top of page

Havacılık Emniyetinde Kritik Olay Stres Yönetimi (CISM) Süreçlerinin Geliştirilmesi

Havacılık endüstrisi; sıfır hata toleransı, sürekli değişen operasyonel koşullar ve yüksek teknoloji ile insan faktörünün kusursuz bir uyum içinde çalışmasını gerektiren, doğası gereği yüksek risk barındıran bir alandır. Bu karmaşık ekosistemin merkezinde yer alan pilotlar, operasyonel süreçlerin her aşamasında en üst düzeyde uçuş emniyetini sağlamakla yükümlüdür. Ancak, sistem ne kadar kusursuz tasarlanmış olursa olsun, havacılıkta beklenmedik krizler, tehlikeli yakınlaşmalar (near miss), teknik arızalar veya kazalar yaşanabilmektedir. Bu tür travmatik ve aşırı stresli olayların ardından uçuş personelinin normal işleyişine, sağlıklı ve güvenli bir şekilde dönebilmesi için Kritik Olay Stres Yönetimi (Critical Incident Stress Management - CISM) programları hayati bir öneme sahiptir.

CISM, bir psikoterapi değil; kriz sonrası uygulanan, bireyin direncini artırmayı ve Travma Sonrası Stres Bozukluğunu (PTSD) önlemeyi hedefleyen yapılandırılmış bir "psikolojik ilk yardım" sürecidir.

CISM uygulamalarının başarıya ulaşması, müdahale edilen personelin iç dünyasının, kültürel kodlarının ve karar verme mekanizmalarının çok iyi anlaşılmasına bağlıdır. Bu bağlamda, İstanbul Okan Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Psikoloji Programı bünyesinde Özge Akçakaya (2026) tarafından hazırlanan "Erkek Ticari Pilotlarda Özyeterlilik ve Bireysel Kültürel Değerlerin, Doğal Karar Verme ve Algılanan Stres Üzerindeki Etkisi" başlıklı yüksek lisans tezi, havacılık psikolojisi alanında paha biçilmez veriler sunmaktadır. Akçakaya’nın (2026) 309 erkek ticari pilot üzerinde gerçekleştirdiği bu kapsamlı çalışma, pilotların kriz anlarındaki bilişsel süreçlerini ve stres algılarını derinlemesine inceleyerek CISM programlarının çok daha etkili, empatik ve kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturulması için yapıcı ve geliştirici bir rehber niteliği taşımaktadır. Bu yazı, söz konusu tez çalışmasında elde edilen ampirik verilerin CISM süreçlerine, akran desteği (peer support) uygulamalarına ve genel uçuş emniyetine yapabileceği değerli katkıları ayrıntılı bir biçimde ele almaktadır.


1. Özyeterlilik Algısı: Kriz Anlarında ve CISM Sürecinde Bilişsel Kalkan

Akçakaya'nın (2026) araştırmasında ortaya konan en güçlü bulgulardan biri, pilotların özyeterlilik düzeyleri ile algılanan stres arasında negatif yönlü; doğal karar verme eğilimleri arasında ise pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmasıdır. Bandura'nın (1997) özyeterlilik kuramına dayanan bu bulgu, kendini mesleki olarak yeterli ve zorluklarla başa çıkabilecek kapasitede gören pilotların, stresli durumları bir "tehdit" olarak değil, "yönetilebilir bir süreç" olarak algıladıklarını kanıtlamaktadır.


Bu bulgunun CISM sürecine entegrasyonu son derece dönüştürücüdür. Bir kaza veya kritik olay sonrasında CISM müdahalesini gerçekleştiren "akranların" (peers), olayın hemen ardından yapılan Defusing (rahatlatma) veya daha sonraki Debriefing (anlamlandırma) seanslarında temel hedeflerinden biri pilotun zedelenen özgüvenini onarmaktır. Akçakaya'nın (2026) verileri ışığında CISM koordinatörleri, müdahale sırasında sadece travmanın duygusal boyutuna odaklanmakla kalmamalı; pilotun geçmişteki başarılı kriz yönetimlerini, sahip olduğu mesleki donanımı ve yüksek özyeterlilik kapasitesini ona yeniden hatırlatan teknikler kullanmalıdır. Özyeterlilik inancı yeniden inşa edilen bir pilotun, olay sonrası toparlanma süreci çok daha hızlı olacak ve uçuş emniyeti standartlarına uygun olarak görevine dönmesi kolaylaşacaktır.


