top of page

QF32 Uçuşunda "Duygusal Zekâ"

4 Kasım 2010 tarihinde Singapur'dan Sidney'e hareket eden Qantas havayollarına ait QF32 sefer sayılı A380 uçağı, kalkışın dördüncü dakikasında 2 numaralı motorunda tarihte eşi görülmemiş bir türbin diski patlaması yaşadı. Kaptan Richard de Crespigny komutasındaki beş kişilik kokpit ekibi; 22 sistemden 21'ini etkileyen hasara karşın, 469 yolcu ve mürettebatı güvenle yere indirmeyi başardı.


Bu yazı, söz konusu olayı;

Daniel Goleman, Richard Boyatzis ve Annie McKee'nin geliştirdiği Duygusal Zekâ (EQ) modeli çerçevesinde incelemektedir. Öz bilinç, öz yönetim, sosyal bilinç ve ilişki yönetimi ana başlıkları; bu başlıkların alt yetkinlikleriyle birlikte ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.


Goleman, Boyatzis ve McKee (2004, s. 3) duygusal zekânın temel liderlik modeli, öz bilinç, öz yönetim, sosyal bilinç ve ilişki yönetimi boyutlarından oluşmaktadır.



1. Öz Bilinç

Öz bilinç, duygusal zeka modelinin temelini oluşturur. Kişinin kendi duygularını, sınırlarını, zayıf ve güçlü yönlerini derinlemesine anlaması anlamına gelir. Öz bilinci yüksek olan liderler, karmaşık durumlarda iç sinyallerine uyum sağlar ve resmin bütününü görerek en iyi eylem rotasını sezebilirler. QF32 uçuşunda kokpit ekibi, bu boyutu kusursuz bir biçimde sergilemiştir.

Duygusal Öz Bilinç

Duygusal öz bilinç, kişinin kendi duygularını okuyup etkilerini fark etmesi ve kararlarına rehberlik etmesi için bunları kullanmasıdır. Havacılıkta kriz anlarında pilotların en büyük düşmanı panik ve korkudur. Havada bir motorun patlaması ve uçağın gövdesine şarapnel parçalarının isabet etmesi, insan doğası gereği yoğun bir stres ve ölüm korkusu yaratır. QF32 kokpitindeki beş pilot, aniden ortaya çıkan bu şok edici durum karşısında kendi içsel kaygılarının farkına varmış, ancak bu korkunun bilişsel kapasitelerini (karar verme, hafıza, durum farkındalığı) ele geçirmesine izin vermemişlerdir. Kendi duygularının farkında olan bir pilot, hislerini idare edebilir ve duygularının denetimine girmekten kurtulur. Kaptan De Crespigny, hissettiği gerilimi inkar etmek yerine kabul etmiş, ancak odaklanması gereken yegane şeyin uçağı havada tutmak olduğu bilinciyle zihinsel netliğini korumuştur.

İsabetli Öz Değerlendirme

Güçlü yanlarını ve sınırlarını bilmek, ne zaman yardım isteyeceğini kestirebilmek isabetli öz değerlendirmenin temelidir. Airbus A380'in hasar alan sistemlerinden gelen yüzlerce ECAM hata mesajı, tek bir pilotun veya standart bir ekibin bilişsel kapasitesinin çok ötesindeydi. Kaptan De Crespigny, bu devasa bilgi yükü (iş yükü) karşısında kendi bilişsel sınırlarının farkına isabetli bir şekilde varmıştır. "Ben her şeyi bilirim" egosuyla hareket etmek yerine, kokpitte bulunan diğer 4 deneyimli pilotun varlığını bir avantaj olarak değerlendirmiş ve iş yükünü kusursuz bir şekilde delege etmiştir. İnsan zihninin çalışma belleği kapasitesinin sınırlı olduğunu bilen bir liderin, kendi sınırlarını kabul ederek diğer ekip üyelerinden destek istemesi, öz değerlendirme yetkinliğinin zirvesidir.

