Sakin Hissetmenin Anahtarı
- Eray Beceren

- 29 Kas 2025
- 3 dakikada okunur

Bu yazı, Psychologies UK dergisinin Aralık 2025 sayısında yer alan ve "The key to feeling calm" Makale, Emily Rawlinson tarafından kaleme alınmış olup, Chartered Klinik Psikolog, Nöropsikolog ve İngiliz Psikoloji Derneği Üyesi Dr. Stephanie Fitzgerald'ın uzman görüşlerini içermektedir.
Hayatın karmaşası içinde dingin bir dönemin tadını çıkarmak için uzmanlar tarafından önerilen en önemli yaklaşım, sakinliği tek, durağan bir durum olarak görmekten vazgeçmektir. Psikolog Dr. Stephanie Fitzgerald, sakinliğin iki temel unsurdan oluştuğunu belirtmektedir: fizyolojik ve zihinsel sakinlik.
Sakinliğin İki Boyutu
Sakinlik, sadece zihinsel bir durum değildir; aynı zamanda sinir sistemimizin durumudur.
Fizyolojik Sakinlik: Bu, sinir sistemimizin ne kadar sakin olduğuyla ilgilidir. Rahat olduğumuzda, parasempatik sinir sistemi daha aktiftir. Stresli olduğumuzda ise, sempatik sinir sistemi (adı sempatik olmasına rağmen) daha aktif hale gelir. Kortizol doluyken vücut, barışa doğru düşünce yoluyla ilerleyemez.
Zihinsel Sakinlik: Bu, zihnimizde yarışan düşüncelerin, aşırı düşünmenin veya gelecekte olabilecek ya da olmayabilecek şeyler hakkında endişelenmenin olmaması anlamına gelir. Zihnin gece geç saatlerde okunmamış e-postalar veya unutulmuş mesajlar gibi listelerle hızlanması bu durumun bir örneğidir. Genellikle bu iki durum (fizyolojik ve zihinsel) birbirini tetikler.
Baskıyı Ortadan Kaldırmak
Dr. Fitzgerald, hayatın belirli anlarında hissettiğimiz baskının büyük bir kısmının kendi kendimize ürettiğimiz hikayelerden kaynaklandığını vurgular.
Bu baskı genellikle kendimize anlattığımız, olayların "olması gerektiği" hakkındaki fantezilerle beslenir (örneğin, herkesin memnun olması veya her şeyin uyumlu olması gibi). Çoğu zaman, sadece kendi mutluluğumuzu düşünmek yerine, diğer insanların mutluluğunu önceden tahmin etmeye ve yönetmeye çalışmak gibi görünmez bir emek sarf ederiz. Bu durum, dinlenmeye yönelik alanı sessizce yok eder.
Kabullenme ve Önleyici Sakinlik Stratejileri
Gürültünün ortasında sakinliği korumanın anahtarı, basit ama derin bir eylemdir: kabullenme.
Gerçekliği Kabul Etme: Fantezi için çabalamak yerine, yaşadığınız anın gerçekliğini kabul etmeyi seçebilir ve bu gerçeklikle başa çıkabilirsiniz. Kaosun zıttı olmak yerine, sakinlik; durum resme uymasa bile mevcut olanda kalma kararıdır.
Dargınlık Oluşmadan Dürüstlük (Önleyici Sakinlik): Sakinliği korumanın etkili bir yolu önleyici sakinlik (pre-emptive calm) olarak adlandırılır. Bu, dargınlık (resentment) oluşmasına izin vermeden önce dürüst olmaya dayanır. Örneğin, bir görevi her zaman sizin yapmanız varsayılıyorsa, bu sorunu dile getirmeli ve "Bunu yapmaktan keyif alıyorum, ama ben de katılmak isterim. Bu yıl daha paylaşımlı hale getirmenin bir yolu var mı?" gibi bir öneriyle yaklaşmalısınız. Bu tür küçük, erken konuşmalar, sonradan ortaya çıkacak daha büyük gerginlikleri önler ve işleri daha sorunsuz hale getirir.
Sinir Sistemini Sıfırlamak İçin Pratik Adımlar
Fizyolojik sakinliği geri kazanmak için, bedenin rahatlamasına izin veren araçları kullanmak önemlidir:
4-7-8 Nefesi: Stres anlarında sinir sistemini sakinleştirmek için 4-7-8 nefesini deneyin. Dört sayıda nefes alın, yedi sayıda tutun ve sekiz sayıda yavaşça verin. Bunu, örneğin bir mesaja yanıt vermeden önce üç kez yapmak önerilir.
Nazik Envanter Çıkarma: İşler stresli hale geldiğinde, durumu yavaşça değerlendirin: "Şu anda neler oluyor? Kim sağlıklı, kim yorgun, ne mümkün ve ne değil?".
Güne Niyetle Başlama: Gün başlamadan önce, "Bugünü daha nazik hissettirecek tek bir şey nedir?" diye sorun. Ardından, diğer her şeyin bu niyet etrafında gelişmesine izin verin.
Kendine Şefkat: Kendinize karşı şefkatli olmanız gerekir. Dünya yorucu olabilir. Bu nedenle, kendinize büyük baskı yapmak yerine, başarıyla yönettiğiniz şeylere kadeh kaldırın ve yapamadıklarınız üzerinde durmayın.
Sonuç olarak, kendimize, başkalarına ve sinir sistemimize sunabileceğimiz en cömert armağan dinginliktir. En sakin anlar, mükemmel planlarla veya kusursuz performanslarla değil; alacakaranlıkta sessiz bir yürüyüş ya da evin nihayet sessizliğe büründüğü an gibi küçük ve neredeyse görünmez anlarla gelir. Sakinlik, kontrol yoluyla değil, bir şey ile diğeri arasındaki sessizlikte, yani tam olarak nerede olduğumuzu kabul etme izninde var olur.











Yorumlar