top of page

Uçuş Okullarında Teknik Olmayan Beceriler

Havacılık endüstrisinde uçuş emniyetinin sağlanması, yalnızca teknik becerilerin (Technical Skills) geliştirilmesine değil, aynı zamanda Teknik Olmayan Becerilerin (Non-Technical Skills - NTS) de etkin bir şekilde kullanılmasına bağlıdır. Japonya'daki uçuş eğitim sistemleri (Ticari Pilot Lisansı - CPL ve Çoklu Ekip Pilot Lisansı - MPL) incelendiğinde, NTS eğitiminin ne zaman verilmesi gerektiği konusunda devam eden tartışmalar bulunduğu görülmektedir. Çoğu eğitmen teknik becerilerin temel olduğuna inansa da, eğitim uçuşlarında yaşanan kazalardan çıkarılan dersler, NTS eğitiminin eğitimin en erken aşamalarından itibaren verilmesinin uçuş emniyeti açısından hayati önem taşıdığını göstermektedir.

Bu yazıda, sivil havacılık operasyonlarında sıkça kullanılan NTS çerçeveleri olan Ekip Kaynak Yönetimi (CRM), Tek Pilot Kaynak Yönetimi (SRM) ve Tehdit ve Hata Yönetimi (TEM) arasındaki ilişkiler incelenerek, uçuş eğitiminden havayolu operasyonlarına kadar uzanan "Birleştirilmiş Risk Yönetimi" konsepti vurgulanmaktadır.


CRM ve SRM'nin Ortak Noktaları ve Farklılıkları

Havacılıkta NTS denildiğinde akla ilk gelen kavram CRM (Ekip Kaynak Yönetimi)'dir. CRM, emniyetli ve verimli bir uçuş gerçekleştirmek için mevcut tüm kaynakların (bilgi, ekipman ve insanlar) kullanılması olarak tanımlanırken; SRM (Tek Pilot Kaynak Yönetimi), aynı hedefe ulaşmak için tek bir pilotun uçak içindeki ve dışındaki tüm kaynakları yönetme sanatı ve bilimidir. Aslında SRM, "tek pilot operasyonları için CRM" olarak da nitelendirilebilir.

Yapılan analizler, bu iki disiplinin temel beceri seviyesinde birbirinden çok da farklı olmadığını ortaya koymaktadır. Her iki çerçevede de ortak olan üç ana beceri şunlardır:

  • Durumsal Farkındalık (Situation Awareness)

  • İş Yükü Yönetimi / Görev Yönetimi (Workload/Task Management)

  • Karar Verme (Decision Making).

CRM'e özgü gibi görünen İletişim ve Ekip Oluşturma becerileri, tek pilot uçuşlarında da büyük önem taşır. Bir pilot tek başına uçuyor olsa dahi, Hava Trafik Kontrolörleri (ATC), teknisyenler ve tıbbi personel gibi diğer birimlerle etkileşim kurmak zorundadır.


Öte yandan SRM'de özellikle vurgulanan Otomasyon Yönetimi (gelişmiş uçak sistemlerine hakimiyet) ve CFIT Farkındalığı, tek pilotlu küçük uçak operasyonlarında kazaları önlemek adına kritik bir emniyet bariyeridir. Bu kavramlar CRM'de açıkça tanımlanmamış olsa da, büyük uçakların Standart Operasyon Prosedürleri (SOP) içerisinde zaten yer almaktadır.


Tek Pilot Operasyonlarında Risk Yönetiminin Kritik Rolü

Havayolu operasyonlarında bir pilot, "Go/No-Go" (uçuşa devam etme veya iptal etme) kararını alırken diğer ekip üyelerinden, yer personelinden ve uçağın gelişmiş donanımlarından sistemli bir destek alır. Ancak tek bir pilot, bu tür geniş bir destek sisteminden yoksundur ve karşılaştığı tüm verileri bizzat toplayıp değerlendirerek karar vermek zorundadır. Bu durum, tek pilotlu operasyonların daha savunmasız (vulnerable) olmasına yol açar. Dolayısıyla, SRM içerisinde yer alan Risk Yönetimi, kalkış kararı, uçuşa devam etme veya yedek meydana yönelme (divert) gibi durumlarda hayati bir NTS unsurudur.


TEM ve Risk Yönetiminin Birleştirilmesi

Modern havacılıkta yaygın olarak kullanılan Tehdit ve Hata Yönetimi (TEM), hataların önlenmesinin yanı sıra hatalara yol açan "tehditlerin" de yönetilmesini amaçlar. Ancak küçük uçak pilotları arasında TEM kavramının bilinirliği, havayolu pilotları kadar yüksek değildir.