2. Doğal Karar Verme (NDM) ve Bilişsel Daralma: Kriz Anındaki İnsan Doğasını Anlamak

Havacılıkta karar verme süreçleri genellikle FORDEC gibi rasyonel, analitik ve sıralı adımlardan oluşan modeller üzerinden öğretilir. Ancak Akçakaya (2026), Klein’ın (2008) Doğal Karar Verme (Naturalistic Decision Making - NDM) ve Tanımaya Dayalı Karar Verme (RPD) modellerine atıfta bulunarak, zaman baskısının ve belirsizliğin tavan yaptığı kriz anlarında pilotların uzun analitik süreçler yerine deneyime dayalı, sezgisel ve hızlı kararlara yöneldiğini vurgulamaktadır. Yüksek stres altında, beyindeki prefrontal korteksin işlevleri zayıflarken amigdala devreye girmekte, bu da "bilişsel daralma" (cognitive tunneling) adı verilen, pilotun sadece belirli uyarıcılara odaklanıp diğerlerini gözden kaçırmasına neden olan bir duruma yol açabilmektedir.


CISM uygulamalarında bu bilimsel gerçeğin kullanılması, "suçluluk" duygusuyla mücadelede kilit bir rol oynar. Kritik bir olay atlatan pilotlar, CISM görüşmelerinde genellikle "Neden standart operasyon prosedürlerini (SOP) harfiyen uygulamadım?", "O uyarıyı nasıl göremedim?" diyerek kendilerini acımasızca yargılama eğilimindedir. CISM eğitimi almış akranlar, Akçakaya'nın (2026) ortaya koyduğu nörobilişsel bulguları kullanarak, pilota aşırı stres altındayken zihnin doğal karar verme (NDM) stratejisine geçiş yapmasının insani ve nörobiyolojik bir gerçeklik olduğunu açıklayabilir. Bu yaklaşım, pilotun omuzlarındaki ağır suçluluk yükünü hafifletecek, kriz anında alınan kararların yargılayıcı bir dille değil, durumun kendi bağlamı içinde anlamlandırılmasını sağlayacaktır.


3. Kokpitteki Hiyerarşi: Güç Mesafesi ve Yardımcı Pilotların Stres Yükü

Araştırmanın en çarpıcı demografik bulgularından biri, mesleki pozisyona göre farklılaşan kültürel ve psikolojik değerlerdir. Akçakaya (2026), kaptan pilotların "güç mesafesi" algılarının yardımcı pilotlara (First Officer) kıyasla daha yüksek olduğunu; buna karşın yardımcı pilotların stresin rahatsız edici yönlerini daha yoğun hissettiklerini tespit etmiştir. Kaptan pilotun nihai karar alıcı olduğu kokpit ortamında, hiyerarşik yapı (güç mesafesi) bazen iletişimi zorlaştırabilmekte ve yardımcı pilotun kritik anlarda karar sürecine katılımını sınırlayabilmektedir.


Bu bulgu, CISM süreçlerinin standardize edilmiş tek bir kalıptan çıkarılarak role ve rütbeye göre kişiselleştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bir kritik olay sonrasında yardımcı pilota (First Officer) yapılacak CISM müdahalesi ile kaptan pilota yapılacak müdahalenin dinamikleri aynı olamaz. Yardımcı pilot, kriz anında otoriteye karşı çıkamamanın, uyarılarını net bir şekilde ifade edememenin (örneğin dolaylı bir dil kullanmanın) getirdiği derin bir içsel çatışma ve stres yaşıyor olabilir. Bu nedenle:

  • CISM akran eşleştirmelerinde, bir yardımcı pilotun görüşmesi mutlaka kendisiyle aynı rütbede olan, onun hiyerarşik baskılarını anlayabilecek başka bir yardımcı pilot akran tarafından yapılmalıdır.

  • Kaptanlarla yapılacak CISM görüşmelerinde ise, güç mesafesinin getirdiği "tüm sorumluluğu tek başına üstlenme" ve "zayıflık göstermeme" eğilimleri dikkate alınarak daha kapsayıcı, otorite baskısını azaltan bir psikolojik güvenlik ortamı yaratılmalıdır.