Özgüven

Özgüven, kişinin kendi değer ve yetenekleri konusunda sağlam bir anlayışa sahip olmasıdır. Özgüvenli liderler zor bir görevi rahatlıkla üstlenebilirler. QF32 ekibi, uçağın yapısal olarak ağır hasar almasına, yakıt sızıntısı yaşanmasına ve uçuş kumandalarının bir kısmının kaybedilmesine rağmen, eğitimlerine, yeteneklerine ve birbirlerine duydukları güven sayesinde uçağı emniyetle indirebileceklerine dair inançlarını korumuşlardır. Kaptan pilotun sergilediği sarsılmaz duruş ve kendinden emin liderlik, diğer yardımcı pilotlara ve kıdemli pilotlara da sirayet ederek kokpitteki tüm ekibin rasyonel düşünme kapasitesini artırmıştır.

Öz Bilinç Alanında Bireysel ve Kurumsal Öneriler

Bireysel Gereklilik ve Öneriler:

  • Duygu Günlüğü Tutma: Pilotlar, uçuşlarda veya simülatör eğitimlerinde yaşadıkları stresli anlarda hissettikleri duyguları ve fiziksel tepkileri not alarak (kalp çarpıntısı, terleme vb.) duygusal öz bilinçlerini artırabilirler.

  • Kişisel SWOT Analizi: Pilotların kendi güçlü yönlerini, zayıflıklarını, fırsatları ve tehditleri düzenli olarak analiz etmeleri, isabetli öz değerlendirme becerilerini geliştirecektir. Zayıf yönlerini bilen bir pilot, uçuş esnasında bu zayıflıkları kapatmak için yardımcı pilotlardan daha rahat destek isteyecektir.

  • Bilinçli Farkındalık (Mindfulness) Pratikleri: Uçuş esnasında çevresel ve içsel ipuçlarına odaklanarak dikkati şu ana getirme yeteneğini artıran mindfulness çalışmaları, pilotların stres anında kendi duygusal tepkilerini yargılamadan fark etmelerine yardımcı olur.


Kurumsal Gereklilik ve Öneriler:

  • İşe Alımlarda Psikolojik Değerlendirme: Havayolu şirketleri, pilot adaylarının seçiminde sadece psikomotor becerileri değil, duygusal zeka seviyelerini, özellikle de duygusal istikrar ve özgüven düzeylerini ölçecek kapsamlı envanterler ve yetkinlik bazlı mülakatlar kullanmalıdır. Harrison Assessments Yetenek Yönetimi Sistemi gibi araçlar.

  • Düzenli Öz Değerlendirme Geri Bildirim Sistemleri (360 Derece Değerlendirme): Kurumlar, pilotların sadece kendi kendilerini değil, beraber uçtukları ekiplerin de onları değerlendirebileceği sistemler kurmalıdır. Bu sayede pilotlar, kendilerindeki "kör noktaları" görerek öz değerlendirme isabetlerini artırabilirler.


2. Öz Yönetim

Öz yönetim, kişinin içsel dürtülerini, stresini ve duygularını amaca yönelik bir biçimde kontrol altında tutabilmesidir. Öz bilinci yüksek bir liderin, farkına vardığı bu duyguları başarılı bir şekilde idare etmesi, kriz yönetiminin bel kemiğidir.

Duygusal Öz Denetim

Rahatsız edici duygu ve dürtüleri denetim altında tutmak anlamına gelir. Beklenmedik ve şok edici bir kriz anında, beynin amigdala bölgesi devreye girerek "savaş, kaç veya don" tepkisi (irkilme/startle effect) yaratır. QF32'deki patlama anında pilotlar doğaları gereği büyük bir şok yaşamışlardır. Ancak duygusal öz denetimi yüksek olan bu ekip, panik ve dehşet hislerinin mantıksal karar verme mekanizmalarını felce uğratmasına izin vermemiştir. Zihinsel bir "tünel görüşü" içine hapsolmak yerine, soğukkanlılıklarını koruyarak mevcut hasarı analiz etmişlerdir.

