Havacılıkta “Yeterince Normal” Yanılgısı
- Eray Beceren

- 22 Mar
- 2 dakikada okunur

Sivil havacılıkta uçuş emniyetinin en temel yapı taşlarından biri iletişimdir. Gökyüzündeki ve yerdeki operasyonların güvenli bir şekilde yürümesi, kokpit ile kule arasındaki bilgi alışverişinin kusursuz olmasına bağlıdır. Peki, her iki taraf da doğru iletişimi kurduğuna emin olduğunda bile gizli bir tehlikeyle karşı karşıya kalabileceğimizi hiç düşündünüz mü?
Gelin, havacılık iletişimindeki "Yeterince Normal" (Normal Enough) yanılgısına yakından bakalım.
"Tekrar Edin" Demenin Zorluğu ve Orta Alan Tehlikesi
Pilotlar ve hava trafik kontrolörleri (ATC), telsiz konuşmalarında bir şeyler yanlış veya şüpheli geldiğinde "Say again" (Tekrar edin) veya "Confirm" (Doğrulayın) gibi standart havacılık terimlerini kullanmak üzere özel olarak eğitilmişlerdir. Ancak pratikte çok az konuşulan bir gerçek vardır: Hatalı iletişimlerin çoğu kulağa yanlış gelmez; aksine son derece "normal" duyulurlar.
Radyo frekansı havacılıkta çok değerli ve sınırlı bir kaynaktır; bu nedenle frekanstaki her fazladan konuşma ekstra zaman kaybı anlamına gelir. Bu baskı altında pilotlar ve kontrolörler sürekli olarak hızlı bir karar vermek zorundadır: "Bu duyduğum şey, sorgulamayı gerektirecek kadar tuhaf mı?". Bariz bir anormallik hissedilmediği sürece genellikle sessiz kalınır. İşte asıl tehlike tam da bu noktada, kulağa kabul edilebilir gelen ancak mesajı veren ve alan kişi tarafından tamamen farklı anlaşılan o "orta alanda" (middle zone) yatar.
Görünmez Hatalar: Kulağa Tanıdık Gelen Yanlışlar
Bu tehlikeli orta alanın havacılık operasyonlarında nasıl ortaya çıktığına dair iki çarpıcı örnek verilebilir:
Benzer Rakamların Karışması: Bir kontrolör, pilota "Uçuş seviyesi iki sıfır sıfıra (FL200) alçalın" talimatı verir. Pilot ise bu talimatı "İki iki sıfır (FL220)" olarak geri okur (readback). Rakamların fonetiği birbirine o kadar benzerdir ki, olay gerçekten önemli bir an gelene kadar kimsenin dikkatini çekmez ve kimse tepki vermez.
Kritik Bir Kelimenin Gözden Kaçması: Kontrolör, "Bravo üzerinden taksi yapın, 18 pistini kat edin (cross)" talimatını iletir. Ancak pilot bu mesajı "Bravo üzerinden 18 pistine taksi yapın (to)" şeklinde anlar. Kullanılan kelimeler her iki taraf için de son derece tanıdıktır, ancak cümlenin taşıdığı operasyonel anlam ve yaratabileceği pist ihlali riski bambaşkadır.
Hiçbir şey kulağa yanlış gelmediği için iki taraf da söylenenleri sorgulama ihtiyacı hissetmez. İşte riskler, tam olarak bu sessizlikte ve hiçbir uyarı vermeden ortaya çıkar.
İletişim Kesinlik Değil, Yalnızca "Güven" Yaratır
Havacılık profesyonellerinin her zaman aklında bulundurması gereken altın kural şudur: İletişim, kesinlik (certainty) yaratmaz. Sadece iki insanın aynı şeyi anladığına dair bir güven hissi (confidence) yaratır.
Aynı şeyi anladığından emin olmak ile gerçekten aynı şeyi anlamış olmak kesinlikle aynı şey değildir. İkisi arasındaki bu görünmez fark, ne yazık ki genellikle bir sorun veya kaza meydana gelene kadar fark edilemez.
Yazımızı, operasyonlarda görev alan herkesin kendisine sorması gereken o kritik soruyla bitirelim:
Siz hiç iletişimin çok net göründüğü, ancak sürece dahil olan iki kişinin durumu birbirinden tamamen farklı anladığı bir durum yaşadınız mı?
Bir dahaki sefere telsizin mandalına bastığınızda, karşınızdakinin sizi "duymasından" öte, "doğru anladığından" emin olmayı unutmayın.






Yorumlar