top of page

Yetkinliğe Dayalı Eğitim ve Değerlendirme (CBTA) Kapsamının Genişlemesi ve Yeni Fırsatlar

Bu yazı, Mario Pierobon tarafından kaleme alınan ve 15 Haziran 2026 tarihinde Halldale Group yayınlarında sivil havacılık sektörü için yayımlanan "Competency-Based Training Faces New Demands As Its Scope Expands" başlıklı vizyoner çalışmadan ilham alınarak ve referans gösterilen kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.


Havacılık sektörü, sürekli gelişen teknolojisi ve artan operasyonel dinamikleri ile birlikte eğitim standartlarını da daima bir adım ileriye taşımak zorundadır. Son yirmi yıla yakındır havacılık eğitimini yeniden şekillendiren Yetkinliğe Dayalı Eğitim ve Değerlendirme (CBTA), yalnızca belirli eğitim saatlerini doldurmaya odaklanan eski nesil kuralcı yaklaşımların yerini alarak, profesyonellere gerçek dünya becerileri kazandıran çok daha kapsamlı ve verimli bir metodoloji sunmaktadır. Başlangıçta kokpit ekiplerinin eğitimine yönelik tasarlanan bu yenilikçi vizyon, günümüzde havacılık ekosisteminin tüm paydaşlarını içine alacak şekilde muazzam ve son derece olumlu bir genişleme içerisindedir.


Kapsamın Genişlemesi: Kokpitten Tüm Operasyona

Yetkinliğe dayalı eğitim modeli, ilk olarak 2006 yılında çoklu ekip pilot lisansı (MPL) için bir çerçeve olarak havacılık hayatımıza girmişti. Ancak sağladığı olağanüstü faydalar sayesinde sınırlarını hızla aştı. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Eğitim ve Lisanslama Başkanı Yann Renier'in de belirttiği gibi, 2008 ile 2013 yılları arasında başlatılan girişimler sayesinde CBTA'nın kapsamı, havayolu operatörlerinin tazeleme eğitimlerini de kapsayacak şekilde genişletilmiş ve operasyonel emniyet verilerine dayanan Kanıta Dayalı Eğitim (EBT) paradigması ortaya çıkmıştır.


Özellikle 2016 yılında, PANS-TRNG Dokümanı'na yapılan 5. Değişiklik ile birlikte bu muazzam eğitim altyapısı; hava trafik kontrolörleri, uçuş harekât uzmanları (FOO) ve dispeçerler gibi diğer yetkili personellere de uyarlanmaya başlamıştır. Günümüzde havacılık organizasyonları, pilotların (kaptan ve yardımcı pilotların) yanı sıra kabin ekipleri ve uçak bakım personeli için de CBTA yaklaşımını entegre etmekte veya bu sürece hazırlık yapmaktadır. Bu bütüncül yaklaşım, havacılık sektörünün her noktasında ortak bir dilin ve yüksek standartların gelişmesine olanak tanıyarak operasyonel uyumu güçlendirmektedir.


Teoriden Pratiğe: Uygulama Gereksinimleri ve Fırsatlar

Yetkinliğe dayalı eğitimin sahadaki yansımaları, teorik bir çerçevenin çok ötesindedir. Amerika Birleşik Devletleri Federal Havacılık İdaresi (FAA), AQP (İleri Yeterlilik Programları) kapsamındaki CBTA uygulamalarının kurumların riskleri azaltmasına, çok daha sağlıklı bir kurum kültürü oluşturmasına, işletme maliyetlerini yönetmesine ve hizmet kalitesini artırmasına doğrudan yardımcı olduğunu vurgulamaktadır. Dinamik ve karmaşık ortamlarda ihtiyaç duyulan becerilerin geliştirilmesini basitleştiren bu sistem, aynı zamanda iş gücünün bilgi ve becerilerini daima güncel tutmasını sağlamaktadır.


Bununla birlikte, başarılı bir CBTA programının hayata geçirilmesi yalnızca müfredat geliştirmekten ibaret değildir. Eğitim destek faaliyetleri; titiz bir kayıt tutma sistemi, planlama, kolaylaştırılmış (facilitated) değerlendirme toplantıları, lojistik ve sağlam bir bilişim teknolojisi (IT) altyapısı gerektirmektedir. Birçok kurum salt bir yetkinlik çerçevesi kullanarak uyumlu olduğunu düşünse de, CBTA'nın gerçek potansiyeli; davranışsal gözlemler için eğitmen standardizasyonu, geri bildirim süreçleri ve yetkinlik bazlı notlandırma sistemleri gibi ek unsurların sisteme entegre edilmesiyle açığa çıkmaktadır.