Saydamlık (Güvenilirlik)

Saydamlık, kişinin duyguları ve eylemleri konusunda başkalarına karşı dürüst olması, karakter bütünlüğü sergilemesidir,. Kriz anlarında bilgi saklamak veya durumu olduğundan farklı göstermek, ekibin ve yolcuların güvenini yok eder. QF32 olayında Kaptan De Crespigny, durumun ciddiyetini kokpitteki diğer pilotlarla şeffaf bir şekilde paylaşmış, sorunları gizleme veya küçümseme eğilimine girmemiştir. Aynı saydamlık, hava trafik kontrol (ATC) birimiyle kurulan iletişimde de kendini göstermiş; uçağın gerçek durumu dürüstçe aktarılarak yerde uygun acil durum hazırlıklarının yapılması sağlanmıştır.

Uyumluluk (Esneklik)

Uyumluluk, değişen durumlara uyum sağlama ve engellerin üstesinden gelme esnekliğidir. Havacılıkta krizler nadiren tek bir arızayla sınırlı kalır; genellikle bir "arızalar zinciri" şeklinde gelişir. Motor patlaması sonrasında A380'in hidrolik, elektrik ve yakıt sistemleri birbiri ardına çökmeye başlamıştır. Kokpit ekibi, standart uçuş el kitaplarının (SOP) ötesine geçen bu çoklu arıza durumu karşısında katı bir düşünce yapısına saplanıp kalmamış, değişen dinamiklere hızla uyum sağlayarak (adaptasyon) alternatif çözüm stratejileri geliştirmiştir.

Başarma Dürtüsü ve İnisiyatif

Başarma dürtüsü, mükemmelliğin iç standartlarını karşılamak için performansı artırma arzusu iken; inisiyatif, eyleme geçip fırsatları yakalamaya hazır olmaktır. QF32 ekibinin uçağı ve içindeki yüzlerce canı kurtarma konusundaki içsel motivasyonu olağanüstüydü. Mevcut kontrol listeleri (checklistler) bu kadar karmaşık ve aynı anda gerçekleşen bir hasar senaryosunu kapsamadığı için, pilotlar inisiyatif kullanmak zorunda kalmıştır. Durum değerlendirmesi yaparak karar verme, inisiyatif kullanma ve teyakkuz becerilerini birleştirmişlerdir.

İyimserlik

Olayların iyi yönlerini görebilmek ve umudu korumaktır. Havada ağır hasarlı bir uçakla saatlerce tur atarken, yakıt sızıntısı ve yangın riski varken dahi ekibin emniyetli bir iniş yapacaklarına olan inançlarını yitirmemesi, problem çözme becerilerinin (bilişsel kapasitelerinin) açık kalmasını sağlamıştır.

Öz Yönetim Alanında Bireysel ve Kurumsal Öneriler

Bireysel Gereklilik ve Öneriler:

  • Stres ve İş Yükü Yönetimi: Pilotlar, acil durumlarda ortaya çıkan "Hurry-up syndrome" (telâş içinde acelecilik) eğiliminin farkında olmalı, kriz anlarında kasıtlı olarak yavaşlayarak, durumu doğru teşhis edip (Acknowledge) rasyonel kararlar alma pratiği geliştirmelidirler.

  • Dürtü Kontrolü Pratiği: Yanlış kararlara yol açan "ilk düşüncede ısrar etme" veya sadece en göze çarpan ikaza kilitlenme (fiksasyon) eğilimlerine karşı pilotlar, zihinsel esnekliklerini korumaya yönelik kendi kendilerine telkin yöntemleri kullanmalıdır.


Kurumsal Gereklilik ve Öneriler:

  • İrkilme ve Sürpriz Etkisi Eğitimleri: Rutin senaryoların ötesine geçilerek, pilotların simülatör eğitimlerine beklenmedik, şok edici arızalar (startle effect) eklenmeli ve bu sayede kriz anındaki "Duygusal Öz Denetim" kasları güçlendirilmelidir,.

  • Yorgunluk Risk Yönetim Sistemleri (FRMS): Öz yönetim kapasitesi fiziksel yorgunluktan doğrudan etkilenir. Şirketler, yorgunluk ve bitkinliğin pilotların dürtü kontrolünü ve karar vermesini engellememesi için bilimsel temellere dayalı Yorgunluk Risk Yönetim Sistemleri kurmalı ve uygulamalıdır.


