top of page

QF32 Uçuşunda Kabinde Liderlik

Bu yazı, 4 Kasım 2010 tarihinde Singapur Changi Havalimanı’ndan kalkıştan kısa süre sonra motor patlaması yaşayan Qantas QF32 sefer sayılı Airbus A380 uçuşunda, Kabin Hizmetleri Müdürü (CSM) Michael von Wreath'in sergilediği olağanüstü liderliği ve uçuş emniyetini sağlamak adına aldığı kritik kararları incelemektedir. Podcast bölümlerinde, Uçuşun Kaptanı Richard Crespigny ile Michael von Wreath, bu "siyah kuğu" olayının kabin tarafındaki zorluklarını ele almıştır.


Michael von Wreath: Hazırlıklı Bir Lider

Michael von Wreath (bazı kaynaklarda Michael von Brief olarak da geçer), Almanya doğumlu olup, Lufthansa'da çalıştıktan sonra Avustralya'ya göç etmiş ve Qantas'ta neredeyse 42 yıl hizmet vermiştir. 2010 yılında QF32 uçuşunda Kabin Hizmetleri Müdürü olarak görev yapmıştır ve 24 kişilik bir mürettebatı yönetmektedir. Michael, bu uçuşta şans eseri başarılı olmadıklarını, aksine hayatı boyunca bu an için hazırlandığını belirtmiştir. Havacılık alanındaki 49 yıllık tecrübesi, özellikle kabin ekibi emniyeti alanındaki bilgisi ve deneyimi, kriz anında temel sağlam bir zemin oluşturmuştur.

Michael, ekibinin yaş ve deneyim açısından geniş bir yelpazede olduğunu ("en genç 19, en yaşlı bendim") ve bu yaş karışımının bir avantaj olduğunu belirtmiştir; çünkü yaşlı mürettebatın "deneyim bilgeliği" gençlere duygusal destek ve güç sağlamıştır.


Krizin Başlangıcı ve Prosedürlerin Yetersizliği

Kalkıştan sadece 4 dakika sonra, bir patlama A380'i sarsmıştır. Uçak 7.000 feet yükseklikteyken, Michael ikinci patlamayı görmüş ve yakıt ile sarı hidrolik sıvısının kanattan dışarı aktığını fark etmiştir. Uçağa yaklaşık 400 parça şarapnel isabet etmiş, bunun 200’ü kabin bölgesinde gövdeye çarpmıştır, ancak mucizevi bir şekilde kimse yaralanmamıştır.


Bu durum, havacılık endüstrisinde bir ilkti ve acil durum prosedürlerinin detaylıca yazıldığı "Sarı Kitap" (Yellow Book), bu karmaşık ve eşi benzeri görülmemiş durum için herhangi bir çözüm sunmamaktaydı. Michael, uçuş emniyeti alanındaki temel bilgi ve deneyimine dayanarak hareket etmek zorunda kalmıştır.


Standart Prosedürleri Çiğnemek

Michael, kriz anında hızla ve net bir şekilde karar verme becerisinin kendisini dahi şaşırttığını ifade etmiştir. Krizin hemen ardından yaptığı ilk şey, standart işletme prosedürünü (SOP) bozmak olmuştur:

  1. Yerinden Kalkmak: Michael, motorun patlamasıyla birlikte yüzlerce misketin oluklu demir üzerinde yuvarlanması gibi gelen sesler üzerine, "Herhangi bir yolcunun yaralanıp yaralanmadığını veya uçağın içine herhangi bir delik açılıp açılmadığını bilmem gerekiyordu" diyerek hemen yerinden kalkmış ve mürettebata oturmalarını emrederek hızlıca uçağın tamamını kontrol etmiştir.

  2. İletişimi Yönetmek: Kokpit ile interkom sistemi arızalanmış ve Michael defalarca aramasına rağmen ulaşamamıştır. Bu durum, kendisinde büyük bir endişeye yol açmıştır. Second Officer Mark'ın kabine gelmesiyle iletişim kurulabilmiş. Michael, Kaptan David'in (examiner), "Kapı açık. Ne zaman istersen ara, biz buradayız, iletişim kuruyoruz" demesinin, omuzlarındaki büyük bir yükü aldığını ve kendisini daha güçlü ve bağımsız hissettirdiğini belirtmiştir.

  3. Halk Dilinde Açıklamalar: Michael, paniği önlemek için yolcularla iletişim kurarken havacılık jargonunu basitleştirerek halk diline çevirmiştir. Örneğin, yolcular "Neden inmiyoruz? Neden bu dönüşleri yapıyoruz?" diye sorduğunda, Michael: "Çok ağırız. Eğer şimdi inersek iniş takımları bunu tutmaz, pistte kayarız ve patlarız" diyerek durumu açıklamıştır.


