KOKPİT'TEN Bakış - Sayı 67
- Eray Beceren

- 3 saat önce
- 3 dakikada okunur
Kokpit'ten Bakış 67. Sayısından ilgi duyduğum konularda kendime çıkardığım notlar..

İnsan Faktörü: Pilotlar İçin Hata ve Hata Tekrarı
Yazar: N. Temuçin Gürel (AFA Uçuş Okulu Yönetici/Eğitmen).
İçerik: Makale, hatanın insan doğasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak başlar ve insanların bilinçsiz (bilgi/deneyim eksikliği) veya bilinçli (yanlış, eksik bilgiyle eyleme geçme) olarak nasıl hata yaptıklarını inceler. Havacılıkta "yaşayarak öğrenmenin" bedelinin çok ağır olabileceği, bu nedenle pilotların eğitim süreçlerinin hakkını vermesi ve kendilerini sürekli güncel tutmaları gerektiği belirtilir. Makalenin en can alıcı noktası ise "hata tekrarı" sorunudur. Pilotların, mesleklerinin getirdiği rasyonellik inancına rağmen, kendilerini iyi hissetmek ve yüzleşmekten kaçınmak için savunma mekanizmaları geliştirerek hatalarını dış faktörlere bağlayabildikleri ifade edilir. Bu durumun aynı hatanın tekrarlanmasına yol açtığı açıklanarak, çözüm olarak farkındalığı artıracak eğitimlerin verilmesi, vaka çalışmaları yapılması ve hataları peşin hükümle cezalandırmayan "Adil Kültür" (Just Culture) yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir.
Havacılıkta Durumsal Farkındalık
Yazar: Atilla Duyar (Emekli Kaptan Pilot).
İçerik: Durumsal farkındalık, pilotların çevrelerindeki değişiklikleri algılaması, anlaması, geleceği öngörmesi ve uçuş emniyeti için doğru kararları alması süreci olarak tanımlanır. Pilotların bu farkındalığı sürdürebilmek için aletler, ATC (Hava Trafik Kontrolü) iletişimleri, hava durumu raporları ve görsel ipuçlarından sürekli bilgi toplayıp zihinsel bir model oluşturmaları gerekir. Makalede durumsal farkındalığı olumsuz etkileyen faktörler arasında yorgunluk, stres, dikkat dağıtıcı unsurlar, aşırı özgüven/kayıtsızlık, otomasyona aşırı bağımlılık ve bilgi yüklenmesi sayılmaktadır. Bu hayati yetiyi artırmak için ise kapsamlı uçuş öncesi planlama, aletlerin sürekli izlenmesi, çapraz kontrol, etkili ve aktif sözlü iletişim, dikkat dağıtıcıların en aza indirilmesi ve otomasyonun doğru yönetilmesi gibi modern stratejiler tavsiye edilmektedir.
Kokpitteki Zihin: Pilotlarda Duygusal Regülasyon ve Dikkat Yönetiminin Kritik Rolü
Yazarlar: Dr. Seda Çeken (İstanbul Üniversitesi Havacılık Psikolojisi Araştırmaları Enstitüsü) ve Doç. Dr. Kpt. M. Onur Balkan (Özyeğin Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi).
İçerik: Modern kokpitlerde uçuş emniyetinin sadece gelişmiş aviyonik sistemlere değil, pilotun duygusal ve bilişsel süreçlerinin hassas dengesine dayandığı anlatılmaktadır. Makale iki temel psikolojik bileşene odaklanır:
Duygusal Regülasyon: Pilotun duygusal tepkilerini izleme ve duruma uygun şekilde değiştirme kapasitesidir. Duygusal regülasyonu zayıf olan pilotlarda risk alma eğiliminin arttığı ve performansın bozulduğu, bu becerisi yüksek olanların ise acil durumlarda durumu bir "tehdit" yerine "meydan okuma" (challenge) olarak algılayıp daha iyi kararlar verdiği belirtilir.