4. Akran Desteğinin (Peer Support) Bilimsel Olarak Doğrulanması

Akçakaya'nın (2026) verileri, stres anında paylaşım yapılan kişilere göre pilotların belirsizlikten kaçınma düzeylerinin değiştiğini göstermektedir. Veriler, stresini "ekip arkadaşlarıyla" paylaşan pilotların belirsizlikten kaçınma düzeylerinin, "ailesiyle" paylaşanlara göre daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Bu son derece kıymetli bulgu, pilotların görev kaynaklı belirsizlikleri çözmek, durumu anlamlandırmak ve bilişsel yüklerini hafifletmek için en çok kendi dillerinden konuşan meslektaşlarına (akranlarına) başvurduklarını bilimsel olarak kanıtlamaktadır.


CISM felsefesinin temelinde dışarıdan bir ruh sağlığı uzmanı yerine, eğitim almış bir meslektaşın (peer) süreci yönetmesi yatar. Akçakaya'nın (2026) çalışması, CISM’in bu temel önermesinin ne kadar doğru ve doğal bir insan faktörü tepkisi olduğunu gözler önüne sermektedir. Havayolu şirketleri, pilotların operasyonel stresi yönetmede birbirlerine ne kadar ihtiyaç duyduğunu bu verilerle görerek, CISM ve Akran Destek Programlarına (Peer Support Programs) çok daha fazla yatırım yapmalı, gönüllü akranların sayısını ve aldıkları eğitimin kalitesini artırmalıdır.


5. Medeni Durum ve İş-Yaşam Dengesi: CISM'de Genişletilmiş Perspektif

Havacılık sektörü, düzensiz çalışma saatleri, uzun vardiyalar ve sirkadiyen ritim bozuklukları nedeniyle bireyin aile ve sosyal yaşantısını derinden etkiler. Araştırmada bekar pilotların, evli pilotlara göre algılanan stres düzeylerinin ve stres rahatsızlık algılarının daha yüksek olduğu; evli pilotların ise uzun erimli (gelecek odaklı) düşünme becerilerinin daha gelişmiş olduğu saptanmıştır. Dahası, mesleği nedeniyle aile ve sosyal yaşamında sürekli zaman kısıtlaması (iş-yaşam dengesi bozukluğu) yaşayan pilotların stres düzeyleri çok daha yüksek, özyeterlilik inançları ise daha düşük çıkmıştır.


CISM uygulamaları genellikle "kaza" veya "kritik olay" (reaktif) anlarına odaklansa da, Akçakaya'nın (2026) verileri pilotların uçuşa zaten "gizli bir bagajla"—yani birikmiş sosyal ve ailesel stresle—geldiğini göstermektedir. Bir kriz patlak verdiğinde, pilotun göstereceği çöküş sadece o anki olayın değil, kronikleşmiş bir stresin taşması olabilir. Bu nedenle CISM uygulamalarına şu yenilikler getirilmelidir:

  • Proaktif (Önleyici) Destek: CISM sadece kaza sonrasını beklememeli, pilotların iş-yaşam dengesini kurmalarına yardımcı olacak, stres toleranslarını artıracak koruyucu psikolojik refah (wellbeing) eğitimlerini içermelidir.

  • Sosyal Destek Ağlarının Analizi: Bekar veya sosyal desteği zayıf pilotların, kritik bir olay sonrası PTSD geliştirme riski daha yüksek olabilir. CISM takip (follow-up) mekanizmalarında, bekar veya sosyal izolasyon yaşayan pilotlara yönelik daha uzun süreli ve daha hassas bir izleme prosedürü geliştirilmelidir.


6. Kültürel Değerlerin CISM Etkileşimlerine Yansıması

Akçakaya (2026), Hofstede’nin bireysel kültürel değerlerinin (Kolektivizm, Uzun Erimlilik, Belirsizlikten Kaçınma) karar verme ve stres üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ifade etmektedir. Çalışmada, kültürel farklılıkların karar verme sürecine zaman zaman etki ettiğini düşünen pilotların stres algılarının çok daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum, kültürel farkındalığın pilotlar üzerinde ciddi bir bilişsel yük ve stres yarattığını göstermektedir.


Uluslararası havacılıkta, kokpitler giderek daha çok uluslu (multicultural) hale gelmektedir. Çok kültürlü bir kokpitte yaşanan krizin ardından yapılacak CISM müdahalelerinde, kültürel kodların dikkate alınması elzemdir. Kolektivist kültüre sahip bir pilot, kriz anındaki başarısızlığı veya olayı tüm ekibin ortak bir sorunu (bazen de onuru) olarak algılarken, bireyci bir kültürden gelen pilot bunu tamamen kişisel bir yetersizlik olarak görebilir. CISM müdahalelerinde kullanılacak dil, soruların soruluş biçimi ve suçluluk duygusunun ele alınış şekli, pilotun bireysel kültürel değerlerine saygı duyacak bir esneklikte yapılandırılmalıdır.