Esneklik ve İnsaniyet

Michael, kriz anında duygusal zeka ve rasyonel zekanın birlikte çalıştığını, ancak birçok insanın sempati ve empati konusunda eksik olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, yabancı kültürlerden gelen insanlarla iletişimde bu zekayı kullanmak zorunda kalmıştır.

  • Çok Dilli Duyurular: Uçakta bir grup Alman yolcu, ne olduğunu anlamadıkları için huzursuzlanmaya başlayınca, Michael hemen onlara özel olarak Almanca açıklamalar yapmıştır. Daha sonra İngilizce ve Almanca konuşmaya devam etmiş, hatta biraz İspanyolca ve Fransızca konuşarak farklı milletlerden yolcuları rahatlatmıştır.

  • Delegasyon: Michael, bir noktada beyninin kapasitesinin dolduğunu hissetmiştir ("4 GB mikroçip doldu" benzetmesi) ve bu kritik anda, üst kattaki sorumluluğu süpervizöre devrederek delegasyonun önemini vurgulamıştır.


Yerdeki En Tehlikeli Anlar ve Uçuş Emniyetinin Korunması

Uçak Singapur’a indikten sonraki iki saatlik süre, Michael için olayın en kötü kısmı olmuştur. İniş takımı frenlerinin aşırı ısınma riski varken, kanatlardan durmaksızın yakıt fışkırıyordu ve uçak kelimenin tam anlamıyla kendi yakıtının içinde duruyordu. Michael, "Tek bir yanlış hareket ve her şey havaya uçar" diye düşünmüştür.

  • Kurallar: Bu yakıt kaçağı ve patlama riski nedeniyle, Michael hemen çok sert bir anons yapmış: Tuvalet kullanımı, cep telefonu veya dizüstü bilgisayar kullanımını kesinlikle yasaklamıştır, çünkü tek bir kıvılcımın bile faciaya yol açabileceğini belirtmiştir.

  • Kapıların Kapalı Tutulması: Uçakta yardımcı güç ünitesinin (APU) devre dışı kalması nedeniyle klima çalışmamış ve 35°C sıcaklıkta yolcular bunalmıştır. Bazı yolcular, "Kapıyı açın da temiz hava gelsin" diye talepte bulunmuştur. Michael, "Kapıyı açarsam, sizi riske atarım. Ölmek mi istiyorsunuz?" diyerek tepki göstermiştir. Kapıların kapalı tutulması, yalnızca dışarıdaki yakıt riskine karşı değil, aynı zamanda acil tahliye durumunda kaydırakların hızlıca etkinleştirilebilmesi için bir uçuş emniyeti gerekliliğiydi.

  • Tahliye Sinyali: Yerde durdukları sırada tahliye sinyali çalmaya devam etmesine rağmen, Michael ve mürettebat, mantıksız olduğu için tahliye başlatmayı reddetmiştir (çünkü yakıt içinde yüzüyorlardı ve kokpitten net bir talimat gelmemişti).

İki saat havada ve iki saat yerde süren bu krizde, Michael’ın kabin yönetimi sayesinde, uçaktan inen 440 yolcudan hiçbiri yaralanmamıştır.


Miras ve Esneklik Dersi

Richard Crespigny, Michael'ın krizi yönetme biçiminin uçuş emniyeti ve havacılıkta resilience için bir ölçüt oluşturduğunu defalarca vurgulamıştır. İngiliz Havayolları, Virgin Australia ve Lufthansa dahil olmak üzere pek çok havayolu, Michael'ın kabin içinde yaptıklarını detaylıca inceleyerek kendi eğitimlerinde kullanmıştır.


Michael'ın liderliği, yolcuların uçağa ve mürettebata olan güvenini artırmıştır. Yolcular, indikten sonra medyaya (Rolls-Royce, Airbus, Qantas veya mürettebat hakkında) herhangi bir konuda olumsuz açıklama yapmayı reddetmiştir. Bu durum, QF32 olayının Qantas markasının olay öncesinden daha güçlü çıkmasını sağlayan nihai bir esneklik testi olarak görülmüştür.


Richard, Michael'ın başarısını şu sözlerle özetlemiştir: "Başarılı olmak için sadece tutku, disiplin ve icraat gerekir. Ancak esnek olmak için bilgi, eğitim, deneyim, ekip çalışması, liderlik, karar verme, kriz yönetimi ve risk gerekir. Senin durumunda başarısızlık bir seçenek değildi ve çok iyi geçtik".

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page