3. Sosyal Bilinç

Sosyal bilinç, yalnızca kendini değil, çevreyi, diğer insanları ve daha büyük sistemleri okuyabilme becerisidir. Uçuş operasyonlarında bu boyut; yolcuları, kabin ekibini ve yerdeki otoriteleri anlamayı kapsar.

Empati

Empati, başkalarının duygularını sezmek, bakış açılarını anlamak ve endişeleriyle etkin bir biçimde ilgilenmektir,. Bir felaket anında kabinde bulunan yüzlerce yolcu ve kabin memuru büyük bir dehşet ve belirsizlik yaşar. Kaptan De Crespigny, bu korkuyu derinden hissetmiş ve olağanüstü bir empati örneği sergilemiştir. Kokpitteki devasa iş yüküne rağmen, Kontrol Pilotundan yolcuları bilgilendirmesini rica etmiştir. Yolculara durumun kontrol altında olduğu hissini vermek, kabindeki paniği önlemiş ve kabin ekibinin işini kolaylaştırmıştır. Kaptan, sistemin gerçekte ne gereksindiğini düşünerek herkesin daha huzurlu olmasını sağlayacak şekilde empati becerisini eyleme dökmüştür.

Örgütsel Bilinç

Bir ilişkiler ağı içindeki güç dinamiklerini, sistemin farklı bölümlerinin etkileşimini okuyabilme yetisidir. Havacılık, kokpitin sınırlarını aşan çok geniş bir sistemdir. QF32 olayında pilotlar, sadece uçağın içiyle değil, uçağın dışındaki örgütlerle de mükemmel bir bilinçle etkileşime girmiştir. Kule ekibi (ATC) ile iniş ve sonrası koordine edilmiş, uçağın durumu hakkında yerdeki itfaiye ve acil durum ekiplerine sürekli bilgi aktarılarak onların da doğru pozisyon alması sağlanmıştır. Şirketin operasyon kontrol merkeziyle ve uçak üreticisiyle (Airbus) kurulan iletişim, organizasyonel bilincin uçuş emniyetine olan doğrudan katkısıdır.

Hizmet

Diğerlerinin ihtiyaçlarını tanıma ve karşılama arzusudur. Havacılıkta "hizmet" kavramının en üst noktası, yolcuların can emniyetini sağlamaktır. İniş sonrasında uçakta akan yakıt ve aşırı ısınmış frenler nedeniyle büyük bir yangın riski doğmuştur. Normal şartlarda böyle bir durumda anında acil tahliye (evacuation) kararı alınması beklenirken, kaptan ve ekibi dışarıdaki tehlikenin (akan yakıt, çalışan bir motorun durdurulamaması vb.) tahliye anında yolcular için uçağın içinden daha ölümcül olabileceğini empati ve hizmet bilinciyle değerlendirmiş; "Yolcular tahliye edilmeli mi?" konusunda derinlemesine görüşerek yolcuları uçak içinde tutma kararı almışlardır. İtfaiye dışarıdaki riski önleyene kadar uçağın içinde güvenle beklenmesi, hizmet anlayışının emniyetle yoğrulmuş halidir.

Sosyal Bilinç Alanında Bireysel ve Kurumsal Öneriler

Bireysel Gereklilik ve Öneriler:

  • Etkin Dinleme Becerilerinin Geliştirilmesi: Pilotların ve kabin ekiplerinin, yolcuların veya diğer ekip üyelerinin sözel ve sözel olmayan (beden dili vb.) mesajlarını yargılamadan, dikkatle okumayı ve empatik yanıtlar vermeyi alışkanlık haline getirmeleri gereklidir.

  • Durumsal Farkındalığı Genişletme: Pilotlar "tünel görüşünden" çıkarak, sadece kokpit göstergelerine değil, kabin ekibinin, yolcuların ve yer hizmetlerinin içinde bulunduğu psikolojik gerçekliğe de odaklanmalıdır.


Kurumsal Gereklilik ve Öneriler:

  • Akran Destek Programları (Peer Support Programs): Şirketler, kaza, kırım veya ağır stres yaşamış uçuş personelinin empati çerçevesinde anlaşıldığını hissetmesi için "Pilot Akran Destek Programları"nı devreye sokmalıdır. Bu programlar pilotların damgalanma korkusu olmadan travmalarını aşmalarına yardımcı olur.