Geliştirici Bir Kültürel Dönüşüm

CBTA'nın sektöre kazandırdığı en değerli unsurlardan biri kültürel dönüşümdür. Eğitim tasarımları, "her operatörün aşağı yukarı aynı şeyi yaptığı" kuralcı (prescriptive) bir yaklaşımdan; "her operatörün eğitim konularını ve prosedürlerini kendi benzersiz gerçekliğine göre özelleştirdiği" performansa dayalı (performance-based) bir yapıya geçiş yapmaktadır. ICAO ADDIE öğretim sistemi tasarımı (ISD) modelindeki "iş akışı 2" (workflow 2) gibi uygulamalar başlangıçta zorlu görünse de, aslında eğitim ve değerlendirme planlarının geleneksel görev bazlı yaklaşımlara kıyasla çok daha yapılandırılmış, tutarlı ve sürekli gelişimi destekleyen bir "yetkinlik artışı" sağlamasına zemin hazırlamaktadır.


Değerlendirme kültüründe de yapıcılık ön plandadır. Eğitimciler, geleneksel ve keskin "geçti/kaldı" sisteminden, çok noktalı derecelendirme ölçeklerine (multi-point rating scale) geçerek katılımcıların tanımlanmış performans standartlarını ne ölçüde karşıladığını çok daha şeffaf ve net bir şekilde analiz edebilmektedir. Bu durum, eğitmenlerin ve değerlendiricilerin sürekli iyileştirme sürecine doğrudan katkıda bulunduklarını hissetmelerini sağlamakta ve veri toplama süreçlerine olan inançlarını artırmaktadır.


Eğitmenlerin Gelişen Rolü ve 2028 Hedefleri

Eğitimin kalitesi, o eğitimi veren eğitmenlerin donanımıyla doğrudan ilişkilidir. Özellikle EBT programları sayesinde operatörler, eğitmen standardizasyonu konusunda ciddi bir tecrübe kazanmış, operasyonel emniyet verilerini kullanarak anlamlı ve başarılı senaryolara öncelik verebilmişlerdir. IATA, eğitmen personelin yeteneklerinin aşamalı olarak geliştirilmesini şiddetle önermektedir. Bu gelişim; eğitmenlerin CBTA/EBT prensiplerini içselleştirmesini, tehdit ve hata yönetimi konusunda derin bir anlayış geliştirmesini, mini senaryolar veya video analizleri yoluyla pilot performanslarını çok boyutlu olarak değerlendirmesini kapsamaktadır.


Geleceğe baktığımızda, havacılık sektörü standartlarını daha da yukarı taşımaya hazırlanıyor. 2028 yılında yürürlüğe girmesi beklenen ICAO gereksinimleri, hem kurs geliştiricilerin CBTA programı tasarlama yeteneklerini kanıtlamalarını zorunlu kılacak hem de kalibrasyon/uyum (concordance) verilerinin daha titiz bir şekilde toplanıp analiz edilmesini isteyecektir. Bu regülasyonlar, sektördeki veri altyapısına ve öğretim tasarımına yapılacak yatırımların artmasını sağlayarak, genel eğitim kalitesini eşi görülmemiş bir standarda ulaştıracaktır.


Sonuç

Yetkinliğe Dayalı Eğitim ve Değerlendirme'nin (CBTA) sadece kokpit ekiplerinden tüm havacılık iş gücüne doğru genişlemesi, operasyonel yetkinliğin sadece kurallara veya prosedürlere uymaktan çok daha fazlası olduğunu kabul eden, yenilikçi ve emniyet odaklı bir havacılık anlayışının kanıtıdır. Gerekli altyapıların kurulması, terminolojik bütünlüğün sağlanması ve eğitmenlerin desteklenmesiyle birlikte CBTA; daha yetkin, daha özgüvenli ve değişen koşullara hızla adapte olabilen havacılık profesyonelleri yetiştirmenin en güvenilir anahtarı olmaya devam edecektir.


Kaynak:

Pierobon, M. (2026, June 15). Competency-Based Training Faces New Demands As Its Scope Expands. Halldale Group.



Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page