Öğrenmenin Yol Haritası: Bilinçli Yetkinlik Modeli Nedir?
- Eray Beceren

- 5 gün önce
- 3 dakikada okunur

Yeni bir beceri öğrenmeye başladığınızı düşünün; örneğin araba kullanmak, yeni bir dil öğrenmek veya bir müzik aleti çalmak. Başlangıçta neyi bilmediğinizin bile farkında olmazsınız, ancak zamanla ustalaşır ve düşünmeden hareket edebilir hale gelirsiniz. İşte bu süreç, eğitim ve psikoloji dünyasında "Bilinçli Yetkinlik Öğrenme Modeli" olarak adlandırılır.
Bu model, bir bireyin herhangi bir beceriyi öğrenirken zihinsel olarak hangi aşamalardan geçtiğini açıklayan basit ama son derece güçlü bir çerçevedir.
Öğrenmenin 4 Temel Aşaması
Model, öğrenme sürecini bir merdiven gibi basamaklara ayırır. Bir basamaktan diğerine atlamak mümkün değildir; her öğrenci sırasıyla bu yollardan geçmelidir.
1. Aşama: Bilinçsiz Yetersizlik (Bilmediğini Bilmeme Hali)
Bu aşama, yolculuğun başlangıcıdır. Kişi, bir beceriye sahip olmadığının farkında değildir ve hatta bu becerinin varlığından veya öneminden bile habersiz olabilir.
Durum: "Neyi bilmediğimi bilmiyorum."
Özellikleri: Kişinin farkındalığı yoktur. Eğer kişi eksikliğinin farkında değilse, öğrenmeye ihtiyaç da duymaz. Bu aşamadaki en büyük engel, kişinin "bilgi illüzyonu" içinde olması ve yeni bir şey öğrenmeye direnç göstermesidir.
Örnek: Bisiklet kullanmayı hiç denememiş bir çocuğun, bunun çok kolay olduğunu sanması ve pedalları kullanmanın zorluğundan habersiz olması.
2. Aşama: Bilinçli Yetersizlik (Farkındalık ve Zorlanma)
Kişi işin içine girdiğinde veya bir başarısızlıkla karşılaştığında, o beceriye sahip olmadığını fark eder. Bu, öğrenmenin başladığı en kritik andır.
Durum: "Yapamadığımın farkındayım."
Özellikleri: Bu aşama genellikle rahatsız edicidir çünkü kişi eksikliğini ve zayıflığını kabul etmek zorundadır. Ancak bu farkındalık olmadan gelişim mümkün değildir. Eğitmenlerin en büyük hatası, öğrencilerin bu farkındalığa sahip olduğunu varsayarak eğitime başlamasıdır; oysa önce kişiye neyi bilmediği gösterilmelidir.
3. Aşama: Bilinçli Yetkinlik (Odaklanarak Yapabilme)
Kişi beceriyi öğrenmiştir ve uygulayabilir, ancak bunu yaparken yoğun bir zihinsel çaba ve konsantrasyon gerekir.
Durum: "Yapabiliyorum ama düşünmem odaklanmam gerekiyor."
Özellikleri: Hareketler henüz otomatikleşmemiştir. Kişi adımları tek tek düşünerek uygular. Araba kullanırken vites değiştirirken aynı zamanda aynaya bakmak için özel bir çaba sarf etmek bu aşamaya örnektir.
4. Aşama: Bilinçsiz Yetkinlik (Ustalık ve Otomatikleşme)
Becerinin o kadar çok tekrar edildiği ve içselleştirildiği aşamadır ki, artık kişi ne yaptığını düşünmek zorunda kalmaz. Beceri "ikinci doğa" haline gelir.
Durum: "Düşünmeden, otomatik olarak yapabiliyorum."
Özellikleri: Beynin bilinçdışı kısımları devreye girer. Kişi başka bir şey yaparken (örneğin örgü örerken radyo dinlemek veya araba sürerken sohbet etmek) bu beceriyi sergileyebilir.
Uzmanlar Neden Her Zaman İyi Öğretmen Olamaz?
Modelin ilginç bir bulgusu da uzmanların eğitmenlik performansıyla ilgilidir. 4. aşamaya (Bilinçsiz Yetkinlik) ulaşan kişiler, işi o kadar otomatik yaparlar ki, sürecin adımlarını unutabilirler. Bu nedenle, henüz öğrenme aşamasında olan (Bilinçli Yetersizlik yaşayan) birine süreci açıklamakta zorlanırlar.
W. Lewis Robinson'a göre, harika beyzbol oyuncularının nadiren iyi yönetici olmalarının sebebi budur; vuruş yaparken ne yaptıklarını düşünmezler, sadece yaparlar. Oysa daha ortalama oyuncular, tekniklerini geliştirmek için sürekli düşünmek zorunda kaldıkları için (Bilinçli Yetkinlik), bu detayları başkalarına daha iyi aktarabilirler.
Tartışmalı Konu: 5. Bir Aşama Var mı?
Pek çok eğitimci ve teorisyen, modelin 4. aşamada bitmemesi gerektiğini savunur. Kaynaklarda öne çıkan "5. Aşama" önerileri şunlardır:
Aydınlanmış veya Yansıtıcı Yetkinlik (Reflective Competence): Kişinin sadece uzman olması yetmez; aynı zamanda nasıl uzman olduğunu da analiz edip başkalarına öğretebilmesi gerekir. Bu, ustalığın üzerine "nasıl yaptığının bilincinde olma" katmanıdır.
Rehavet/Rahatlık (Complacency): Uzmanlığın getirdiği bir tehlikedir. Kişi "Ben oldum" diyerek yeni yöntemlere kapanırsa, zamanla becerileri körelir ve tekrar bilinçsiz yetersizliğe düşebilir. Bu nedenle 5. aşama, sürekli güncellenme ve tetikte olma hali olarak da tanımlanır.
Akışta Olmak (In the Zone): Sporcularda görülen, bilinçli düşüncenin tamamen ötesinde, sezgisel ve yaratıcı tepkilerin verildiği üstün performans halidir.
Modelin Kökeni Nereden Geliyor?
Bu teorinin kime ait olduğu konusu kesin değildir. Konfüçyüs veya Sokrates'e kadar uzanan felsefi kökleri olduğu söylense de, modern formunun izleri 20. yüzyıla dayanır.
Martin M. Broadwell (1969): "The Gospel Guardian" dergisindeki "Öğrenmek İçin Öğretmek" başlıklı yazısında bu dört aşamayı net bir şekilde tanımlayan (muhtemelen) ilk kişidir.
W. Lewis Robinson (1974): Sanayi eğitimleri üzerine yazdığı bir makalede "Bilinçli Yetkinlik" terimini kullanarak, eğitmenlerin yetkinlik düzeylerini analiz etmiştir.
Gordon Training International: Noel Burch tarafından geliştirildiği belirtilen "Öğrenmenin Dört Aşaması" modeli de bu yapıyı popüler hale getiren kaynaklardan biridir.
Sonuç
Bilinçli Yetkinlik Modeli, öğrenmenin bir "sihir" değil, aşamalı bir süreç olduğunu hatırlatır. Bir konuda kendinizi yetersiz hissettiğinizde (2. Aşama), bunun başarısızlık değil, öğrenmenin başladığı nokta olduğunu bilmek süreci kolaylaştırır. Nihai hedef sadece ustalaşmak (4. Aşama) değil, aynı zamanda bu ustalığı başkalarına aktarabilecek farkındalığı (5. Aşama) korumak olmalıdır.











Yorumlar