Dikkat Yönetimi: Pilotların yüksek iş yükü (zaman baskısı, karmaşık uçuş planları), çevresel faktörler (yorgunluk, gürültü) ve kişisel sorunlar (aile, finans) altında kritik bilgilere odaklanabilme sanatıdır. Yoğun bilgi akışının "attentional blink" (ilk uyarana odaklanıp hemen ardından geleni kaçırma) riskini artırdığı açıklanır. Makalede, bu becerileri geliştirmek için "mindfulness" (bilinçli farkındalık), "biofeedback" (fizyolojik tepkileri izleyerek stresi yönetme) ve "neurofeedback" (beyin dalgalarını optimize etme) gibi modern nörobilişsel eğitim yöntemlerinin önemi vurgulanmaktadır.
Duygusal Yeme ve Psikolojik Açlık: Doymak mı, Bastırmak mı?
Yazar: Uzm. Psk. E. Esra Tanrıverdi (Hayatın Pusulası Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi).
İçerik: İnsanların mideleri değil, ruhları aç olduğu için yemek yemesi durumuna odaklanan bir psikoloji makalesidir. Fiziksel açlığın kademeli olarak gelip yemekle giderildiği, psikolojik açlığın ise aniden ortaya çıktığı ve yenilse bile doygunluk hissi vermediği farklılıklarıyla açıklanır. Duygusal yeme; stres, yalnızlık, öfke, üzüntü ve sevgi ihtiyacı gibi bastırılmış duyguların üzerini örtmek için yemeğin bir "ilaç" olarak kullanılmasıdır. Bu durum, geçici bir dopamin salgısı sağlasa da sonrasında suçluluk ve pişmanlık yaratarak kişiyi bir kısır döngüye sokar. Çocuklukta yemeğin bir ödül veya teselli olarak sunulmasının bu alışkanlığın temellerini attığı belirtilir. Çözüm olarak; duygu günlüğü tutmak, yemeğin altındaki asıl duyguyu fark etmek (farkındalıkla yemek) ve gerekiyorsa profesyonel destek almak önerilmektedir.
TALPA Uçuş Emniyet Forumu Gerçekleştirildi
Yazar: Dergi Haber/Etkinlik Raporu.
İçerik: TALPA tarafından 17 Kasım 2025 tarihinde SHGM Türk Sivil Havacılık Akademisi'nde sektörün tüm paydaşlarını buluşturan 1. Uçuş Emniyet Forumu'nun özetidir. Etkinlikte GPS ve TCAS sinyal karıştırma (spoofing-jamming) tehditleri, yorgunluk yönetimi (Boeing Alertness Model), türbülans olaylarındaki artış ve geleceğin tartışmalı konusu olan Azaltılmış Ekip Operasyonları (RCO) gibi kritik konular ele alınmıştır. TALPA Başkanı Kpt. Plt. Okan Üreksoy açılış konuşmasında, emniyetin sadece bir prosedür değil bir kültür olduğunu, gelişen teknoloji ve yapay zekaya rağmen sistemin nihai karar vericisi ve vicdanının hala insan (pilot) olduğunu vurgulamıştır. Forumun her yıl düzenlenerek gelenekselleşmesinin hedeflendiği belirtilmiştir.
Pilot Akran Destek Programı ve Havacılık Ruh Sağlığı Sempozyumu Yapıldı
Yazar: Dergi Haber/Etkinlik Raporu.
İçerik: 18 Kasım 2025'te gerçekleştirilen ve odağına doğrudan "insanı" ve pilotun zihinsel iyi oluşunu (well-being, resilience) alan sempozyumun detaylarını aktarır. Başkan Okan Üreksoy, emniyetin sadece sistemlerle değil, sağlıklı ve dayanıklı insanlarla sağlanabileceğini, yardım istemenin zayıflık değil olgunluk olduğunu belirterek Akran Destek (Peer Support) programının önemini vurgulamıştır. Sempozyum kapsamında; akran desteğinin bir kültür haline getirilmesi, psikososyal risk yönetimi, tükenmişlik (burnout) ve akran destek programlarının Türkiye'deki hukuki boyutları uzmanlar tarafından tartışılmıştır. Yayımlanan sonuç raporunda (TALPA MDA Yol Haritası 2026); programın uçuş okulları ve üniversitelere yaygınlaştırılması, danışan ve destek veren pilotların gizlilik/hukuki güvenliklerinin sağlanması ve uygulamanın sadece kokpit değil tüm havacılık personeline genişletilmesi hedeflenmiştir.






Yorumlar