top of page

Takım Duygusal Zekâsı: Yüksek Performanslı Ekiplerin Sırrı

Günümüz modern iş dünyasında başarı, artık sadece bireysel yeteneklerle değil, ekiplerin uyum içinde nasıl çalıştığıyla da şekilleniyor. Bir grup insanın bir araya gelmesi, otomatik olarak "takım" olmayı sağlamaz. Gerçek bir takım ruhu yaratmak, üretkenliği ve verimliliği artırmak için ortak bir dil ve iş birliği kültürü inşa etmek gerekir.


Bu bağlamda, Dr. Vanessa Druskat'ın "Duygusal Zekalı Takım" (The Emotionally Intelligent Team) adlı kitabında tanımladığı Takım Duygusal Zekasının 9 Normu (The 9 Norms of Team EI), ekiplerin daha uyumlu, üretken ve etkili hale gelmesini sağlayan temel ilkeleri ortaya koyar. Bu normlar, takımların sadece görevlerini yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda birbirlerini anlayan ve destekleyen güçlü bağlar kurmasını sağlar.


Birbirimizin Başarısına Nasıl Katkı Sağlarız?

Bir takımın duygusal zekasının temelinde, üyelerin birbirlerine gösterdiği destek ve empati yatar. Bu, sadece profesyonel bir nezaket meselesi değil, aynı zamanda güvene dayalı bir ortam yaratmanın da anahtarıdır.

1. Takım Üyelerini Anlayın (Understand Team Members): Bu norm, her bir takım üyesinin kişisel hedeflerini, güçlü yönlerini ve hassasiyetlerini bilmeyi ve bunlara saygı duymayı gerektirir. Herkesin farklı bir motivasyon kaynağı olduğunu anlamak, iş birliğini güçlendirir ve kişiye özel destek mekanizmaları oluşturulmasını sağlar.

2. İlgilendiğinizi Gösterin (Demonstrate Caring): Takım üyeleri, sadece iş arkadaşı değil, aynı zamanda birer insandır. Onların bireysel yaşamlarına, hislerine ve yaşadıkları zorluklara karşı ilgi göstermek, aradaki bağı güçlendirir. Bu, empati kurarak ve destekleyici bir dil kullanarak sağlanır.

3. Kabul Edilemez Davranışlara Müdahale Edin (Address Unacceptable Behavior): Bir takımın sağlıklı kalabilmesi için, toksik veya yapıcı olmayan davranışlara karşı sessiz kalınmaması gerekir. Bu norm, saygı sınırlarını aşan davranışların zamanında ve etkili bir şekilde ele alınmasını zorunlu kılar. Bu, takımın ortak normlarına olan inancı pekiştirir ve güven ortamını korur.


Birlikte Nasıl Öğrenir ve Gelişiriz?

Yüksek performanslı takımlar, sürekli olarak öğrenme ve kendini geliştirme peşindedir. Bu gelişim, sadece bilgi birikimiyle değil, aynı zamanda duygusal olarak olgunlaşmayla da gerçekleşir.

4. Takımı Gözden Geçirin (Review the Team): Takımlar, belirli aralıklarla bir araya gelip performanslarını, iş birliği süreçlerini ve karşılaştıkları zorlukları değerlendirmelidir. Bu şeffaf geri bildirim süreci, hatalardan ders çıkarmayı ve gelecekte daha iyi kararlar almayı sağlar.

5. İfadeyi Destekleyin (Support Expression): Herkesin fikirlerini, endişelerini ve duygularını çekinmeden dile getirebildiği bir ortam, inovasyonun ve yaratıcılığın önünü açar. Farklı seslere değer vermek, takımın sorunlara daha kapsamlı çözümler bulmasına yardımcı olur.

6. İyimserlik İnşa Edin (Build Optimism): Karşılaşılan zorluklara rağmen pozitif bir bakış açısını korumak, takımın motivasyonunu ve dayanıklılığını artırır. Başarıların kutlanması ve başarısızlıkların birer öğrenme fırsatı olarak görülmesi, takımın iyimserliğini besler.

7. Sorunları Proaktif Olarak Çözün (Solve Problems Proactively): Beklenmedik durumlar karşısında tepki vermek yerine, potansiyel sorunları önceden tahmin edip çözüm üretme yeteneği, takımın esnekliğini ve dayanıklılığını artırır. Bu, riskleri yönetme ve fırsatları değerlendirme konusunda takımın kontrolünü güçlendirir.


Paydaşlarımızla Nasıl Etkileşim Kurarız?

Takımlar sadece kendi iç dinamikleriyle sınırlı değildir. Başarı, genellikle dış paydaşlarla (müşteriler, diğer departmanlar, tedarikçiler vb.) kurulan ilişkilerle doğrudan bağlantılıdır.

8. Takım Bağlamını Anlayın (Understand Team Context): Takımın misyonunun, paydaşlarının beklentilerinin ve organizasyondaki rolünün farkında olması gerekir. Takımın dış dünya ile olan etkileşimini anlamak, daha stratejik ve hedef odaklı kararlar alınmasını sağlar.

9. Dış İlişkiler Kurun (Build External Relationships): Diğer departmanlar veya dış paydaşlarla güçlü ilişkiler kurmak, takımın bilgiye erişimini genişletir ve destek almasını kolaylaştırır. Bu ilişkiler, takımın görünürlüğünü artırır ve iş birliğini yeni seviyelere taşır.


Sonuç:

Vanessa Druskat'ın 9 normu, modern takımlar için sadece bir yol haritası değil, aynı zamanda duygusal zekanın kolektif bir başarıya nasıl dönüştürülebileceğinin de somut bir kanıtıdır. Bu ilkeleri benimseyen takımlar, sadece daha uyumlu ve mutlu olmakla kalmaz, aynı zamanda zorlukların üstesinden gelme, yaratıcılığı teşvik etme ve en önemlisi, diğerlerinden daha iyi performans gösterme potansiyeline de sahip olurlar. Bu normlar, her takımın potansiyelini maksimize etmesi için atılması gereken adımları net bir şekilde ortaya koyar.

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page