TEM ile SRM'deki Risk Yönetimi karşılaştırıldığında, risk modelindeki "Tehlike" (Hazard) kavramının, TEM modelindeki "Tehdit" (Threat) ile aynı işlevi gördüğü anlaşılmaktadır. Her iki modelin de çıkış noktası ve ulaşmak istediği emniyet hedefi ortaktır. Bu bağlamda, bu iki konseptin birleştirilerek "Birleştirilmiş Risk Yönetimi" (Unified Risk Management) adı altında tek bir çerçevede toplanması önerilmektedir.


Karar Verme Sürecinde Yeni Bir Model: VNS/DRODAR

Havacılıkta karar verme (Aeronautical Decision Making - ADM) ve risk yönetimi pratikleri için geleneksel olarak 3P (Perceive, Process, Perform) veya DECIDE modelleri kullanılmaktadır. Ayrıca, çoklu ekip konseptine daha uygun olan ve DECIDE modeline göre daha pratik görülen DODAR (Diagnose, Options, Decide, Assign Tasks, Review) modeli de yaygındır.


Ancak ne DECIDE ne de DODAR modeli, risk yönetimi perspektifinden bakıldığında "Tehlike Tanımlama" ve "Risk Değerlendirmesi" aşamalarını açıkça içermez. Bu eksikliği gidermek amacıyla 3P modelinin yerini alabilecek, durum farkındalığı ve risk değerlendirmesi adımlarını da bünyesinde barındıran daha kapsamlı bir kontrol listesi modeli önerilmiştir: VNS/DRODAR Modeli.



Modelin Bileşenleri

VNS/DRODAR modeli, pilotların uçuş sırasında karşılaştıkları durumları emniyetli bir şekilde yönetmeleri için uygulamaları gereken adımların İngilizce baş harflerinden oluşur. Bu adımlar sırasıyla şöyledir:

  • V - Vigilance (Teyakkuz / Dikkatli Olma): Durumsal farkındalığın temelidir. Pilotun uçağın durumuna, çevresel faktörlere ve operasyonel gidişata karşı her an dikkatli olmasıdır.

  • N - Notice (Fark Etme): Beklenmedik bir durumun, sistem arızasının veya potansiyel bir tehlikenin (tehdidin) erken aşamada algılanmasıdır.

  • S - Stay Calm (Sakin Kalma): Olay anında stresi yöneterek soğukkanlılığı korumak, doğru karar verebilmek ve durumsal farkındalığı kaybetmemek için kritik bir adımdır.

  • D - Diagnose (Teşhis Etme): Sorunun kaynağının ve tam olarak ne olduğunun analiz edilip anlaşılmasıdır.

  • R - Risk Assessment (Risk Değerlendirmesi): Modele eklenen en önemli adımlardan biridir. Teşhis edilen durumun uçuş emniyetine olan olası etkilerinin ve risk seviyesinin tartılmasıdır.

  • O - Options (Seçenekler): Mevcut riski en aza indirmek ve sorunu çözmek için elde bulunan tüm alternatif yolların belirlenmesidir.

  • D - Decide (Karar Verme): Belirlenen seçenekler arasından operasyonel emniyeti en üst düzeyde tutacak olan hareket tarzının seçilmesidir.

  • A - Assign Task (Görev Dağılımı): Alınan kararı uygularken, iş yükü yönetimini (workload management) sağlamak adına görevlerin ekipler arasında (uçuş ekibi veya hava trafik kontrolü gibi dış kaynaklar) doğru bir şekilde paylaştırılmasıdır.

  • R - Review (Gözden Geçirme): Alınan kararların ve uygulanan aksiyonların sonuçlarının takip edilmesi; işlemin sorunu çözüp çözmediğinin değerlendirilmesidir.


Sonuç

Havacılık eğitimlerinde Teknik Olmayan Becerilerin (NTS), CRM veya SRM gibi katı ayrımlarla ele alınması yerine; birbirini tamamlayan ortak bir bütün olarak görülmesi gerekmektedir. Özellikle SRM içerisindeki Risk Yönetiminin, modern havacılığın standardı olan TEM ile entegre edilerek "Birleştirilmiş Risk Yönetimi" olarak öğretilmesi, pilotların tek pilotlu küçük uçaklardan havayolu kokpitlerindeki çoklu ekip (multi-crew) operasyonlarına geçişlerinde tutarlı bir emniyet kültürü ve karar verme altyapısı oluşturacaktır. Geliştirilen VNS/DRODAR modeli de, bu entegre eğitimin kokpitteki en somut pratik aracı olmaya adaydır.


Kaynak:

Ikeba, H., Tsuda, H., & Funabiki, K. (2023). A Non-Technical Skills Training Concept From the Initial Flight Training Stage to Airline Operation. 22nd International Symposium on Aviation Psychology, Wright State University, CORE Scholar.

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube

©2021, Anahtar Eğitim

bottom of page