  • Adalet Kültürü (Just Culture) Tesis Edilmesi: Hataların dürüstçe raporlanabildiği, cezalandırıcı olmayan bir örgüt iklimi kurularak, personelin şirketine ve sistemin geneline güvenmesi, dolayısıyla örgütsel bilincin artması sağlanmalıdır.


4. İlişki Yönetimi

Duygusal zekanın son boyutu olan ilişki yönetimi; öz bilinç, öz yönetim ve empati üçlüsünün eyleme dönüştüğü yerdir. Bir uçağı kurtaran şey yalnızca bireysel kahramanlıklar değil, ekibin nasıl senkronize edildiğidir.

Esinleme ve Etkileme

Esinleme, bir vizyon yaratarak insanları o vizyon etrafında birleştirmek; etkileme ise ikna taktiklerini kullanmaktır. Kaptan De Crespigny, uçak büyük bir yıkım yaşarken sakin ve odaklanmış bir ses tonu kullanarak hem yardımcı pilotlarına hem de kabin amirine güven aşılamış, onları başarılı bir iniş vizyonu etrafında esinlemiştir. Liderin duygusal durumunun ekibe bulaşıcı bir şekilde geçtiği bilinmektedir. Kaptanın kendinden emin tavrı, ekibin geri kalanının rasyonel karar alma süreçlerini (Sistem 2) aktif tutmalarını sağlamıştır.

Başkalarını Geliştirme (ve Kapasitelerinden Yararlanma)

Geribildirim ve rehberlikle başkalarının yeteneklerini pekiştirmek anlamına gelir. QF32 uçuşunun en kritik başarılarından biri, kaptanın kokpitteki insan kaynağını optimize etmesidir. Kaptan, yükü tek başına omuzlamak yerine, ikinci yardımcı pilottan kabin içerisinden kanatın durumunu gözlemlemesini istemiş, diğer deneyimli pilotların bilgi işlem kapasitesini (iş yükü yönetimi) kullanarak onların sisteme maksimum katkı vermelerini sağlamıştır.

Değişim Katalizörlüğü ve Çatışma Yönetimi

Yeni bir doğrultuda başlangıç yapmak ve anlaşmazlıkları çözmek demektir. Patlamayla birlikte standart uçuş planı anında iptal olmuş, rotanın değiştirilip Singapur'a zorunlu geri dönüş yapılması gerekmiştir. Kaptan yardımcı pilot ile koordineli olarak zor şartlarda geri dönüşü gerçekleştirmiş, yani değişimi pürüzsüzce katalize etmiştir. Öte yandan havacılıkta "Güç Mesafesi" (Power Distance), yardımcı pilotların kaptana itiraz edememesine ve ölümcül kazalara yol açan büyük bir çatışma kaynağıdır. QF32 kokpitinde yüksek güç mesafesinden eser yoktu. Kaptan, hiyerarşik bir diktatör gibi davranmak yerine her kararı ekibiyle açıkça tartışmış, tahliye kararı gibi kritik anlarda çatışmaya mahal vermeden ortak bir zihinsel model oluşturmuştur.

Bağlar Kurmak – Ekip Çalışması (Sinerji)

Bir ilişkiler ağı kurmak, takım oluşturmak ve işbirliği yapmaktır. QF32, Ekip Kaynak Yönetimi (CRM)'nin ders kitaplarına geçecek nitelikteki bir ekip çalışması örneğidir. Olay sonrasında Kaptan Richard De Crespigny'nin yaptığı paylaşımlar, ilişki yönetiminin zirvesini özetlemektedir:

"Yalnızca kendinizden değil, ekipten de en iyi şekilde yararlanıyorsunuz ve her şeyin bir araya geldiği ve sinerjinin parçalardan daha büyük olduğu bir ortam yaratmalısınız." "Kaptanlar kararlar vermek zorundadır... ancak yine de en iyi çözümü bulmak için herkesin görüşlerini öne sürmesine ihtiyacınız vardır." "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için."

