top of page

UÇUŞ EKİPLERİNİN DUYGUSAL ZEKASI: Gökyüzündeki İnsani Dinamikler

Sivil havacılık dünyasında bir uçuşun emniyetle tamamlanması; pilotların binlerce saatlik uçuş tecrübesine ve kabin ekiplerinin acil durum prosedürlerine olan hakimiyetine bağlıdır. Ancak, Vanessa Urch Druskat’ın "The Emotionally Intelligent Team" (Duygusal Zekalı Takım) yaklaşımına göre, en yetenekli kaptan pilotları ve en deneyimli kabin amirlerini aynı uçakta toplamak, o ekibin "mükemmel" bir performans sergileyeceği anlamına gelmez. Havacılıkta teknik beceriler (hard skills) hayati önem taşısa da, ekiplerin asıl başarısını belirleyen şey bireylerin tekil zekası değil, aralarındaki etkileşimin kalitesidir.

İşte uçuş ekipleri için "Teams are Only Human" (Takımlar Sadece İnsandır) gerçeğinden yola çıkarak, yüksek performanslı bir ekip kültürü inşa etmenin detayları:


1. Virtüözler Yanılgısı ve Sistem Yaklaşımı

Havacılıkta her ekip üyesi kendi alanında bir "virtüözdür". Ancak Druskat, bir odaya toplanan dahi seviyesindeki insanların bile, eğer doğru etkileşim rutinlerine sahip değillerse, sıradan bir gruptan daha kötü performans sergileyebileceğini savunur.

Takımlar birer sistemdir; yani başarının anahtarı, pilotun veya kabin memurunun içsel yeteneklerinden ziyade, bu kişilerin birbirlerinin bilgisini nasıl entegre ettiklerinde yatar. Havacılık diliyle söylemek gerekirse; bir kokpitte Kaptan ve İkinci Pilot arasındaki "sessiz otorite" veya kabin ile kokpit arasındaki iletişim kopukluğu, teknik kapasite ne kadar yüksek olursa olsun sistemi kilitleyebilir.


2. Sosyal İhtiyaçların Uçuş Emniyetindeki Rolü

İnsan beyni, milyonlarca yıllık evrimle sosyal gruplar içinde hayatta kalmaya programlanmıştır. Bir uçuş ekibi bir araya geldiğinde, her üyenin beyni istemsizce şu üç temel ihtiyacın karşılanıp karşılanmadığını tarar:

  • Ait Olma (Belonging): Kabul edildiğini ve dışlanmadığını hissetme ihtiyacı.

  • Değer Görme: Yeteneklerinin ve katkısının önemsendiğini bilme arzusu.

  • Etki Sahibi Olma (Agency): Karar süreçlerine dahil olabildiğini hissetme.

Eğer bir İkinci Pilot, Kaptan tarafından görmezden gelindiğini veya saygı görmediğini hissederse (tehdit algısı), beyni "savunma moduna" geçer. Bu durumda bilişsel kapasite daralır ve kişi, kritik bir güvenlik hatasını fark etse bile "yanlış bir şey söyleyip dışlanma" korkusuyla susmayı tercih edebilir. Psikolojik Güvenlik, uçuş emniyeti için lüks değil, bir zorunluluktur.


3. Normların Gücü: "Burada İşler Böyle Yürür"

Takım Duygusal Zekası (Team EI), bir ekibin sahip olduğu kalıcı alışkanlıklar ve yazılı olmayan kurallardır; biz bunlara normlar diyoruz. Havacılıkta her ekip uçuş öncesi brifing yapar; ancak bu brifingin sadece teknik bir kontrol listesinden mi ibaret olduğu, yoksa üyelerin birbirini tanıdığı insani bir bağ kurma aracı mı olduğu, o ekibin "normlarını" belirler.


Druskat'ın araştırmalarına göre, en yüksek performanslı ekipler şu üç kümedeki normları inşa eder:


Küme 1: Birbirimizin Başarılı Olmasına Yardım Etme

Bu küme, ekibi bir "topluluk" haline getiren temeldir.

  • Ekip Üyelerini Anlamak: Uçuş öncesi 30 saniyelik "Nasıl hissediyorsun?" veya "Seni bugün ne zorlayabilir?" gibi kısa check-in soruları, üyelerin birbirlerinin hassasiyetlerini anlamasını sağlar.

  • İlgilenme ve Saygı Göstermek: Konuşurken göz teması kurmak veya başıyla onaylamak gibi basit "sağlıklı sinyaller", ekibin motivasyonunu artırır.

  • Kabul Edilemez Davranışları Ele Alma: Ekip içinde nezaketsizliği veya güvenlik ihlallerini görmezden gelmek, o davranışı onaylamak demektir. Yüksek performanslı ekipler, hataları kişiselleştirmeden, gelişim odaklı bir dille geri bildirim verir.


Küme 2: Birlikte Öğrenme ve İlerleme

  • İfadeyi Destekleme: Havacılıkta "Speak up" kültürü kritiktir. Ekibin içinde, en kıdemsiz üyenin bile "Burada bir sorun var gibi görünüyor" diyebileceği sembolik araçlar (örneğin brifingde kullanılan açık uçlu sorular) kullanılmalıdır.

  • Proaktif Sorun Çözme: Sorunların çıkmasını beklemeden, "Eğer şu olursa ne yaparız?" gibi senaryo planlamaları yapmak ekibin kontrol hissini artırır.


Küme 3: Dış Paydaşlarla Etkileşim

Uçuş ekibi bir ada değildir. Yer hizmetleri, kule (ATC) ve teknik bakım gibi dış paydaşlarla kurulan güçlü ilişkiler, operasyonel başarıyı doğrudan etkiler.


4. Uçuş Ekipleri İçin Pratik Öneriler

Druskat’ın modelinden uçuş ekiplerine uyarlanabilecek bazı yöntemler şunlardır:

  • Brifinglerde "Trip Reports" (Gezi Raporları): Ekip üyelerinin son uçuşlarında ne öğrendiklerini veya neyi ilginç bulduklarını kısaca paylaşmaları, güven ve ortak zihin yapısı inşa eder.

  • Elephants in the Cockpit (Kokpitteki Filler): "Kimsenin konuşmadığı ama herkesin farkında olduğu o büyük sorun nedir?" sorusunu sormak, gizli kalmış riskleri ortaya çıkarır.

  • Relational Pause (İlişkisel Duraklama): Uzun uçuşlarda operasyonel yoğunluk azaldığında, ekibin birbirine insani bir dikkat vermesi ("Bugün seni ne heyecanlandırıyor?") stresi azaltır.


Sonuç

Yüksek performanslı bir uçuş ekibi kurmak bir "roket bilimi" değildir ancak çok iyi bir tasarım gerektirir. Kaptanlar sadece uçuşu değil, aynı zamanda ekip kültürünü de yöneten birer "kültür lideri" olmalıdır. Unutmayın; üyelerin birbirini tanıdığı, saygı duyduğu ve güvende hissettiği bir ortamda, ekip zekası bireylerin zekasının toplamından çok daha büyük bir hale gelir.


Kaynaklar

  • Druskat, V. U. (2025). The Emotionally Intelligent Team: Building Collaborative Groups that Outperform the Rest. Harvard Business Review Press.

  • Goleman, D. (2025, Temmuz 23). The Emotionally Intelligent Team. LinkedIn.

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page