ECA'nın Kanıta Dayalı Eğitim (EBT) Konusunda Görüş ve Beklentileri
- Eray Beceren

- 5 saat önce
- 3 dakikada okunur

Havacılık sektörü sürekli olarak geliştikçe, sektörel eğitim standartlarının da tutarlı, şeffaf ve emniyeti en merkeze alacak şekilde evrilmesi bir zorunluluk haline gelmektedir. Bu bağlamda, Kanıta Dayalı Eğitim (Evidence-Based Training - EBT) yaklaşımının havacılık eğitim programlarına kademeli olarak entegre edilmesi, hem eğitimlerin operasyonel uygunluğunu hem de uçuş emniyetini artırma potansiyeli sunan çok önemli bir fırsattır. Ancak Avrupa Kokpit Birliği (ECA) gibi yetkili paydaşlar, EBT'nin faydalarını prensipte desteklemekle birlikte, bu sistemin mevcut uygulama şeklini tam olarak onaylamamakta ve eğitim alanında daha fazla genişleme yapılmadan önce çok daha temkinli, yapılandırılmış ve uyumlaştırılmış bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğinin altını çizmektedir.
EBT'nin Temel Felsefesi: "Daha Az Kontrol, Daha Çok Eğitim"

EBT modelinin havacılık eğitimine getirdiği en büyük yenilik, kuralcı (prescriptive) kontrollerden ziyade, anlamlı ve yetkinlik odaklı bir eğitim anlayışına geçişi ifade eden bir paradigma değişimidir. EBT'nin asıl amacı, pilotların sadece belli başlı prosedürel uygunluk gereksinimlerini yerine getirmesini sağlamak değil, bunun yerine pilot yetkinliklerinin sürekli ve dinamik bir şekilde geliştirilmesidir. Bu nedenle, "daha az kontrol, daha çok eğitim" (more training, less checking) ilkesini merkeze alan bir yapı, sistemin pilotlar, eğitmenler ve düzenleyici kurumlar tarafından geniş çapta kabul görmesi için kritik bir öneme sahiptir.
Bu çerçevede ECA bazı öneriler sunmaktadır.
Uygulamada Dikkat Edilecek Önemli Hususlar
EBT sisteminin sahada başarılı bir şekilde karşılık bulabilmesi için dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır:
Yetkinliklerin ve Göstergelerin Önceden Tanımlanması: EBT'nin ancak ve ancak, talep edilen yetkinlikler ile bu yetkinliklere ait göstergelerin uygulamaya geçilmeden önce açık ve net bir şekilde tanımlanmasıyla etkili olabileceği unutulmamalıdır.
Esneklik ve Sınırlarının Çizilmesi: EBT doğası gereği esnek bir yapıya sahip olsa da, bu esneklik başıboş bırakılmamalıdır. Esnekliğin, ulusal otoriteler ve farklı operatörler arasında tutarlı bir şekilde uygulanan net bir rehberlik dahilinde işletilmesi şarttır. Kuralların net olmadığı bir ortam; standartların dengesizleşmesi, gözetimin zayıflaması ve Avrupa genelinde eğitim kalitesinin farklılık göstermesi gibi çok ciddi riskler barındırmaktadır.
Veri Odaklı ve Güvenilir Altyapı: Sistemin temelini sağlam ve veri odaklı kanıtlar oluşturmalıdır. Operasyonel veriler, güvenlik sonuçları ve eğitimin etkinliğini ölçen göstergeler sistematik olarak toplanmalı ve doğrulanmalıdır. Ancak uygulamada en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri, bu verilerin kullanımının yalnızca eğitim ve emniyet amaçlarıyla sınırlandırılması ve Avrupa Genel Veri Koruma Yönetmeliği'ne (GDPR) tam uyumlu bir şekilde işlenmesidir. Pilotların sisteme olan güvenini sarsmamak adına; veri mülkiyeti, erişim hakları ve gizliliği koruyan çok net güvenceler sağlanmalıdır.
Alınacak Önlemler ve Standartlaştırma Adımları
Mevcut sorunların üstesinden gelmek ve EBT'nin güvenli bir şekilde entegrasyonunu sağlamak için acilen alınması gereken önlemler bulunmaktadır:

Genişlemenin Bekletilmesi ve Uyum Sağlanması: EBT'nin veri odaklı yapısı, tazeleme (recurrent) eğitimlerinde faydasını şimdiden kanıtlamıştır. Ne var ki, EBT'nin initial type rating gibi diğer eğitim aşamalarına genişletilmesi şu anki konjonktürde oldukça erken ve risklidir. Çünkü Avrupa Birliği (AB) üyesi devletler ve operatörler arasında EBT oturumlarının verilme şekli, kimlerin yetkili olduğu ve gözetimlerin nasıl yapıldığı konusunda ciddi tutarsızlıklar mevcuttur. Alınması gereken en önemli önlem, tüm AB operatörleri ve ulusal otoriteler arasında uyumlu ve kendini kanıtlamış bir temel standart oluşturulana kadar EBT'nin tazeleme eğitimi dışına taşınmamasıdır. Bu adım atılmadan yapılacak bir genişleme, yalnızca mevcut eşitsizlikleri derinleştirecek ve Avrupa havacılık eğitiminin düzenleyici bütünlüğüne zarar verecektir.
Otorite ve Eğitmenlerin Kapsamlı Şekilde Hazırlanması: EBT'nin amacına ulaşabilmesi için yetkili makamların ve eğitim personelinin yeterince hazırlıklı olması elzemdir. Ulusal Sivil Havacılık Otoritesi denetçileri; EBT prensipleri, onay süreçleri ve değerlendirme yöntemleri konularında EBT eğitmenlerininkine eşdeğer, yapılandırılmış ve kapsamlı bir eğitime tabi tutulmalıdır.
EASA'nın Net Yönlendirmesi ve Rol Sınırlarının Belirlenmesi: Ülkeler arası farklı yorumlamaların ve eşitsiz düzenleyici muamelelerin engellenmesi için Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) tarafından net ve uyumlaştırılmış bir rehberlik sağlanmalıdır. Ek olarak, EBT oturumlarını yürüten TRI ve TRE'ler için katı uygunluk kriterleri ve rol sınırları belirlenerek, tüm operatörler arasında standartların tutarlı kalması güvence altına alınmalıdır.
Sonuç
Kanıta Dayalı Eğitim (EBT), havacılık eğitiminde son derece olumlu bir evrimi temsil etse de, bu sistemin tam olarak desteklenebilmesi için doğru şartların olgunlaşması beklenmelidir. EBT programları; her şeyden önce açıkça tanımlanmış yetkinliklerle desteklenmeli, veri odaklı olmalı ve uyumlaştırılmış sivil havacılık otoritelerinin gözetiminde, uygun eğitimi almış uzman eğitmenler tarafından sunulmalıdır. Özellikle uygulamanın AB genelinde standartlaşmadığı mevcut durumda, eğitim kapsamının genişletilmesinden uzak durulmalı; uyumlu, kanıtlara dayanan ve taraflar arası güvene dayalı bir yaklaşımın bir seçenek değil, vazgeçilmez bir ön koşul olduğu unutulmamalıdır.
Yararlanılan Kaynak
European Cockpit Association. (2026, Mayıs). Evidence based training (EBT): Position paper.






Yorumlar