinin ekibinden beklentilerini de içerir. Genel Özet ve Çıkarımlar 1.  Mesleki Uyum:  Pilotların profilinde "Mükemmel Ol" ve "Başkalarını Memnun Et" tarzlarının öne çıkması, mesleğin gereklilikleriyle (prosedürlere bağlılık, emniyet, hizmet) son derece tutarlıdır. 2.  Potansiyel Risk Alanları: Aşırı Mükemmeliyetçilik: Acil durumlarda esnek düşünmeyi engelleyebilir; "mükemmel çözüm" bulana kadar zaman kaybedilebilir. Aşırı Memnun Etme Odağı: Otoriteyi korumayı zorlaştırabilir. Örneğin, hava trafik kontrolünün veya şirket yönetiminin emniyeti riske atan bir talebine "hayır" demekte zorlanılabilir. Aşırı Güçlü Görünme Çabası: Yorgunluk, stres veya psikolojik sorunlar gizlenebilir, bu da eleştirilemezlik yaratıp önemli hatalara yol açabilir (Örn: "Captainitis" - kaptanın hatasına müdahale edememe). 3.  Güçlü Yönler:  Bu profil, rutin operasyonlarda yüksek emnniyet standartlarının, titizliğin ve ekip uyumunun korunmasını sağlayan bir profil olarak görülebilir. 4.  Kişisel Farklılıklar: Ortalamalar genel bir eğilimi gösterirken, bireysel puanlarda çok büyük farklılıklar vardır. Her pilotun kendine özgü bir driver kombinasyonu vardır. Sonuç: Bu veri seti, pilotların mesleklerinin gerektirdiği davranış kalıplarını güçlü bir şekilde içselleştirdiklerini göstermektedir. Kritik nokta, bu güçlü "sürücülerin" olumlu yönlerinden faydalanırken, aşırıya kaçtıklarında oluşturabilecekleri potansiyel risklerin farkında olmak ve bireysel seviyede bu dengenin nasıl kurulduğunu anlamaktır. Bu tür anketler, kişisel farkındalığı artırmak ve ekip içi iletişimi güçlendirmek için değerli bir araçtır. KAYNAK: Eğitmenler İçin Transaksiyonel Analiz,  Julie Hay, Nobel Akademik Yayıncılık. ********************* Havacılıkta Transaksiyonel Analiz Çalışma Tarzları: Türk Sivil Havacılığında Bir Çalışma Bölüm: Havacılıkta Transaksiyonel Analiz (TA) Çalışma Tarzları Bölüm: Havayolu Pilotlarının “TA Çalışma Tarzları” Bölüm: Çalışma Tarzları ve Kokpitte Psikolojik Güvenlik Bölüm: Öğretmen Pilotlar ve Çalışma Tarzları Bölüm: Uçak Kabin Ekiplerinin Çalışma Tarzları Bölüm: Hava Aracı Bakım Teknisyenleri Çalışma Tarzları - YAKINDA

  • OBP - Zor İnsanlarla Başa Çıkmanın Sakin Yolu: Kontrol Sende!

    OBP- Okudum Beğendim Paylaştım. (Sosyal Medyada rastladığım okuyup beğendiğim ve mutlaka kısaca paylaşmalıyım dediklerim.) LinkedIn 'de Justin Mecham  tarafından paylaşılan ve büyük ilgi gören bir gönderi, zorlayıcı kişilerle etkileşim kurarken kendi gücümüzü nasıl koruyacağımıza dair ufuk açıcı bir bakış açısı sunuyor. Mecham, başkalarını kontrol edemeyeceğimizi ancak onların üzerimizdeki gücünü kontrol edebileceğimizi vurgulayarak, bir sonraki gerginlik yaşanmadan önce bir plan yapmanın önemine dikkat çekiyor. Ana Mesaj: Sakin İnsanlar Kazanır! Mecham'ın postunun temelinde, "Bu, daha olgun biri olmakla ilgili değil; daha sakin biri olmakla ilgili. Çünkü sakin insanlar kazanır. Başkalarını kontrol ederek değil, neye izin verdiklerini kontrol ederek" fikri yatıyor. Zor insanlarla başa çıkarken sakinliğinizi ve özgüveninizi kaybetmemek için yedi temel strateji öneriliyor: Bakış Açınızı Genişletin:  Karşıdaki kişinin neden böyle davrandığını anlamaya çalışın, bu durumdan ders çıkarın ve kendi tepkinizi ayarlayın. Destek Arayın:  Güvendiğiniz birinden yardım isteyin; bu yükü tek başınıza taşımayın, gerekirse arabulucu kullanın. Harekete Geçin, Tepki Vermeyin:  Karşı taraf sakin olmasa bile siz sakin kalın, önce düşünün ve asıl sorunu çözmeye odaklanın. Empati Gösterin:  Onların bakış açısından anlamaya çalışın, araya girmeden dinleyin ve nazik bir şekilde yanıt verin. Sınırlar Belirleyin:  Neyin kabul edilebilir olup olmadığını net bir şekilde ifade edin, bu sınırlara sadık kalın ve gerektiğinde uygulayın. Davranışı Anlayın:  Kişiliğe değil, somut eylemlere odaklanın ve sizi neyin rahatsız ettiğini davranış üzerinden dile getirin. Pozitif Kalın:  Onların olumsuzluğuna kapılmayın, kontrol edebildiğiniz şeylere odaklanın ve profesyonel ve sakin kalmaya devam edin. Yorumlardan Gelen Güçlendirmeler: Paylaşımın altındaki yorumlar da bu ana mesajı destekliyor ve derinleştiriyor: Brianna Bentler , "Sakinlik, başkaları kontrolünü kaybettiğinde sizi kontrol altında tutan stratejidir" diyerek sakinliğin stratejik önemine vurgu yapıyor. Jonathan Maharaj , sakin liderliğin pasif olmadığını, aksine "karmaşık etkileşimlerde netliği ve etkiyi koruyan bir strateji" olduğunu belirtiyor. Shushant Lakhyani  ise sakinliği "gerçek bir güç hamlesi" olarak nitelendiriyor. Dennis Berry , "kendi gücünüzü kontrol etmeye odaklanmanın, başkalarını kontrol etmeye çalışmaktan daha önemli olduğunu" ve bu zihniyet değişikliğinin "huzuru ve profesyonelliği sürdürmenin anahtarı" olduğunu ifade ediyor. Ike AFFAM , "Sınırlar, enerjiyi tartışmalardan çok daha iyi korur. Huzur güçtür ve her zaman tonu belirler" diyerek sınırların korunmasının önemine değiniyor. Adam Meadows, MD  ve Jay Mount , sakin kalmanın bir "süper güç" olduğunu ve kimseye duygularımız üzerinde güç vermememiz gerektiğini vurgulayarak, kendi tepkilerimizi kontrol etmenin değerini bir kez daha ortaya koyuyor. Kısacası, Justin Mecham'ın bu değerli paylaşımı ve gelen yorumlar, zor insanlarla başa çıkmak için odağımızı dışarıdan içeriye çevirmemiz gerektiğini  açıkça gösteriyor. Gerçek güç, başkalarını değiştirmeye çalışmakta değil, kendi iç huzurumuzu, sınırlarımızı ve tepkilerimizi kontrol altında tutmaktır.

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page