7. "Alkol Kullanımı" ve Negatif Başa Çıkma Mekanizmalarının Tespiti

Araştırmadaki dikkat çekici bulgulardan bir diğeri, alkol kullanan pilotların stresin rahatsız edici ve zorlayıcı yönlerini çok daha yoğun yaşadıklarının tespit edilmesidir. Bu durum, alkolün stresle başa çıkmada işlevsel bir araç olmadığını, aksine pilotun psikolojik dayanıklılığını uzun vadede aşındıran negatif bir başa çıkma stratejisi olduğunu göstermektedir.


Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) kuralları gereği fizyolojik emniyet sınırları net bir şekilde çizilmiş olsa da, uçuş dışı zamanlarda tercih edilen bu tür yaşam tarzı alışkanlıkları CISM ekipleri için bir uyarı sinyalidir. Kriz müdahalesi sırasında (Debriefing aşamasında) CISM akranları, pilotların olay sonrası başa çıkma stratejilerini (coping mechanisms) yakından gözlemlemelidir. Travmanın etkisiyle olumsuz başa çıkma yollarına (madde veya aşırı alkol kullanımı gibi) yönelme riski olan pilotlar hızla tespit edilmeli ve akran desteğinin sınırlarını aştığı noktada, gizlilik ihlal edilmeden profesyonel Ruh Sağlığı Uzmanlarına (MHP - Mental Health Professionals) yönlendirilmelidir (referral süreci).


Sonuç Olarak: Sistemik Bir İnsan Faktörleri Vizyonu

Özge Akçakaya'nın (2026) değerli tez çalışmasından elde edilen veriler; havacılıkta emniyetin yalnızca kuralların, kontrol listelerinin ve mükemmel çalışan motorların bir sonucu olmadığını; emniyetin asıl kalesinin insan zihninin esnekliği, dayanıklılığı ve inancı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

CISM programları, havacılık işletmelerinin Emniyet Yönetim Sistemleri (SMS) içerisinde sadece prosedürel bir zorunluluk olarak değil, pilotları insan yapan tüm zaafları ve güçleriyle kucaklayan dinamik bir yapı olarak var olmalıdır. Akçakaya’nın (2026) bulgularının CISM süreçlerine entegre edilmesiyle; pilotların özyeterlilik algılarını yeniden inşa eden, güç mesafesinden kaynaklanan kokpit içi stresleri empatik bir yaklaşımla çözen, doğal karar vermenin nörobiyolojik yapısını anlayarak pilotu yargılamadan dinleyen ve sosyal destek mekanizmalarını ön plana çıkaran "Psikolojik Güvenlik" (Psychological Safety) temelli bir kurum kültürü yaratılabilir.


Unutulmamalıdır ki; zihinsel olarak anlaşıldığını hisseden, stresiyle başa çıkabileceğine inanan ve arkasında güçlü bir akran desteği olduğunu bilen bir pilot, gökyüzündeki en büyük emniyet teminatıdır. Özge Akçakaya'nın bu kıymetli bulguları, Türk ve dünya sivil havacılığında daha dirençli, daha sağlıklı ve çok daha emniyetli uçuş operasyonlarının kapılarını aralamaktadır.


Kaynakça

  • Akçakaya, Ö. (2026). Erkek ticari pilotlarda özyeterlilik ve bireysel kültürel değerlerin, doğal karar verme ve algılanan stres üzerindeki etkisi. İstanbul Okan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Psikoloji Programı, İstanbul.

  • Bandura, A. (1997). Self-efficacy: The exercise of control. Freeman.

  • Baumgartner, M. (2004). Critical Incident Stress Management in Air Traffic Control. EUROCONTROL.

  • EUROCONTROL. (2008). Critical Incident Stress Management: User Implementation Guidelines (Edition 2.0). European Air Traffic Management.

  • Hofstede, G. (2001). Culture's consequences: Comparing values, behaviors, institutions and organizations across nations. Sage.

  • Klein, G. (2008). Naturalistic decision making. Human Factors, 50(3), 456-460.

  • Lazarus, R. S., & Folkman, S. (1984). Stress, appraisal, and coping. Springer Publishing Company.

  • Reason, J. (2016). Organizational accidents revisited. CRC Press.

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page