Bu sözler, Kaptanın yalnızca teknik bir lider olmadığını, aynı zamanda kolektif duygusal zekayı maksimize eden bir kolaylaştırıcı olduğunu kanıtlamaktadır. Tüm uçuş ekibi (pilotlar ve kabin memurları), yer hizmetleri, itfaiye ve şirket yetkilileri adeta tek bir beyin gibi hareket etmiştir.

İlişki Yönetimi Alanında Bireysel ve Kurumsal Öneriler

Bireysel Gereklilik ve Öneriler:

  • Asertiv (Etkili ve Kararlı) İletişim Becerisi: Yardımcı pilotların, kaptanın olası hatalarını gördüklerinde aşırı mesleki nezakete (güç mesafesi) kapılmadan, "İkinci Pilot Sendromu"nu (Copilot Syndrome) aşarak uyarılarını cesaretle ve yapıcı bir dille iletmeleri şarttır.

  • Kapsayıcı Dil Kullanımı: Kaptanların kriz anlarında "Ben" yerine "Biz" dilini kullanması, ekibin aidiyet hissini ve takım ruhunu artıracaktır.


Kurumsal Gereklilik ve Öneriler:

  • Etkileşimli ve Simülatif CRM/MCC Eğitimleri: Havayolu şirketleri, Çoklu Ekip Koordinasyonu (MCC) ve CRM eğitimlerini yalnızca teorik olarak değil; vaka analizleri (QF32 gibi), rol yapma ve hat bazlı eğitim uçuşlarıyla (LOFT) pratik hale getirmelidir,,.

  • Kabin ve Kokpit Ortak Eğitimleri: Çoğu zaman birbirinden ayrı dünyalar gibi algılanan kabin ekibi ve kokpit ekibi arasındaki "iki kültür" ayrımını yıkmak için, acil durum senaryoları eğitimleri ortak planlanmalı; tarafların birbirlerinin sınırlarını ve görevlerini empatiyle kavraması sağlanmalıdır.


Sonuç

Qantas 32 sefer sayılı uçuşta yaşananlar, havacılıkta insan faktörünün yalnızca hataların değil, aynı zamanda mucizevi kurtuluşların da kaynağı olduğunu göstermektedir. Gelişmiş teknoloji, ECAM hata mesajları veya otopilot sistemleri krizin çözümünde yetersiz kalmış; durumu kurtaran temel unsur pilotların sahip olduğu yüksek Duygusal Zekâ olmuştur. Kaptan Richard De Crespigny ve ekibinin kendi streslerini yönetmeleri (Öz Bilinç ve Öz Yönetim), kabindekilerin ve dış dünyadaki ekiplerin durumunu hesaba katmaları (Sosyal Bilinç) ve kokpit içindeki hiyerarşiyi yıkarak herkesin fikrini dahil eden muazzam bir sinerji yaratmaları (İlişki Yönetimi), 400'den fazla insanın hayatını kurtarmıştır. Modern havacılık işletmeleri için QF32 olayı; teknik becerilerin yanı sıra liderlik, takım çalışması, durum farkındalığı ve empati gibi "Non-Technical Skills" (NOTECHS) yetkinliklerinin ne kadar hayati olduğunu tartışılmaz bir biçimde ortaya koymaktadır.


Kaynakça

  • Beceren, E., İnsan Faktörleri Yönünden Duygusal Zekâ. V. Önen (Ed.), Havacılıkta insan faktörleri (s. 224-257)

  • Civil Aviation Authority (CAA). (2014). Flight Crew Human Factors Handbook. CAP 737.

  • Çetingüç, M. (2016). Havacılık ve Uzay Psikolojisi. Nobel Akademik Eğitim ve Yayıncılık.

  • De Crespigny, R. C. (2018). Fly! Life lessons from the cockpit of QF32. Penguin Australia.

  • Goleman, D., Boyatzis, R., & McKee, A. (2002). Yeni Liderler (Çev. K. K. Şahbaz). Varlık Yayınları.

  • Kanki, B. G., Helmreich, R. L., & Anca, J. M. (2010). Crew resource management. Academic Press.


Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page