top of page

Pilot Akran Destek (Peer Support) Programları Kullanımı: Mevcut Durum ve İyileştirme Stratejileri


Ticari havacılık endüstrisi, tarihsel süreçte teknik ve mekanik riskleri yönetme konusunda büyük bir uzmanlık kazanmış olsa da günümüzde uçuş emniyetini tehdit eden asıl unsurun insan faktörü ve psikososyal riskler olduğu giderek daha fazla kabul görmektedir,. Bu psikososyal risklerin yönetilmesinde kurulan Akran Desteği (Peer Support) programları ve Çalışan Destek Programları (EAP) kağıt üzerinde güçlü birer önlem gibi görünse de, pratikteki uygulamaları ve kullanım oranları sektör için ciddi bir zafiyet alanı oluşturmaya devam etmektedir.


Mevcut Durumun Değerlendirilmesi

Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), 2018 yılında pilotlar için akran desteği (peer support) programlarını zorunlu hale getirmiştir. Ancak bu programların mevcut kullanım durumu incelendiğinde, ciddi bir "emniyet sessizliği" (safety silence) tablosu ortaya çıkmaktadır. Veriler, pilotlar arasında zihinsel sıkıntı yaşama oranının %12 ila %15 arasında olduğunu gösterirken, akran desteği programlarının kullanım oranının yalnızca %3 ila %4 seviyelerinde kaldığını ortaya koymaktadır. Küresel çapta 2025 yılında yapılan bir araştırma, pilotların ve kontrolörlerin %98'inin ruh sağlığını profesyonel bir endişe kaynağı olarak gördüğünü ve yaklaşık yarısının bir noktada desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtmesine rağmen, mevcut kaynakları kullananların oranının yalnızca %12 olduğunu doğrulamaktadır.


Bu düşük kullanımın temelindeki engeller yapısal değil; tamamen kültürel ve psikolojiktir. Pilotlar, mesleki kimlik normları gereği savunmasızlığı, istihdam edilebilirliklerine yönelik bir tehdit olarak algılamaktadırlar. Lisanslarını veya kariyerlerini kaybetme korkusu ve damgalanma (stigma) endişesi, çalışanların sistemdeki mevcut desteklerden kaçınmasına neden olmaktadır. Resmi yollardan yardım aramanın riskli algılandığı bu düzende pilotlar; kendi kendine ilaç tedavisi, artan alkol tüketimi, anonim çevrimiçi platformlarda iç dökme veya duygusal destek için yapay zeka araçlarına güvenme gibi gayri resmi ve sağlıksız başa çıkma mekanizmalarına yönelebilmektedir. Bu durum, personelin sorumsuzluğundan ziyade, sessiz kalmanın ifşa etmekten daha güvenli hissedildiği bir sistemin sonucudur.


Kullanımı Özendirmek İçin Şirketler Neler Yapabilir?

Havayolu şirketlerinin, akran desteği kullanımını artırmak ve psikososyal riskleri yönetmek için soyut niyet beyanlarını aşan, somut ve aktif mekanizmalar kurması gerekmektedir. Bu bağlamda şirketlerin atabileceği adımlar şunlardır:

  • Sorgusuz Sualsiz Zihinsel Sağlık İzinleri (Mental Health Days): Pilotların lisans ve kariyer kaybı korkusunu yenmek adına, hiçbir soru sorulmadan ve fişlenme endişesi yaşanmadan kullanılabilecek zihinsel sağlık izinleri sistemleri devreye alınabilir.

  • Otomatik ve Anonim Bildirim Sistemleri: Nöbet planlamasına (roster) doğrudan müdahale eden, inisiyatifi yöneticilere bırakmadan arka planda uçuşu otomatik olarak başka birine atayabilen anonim yorgunluk/stres bildirim sistemleri kurulabilir.

  • Suçlamasız (Blame-Free) Bir Kültür İnşası: Çalışanların hatalarını itiraf edebileceği ve endişelerini dile getirebileceği adil, psikolojik olarak güvenli bir örgüt kültürü yaratılmalıdır.

  • Duygusal Zeka (EI) Eğitimlerinin Operasyonel Bir Araca Dönüştürülmesi: Duygusal zeka, sıradan bir "sosyal beceri" olarak değil, operasyonel bir risk faktörü olarak görülmelidir. Liderlerin ve ekiplerin duygusal zeka seviyesinin yüksek olması, güvenlik sinyallerinin erken fark edilmesini sağlar ve raporlama kültürünü teşvik eder.

  • Güvenlik Yönetim Sistemlerine (SMS) Entegrasyon: Şirketler, psikososyal risk yönetimini geleneksel operasyonel risklerle bir tutmalı, nabız anketleri ve doğrulanan değerlendirmeler ile bu verileri tıpkı mekanik arıza veya yorgunluk metrikleri gibi düzenli olarak ölçmelidir.


Dernekler ve Endüstri Kuruluşları Neler Yapabilir?

Royal Aeronautical Society (RAeS), British Standards Institution (BSI), Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve çeşitli işçi sendikaları gibi bölgesel havacılık dernek ve kurumların, makro düzeyde teşvik edici politikalar üretmesi şarttır:

  • Havacılığa Özgü Standartların Geliştirilmesi: ISO 45003 (İşyerinde psikolojik sağlık ve güvenlik) standartları, sivil havacılığın vardiya kısıtlamaları, emniyet kritik rolleri ve Güvenlik Yönetim Sistemleri (SMS) yapısına uygun şekilde, dernekler tarafından havacılığa özel rehberlere dönüştürülmelidir.

  • "AMHAN" Güven İşareti (Mark of Trust) Programının Teşviki: BSI ve RAeS tarafından önerilen Havacılık Ruh Sağlığı Denetim Ağı (AMHAN) gibi endüstri lideri programlar ile havayollarının psikososyal risk yönetimi olgunlukları 4 aşamalı bir modelle (Reaktif, Temel, Gelişmiş, Mükemmellik) tescillenmeli ve şirketler bu ağı kullanmaya teşvik edilmelidir.

  • Güvenli Veri Paylaşımı ve Kıyaslama (Benchmarking): Dernekler, şirketler arası anonimleştirilmiş veri tabanları oluşturarak hangi akran desteği ve müdahale yöntemlerinin işe yaradığını saptanmalıdır. Blok zincir tabanlı güvenli altyapılar ile şirketlerin gizliliği korunarak sektör genelinde bir zeka ve öğrenme ağı kurulmalıdır,.

  • Çok Paydaşlı İletişim Forumları: Dernekler; havayolları, havalimanları, sigortacılar, düzenleyiciler ve pilot temsilcilerinden oluşan ortak çalışma komiteleri (forumlar) kurarak zihinsel sağlık stratejilerini tüm endüstriye yayacak bir köprü görevi görmelidir.


Sonuç

Ticari havacılıkta emniyetin bir sonraki evrimi, insan faktörünü ve psikososyal riskleri en az teknik bir motor arızası kadar ölçülebilir ve yönetilebilir bir değişkene dönüştürmektir. Pilotların akran desteği ve zihinsel sağlık programlarını kullanabilmesi için korku ve damgalanma kültürünün yıkılması, bunun için de şirketlerin aktif koruma sistemleri (sorgusuz izinler, suçlamasız kültür) inşa etmesi gerekir,. Derneklerin ise AMHAN gibi ortak standart ve denetim ağları kurarak sektörü uyumlu ve veri odaklı bir noktaya taşıması elzemdir,. Ancak bu sayede kağıt üzerinde var olan programlar, kokpitin gerçekliğinde hayat kurtaran birer araca dönüşebilir.

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page